5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları E Kare Yayınları Sayfa 90
Merhaba sevgili öğrencim,
Görseldeki Sosyal Bilgiler dersiyle ilgili soruları senin için adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim. Bu konular, doğal afetlerin hayatımıza etkilerini anlamamız için çok önemli. Hadi başlayalım!
Soru 1: Yandaki tabloyu inceleyiniz ve her madde ile ilgili değerlendirmelerde bulununuz. Tablonun boş kısımlarını konuya uygun şekilde doldurabilirsiniz.
Öncelikle tabloda “Afetlerin Toplum Hayatına Etkisi” başlığı altında verilen maddelere bir göz atalım ve boş kalan yerleri dolduralım. Bu maddeler, bir deprem, sel veya yangın gibi büyük bir felaket sonrası toplumda nelerin yaşanabileceğini bize anlatıyor.
- 1. Bulaşıcı ve salgın hastalıkların çıkmasına neden olur (Tifo, tifüs, sarılık vb.).
Açıklama: Afet sonrası temiz su kaynakları kirlenebilir, kanalizasyon sistemleri bozulabilir. Bu da maalesef mikropların hızla yayılmasına ve hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur. - 2. Ölüm, sakatlık ve öksüz kalma gibi sonuçlar doğurur.
Açıklama: Doğal afetler, en acı şekilde can kayıplarına yol açabilir. İnsanlar yaralanabilir veya maalesef ailelerini kaybederek yalnız kalabilirler. - 3. Yerleşim yerinin alt yapısını bozar.
Açıklama: Yollar, köprüler, su ve elektrik hatları gibi hayatımızı kolaylaştıran sistemler (yani altyapı) hasar görür ve kullanılamaz hale gelebilir. - 4. Yörenin ekonomik yapısını bozar.
Açıklama: Fabrikalar, dükkanlar, tarlalar zarar görür. İnsanlar işlerini kaybeder ve üretim durur. Bu da bölgenin ve ülkenin ekonomisine büyük zarar verir. - 5. Moral bozukluğuna neden olur.
Açıklama: İnsanlar evlerini, sevdiklerini, anılarını kaybederler. Bu durum toplumda büyük bir üzüntüye, korkuya ve geleceğe dair umutsuzluğa yol açar. - 6. Devletin planladığı yatırımları geciktirir.
Açıklama: Devlet, normalde yeni okullar, hastaneler veya yollar yapmak için ayırdığı parayı, afet bölgesini onarmak için harcamak zorunda kalır. Bu da diğer planların ertelenmesine neden olur. - 7. (Boşluğu dolduralım) Eğitim ve öğretim faaliyetleri aksar.
Açıklama: Okullar yıkılabilir veya hasar görebilir. Bazen de okullar, evsiz kalan insanlar için geçici barınma merkezi olarak kullanılır. Bu nedenlerle öğrenciler uzun bir süre eğitimlerine devam edemezler. - 8. (Boşluğu dolduralım) Toplu göçler yaşanabilir.
Açıklama: Yaşadıkları yer artık güvenli olmayan veya evini, işini kaybeden insanlar, başka şehirlere veya bölgelere taşınmak zorunda kalabilirler.
Soru 2: Doğal afetlere maruz kalan insanlar hangi duygular içerisinde olabilir? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Doğal bir afeti yaşayan bir insanın neler hissedebileceğini hayal etmeye çalışalım. Bu gerçekten çok zor bir durum. Muhtemelen şu duyguları yoğun bir şekilde yaşarlardı:
- Korku ve Panik: Afet anında ve sonrasında ne olacağını bilememenin getirdiği büyük bir korku yaşarlar. Her an tehlikenin devam ettiğini düşünebilirler.
- Üzüntü ve Keder: Evlerini, eşyalarını, belki de en acısı sevdiklerini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşarlar.
- Çaresizlik: Ellerinden hiçbir şey gelmediğini, durumu kontrol edemediklerini hissetmek insanı çaresiz bırakır.
- Şok ve İnanamama: Yaşananların bir kabus gibi olduğunu, gerçek olamayacağını düşünebilirler.
- Öfke: “Neden bu benim başıma geldi?” diye düşünerek kadere veya duruma karşı bir öfke hissedebilirler.
- Umutsuzluk: Geleceğe dair tüm hayallerinin yıkıldığını düşünüp umutsuzluğa kapılabilirler.
Ancak bu olumsuz duyguların yanında, hayatta kaldıkları için bir minnettarlık ve birbirlerine yardım ettikçe de dayanışma ve umut gibi olumlu duygular da ortaya çıkabilir.
Soru 3: Şiirde her kıtada bahsedilen konuları açıklamaya çalışınız.
Şair Nurullah Özkılıç’ın “MARMARA DEPREMİ” şiirini kıta kıta inceleyelim ve ne anlattığını anlamaya çalışalım.
1. Kıta: Şair burada depremin başladığı o korkunç anı anlatıyor. “Gökler parçalandı, yerler sallandı” diyerek sarsıntının ne kadar şiddetli olduğunu betimliyor. Denizlerin kabarıp taşması, her yerin toza dumana karışması gibi ifadelerle doğanın nasıl kontrolden çıktığını ve büyük bir kaos yaşandığını hissediyoruz.
2. Kıta: Bu kıtada depremin etkilediği yerlerden bahsediliyor. Gölcük, İzmit, Sakarya, Bursa, Bolu gibi şehirlerin adını vererek felaketin ne kadar geniş bir alana yayıldığını anlıyoruz. “Ses sese karıştı çığlığa döndü” dizesi, insanların yaşadığı acıyı ve paniği çok etkili bir şekilde anlatıyor.
3. Kıta: Burada depremin en acı sonuçlarına, yani yıkılan binalara ve insan kayıplarına odaklanılıyor. “Yerle bir oldu yüksek binalar” derken şehirlerin nasıl enkaz yığınına döndüğünü, “saçın başın yoldu dertli analar” dizesiyle de evlatlarını kaybeden annelerin feryadını dile getiriyor.
4. Kıta: Şair, bu kıtada depremi insanları ansızın yakalayan bir “tuzak” olarak tanımlıyor. İnsanların enkaz altında kalışını ve yardım bekleyenlerin çaresizliğini “Topraklar altında inledi durdu” dizesiyle vurguluyor. Yardıma koşanların ise bu büyük felaket karşısında şaşkınlığını ve çaresizliğini “divane döndü” diyerek ifade ediyor.
5. Kıta: Son kıtada ise deprem sonrasını anlatıyor. “Bütün dünya koştu yardım eyledi” diyerek hem ülkemizden hem de dünyadan gelen yardımları ve dayanışmayı belirtiyor. Şairler ve ozanların bu acıyı destanlaştırarak unutulmaz kıldığını söylüyor. “Güzel vatan mahşer meydana döndü” dizesiyle de vatan topraklarının ne kadar büyük bir yıkım yaşadığını özetliyor.
Soru 4: Sizce şair niçin konusu deprem olan bir şiir yazmış olabilir?
Bir şairin böyle büyük bir felaket hakkında şiir yazmasının birden çok sebebi olabilir. Gel birlikte düşünelim:
Adım 1: Şair, bu depremde yaşanan büyük acıyı, korkuyu ve çaresizliği bizzat hissetmiş veya tanık olmuş olabilir. Kendi duygularını ve gözlemlerini kağıda dökerek hem içindeki acıyı hafifletmek hem de bu duyguları başkalarıyla paylaşmak istemiştir. Sanat, bazen en derin acıları ifade etmenin bir yoludur.
Adım 2: Bu büyük trajedinin unutulmasını istememiş olabilir. Şiirler ve destanlar, önemli olayların nesilden nesile aktarılmasını sağlar. Şair, Marmara Depremi’nin bir daha yaşanmaması için bir ders olarak hatırlanmasını, adeta tarihe bir not düşmeyi amaçlamış olabilir.
Adım 3: Depremi yaşayan insanların acılarına ortak olmak, onların sesi olmak istemiş olabilir. Şiiri okuyanların, depremzedelerin neler hissettiğini anlamasını ve onlarla empati kurmasını sağlamayı hedeflemiş olabilir.
Kısacası şair, bu şiirle hem kendi duygularını ifade etmiş, hem tarihe bir not düşmüş, hem de toplumun ortak acısını dile getirmiştir.
Umarım açıklamalarım senin için faydalı olmuştur. Unutma, bu tür konuları anlamak, gelecekte daha bilinçli ve hazırlıklı olmamıza yardımcı olur. Başka sorun olursa çekinme, yine sorabilirsin