3. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Cem Yayınları Sayfa 178
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben senin Fen Bilimleri öğretmeninim. Gönderdiğin bu “Kendimi Değerlendiriyorum” sayfasını birlikte inceleyelim. Bu test, senin konuları ne kadar iyi öğrendiğini anlaman için hazırlanmış. Unutma, amacımız her şeyi doğru bilmek değil, neleri tekrar etmemiz gerektiğini bulmak. “Hayır” cevabı verdiğin bir konu olursa, hiç üzülme, o konuyu birlikte tekrar edebiliriz. Şimdi ifadelere tek tek bakalım.
1. Soru: Görme olayının gerçekleşebilmesi için ışığın gerekli olduğunu bilirim.
Çözüm ve Açıklama:
Sevgili öğrencim, bu ifade bize görme olayının en temel kuralını soruyor. Bir cismi görebilmemiz için neye ihtiyacımız var?
Adım 1: Bir an için tamamen karanlık bir odada olduğunu hayal et. Mesela gece yatağında yatarken odanın ışığı kapalı olsun. Etrafındaki eşyaları görebilir misin? Tabii ki göremezsin.
Adım 2: Peki, odanın lambasını yaktığında ne olur? Birden yatağını, masanı, oyuncaklarını görmeye başlarsın. İşte bu sihirli şey ışık! Işık, cisimlere çarpar ve oradan gözümüze yansır. Gözümüze yansıyan bu ışık sayesinde cisimleri görürüz.
Sonuç: Eğer bir şeyi görmek için ışığın şart olduğunu biliyorsan, bu kutucuğa gönül rahatlığıyla “Evet” yazabilirsin. Işık olmadan görme olayı gerçekleşmez.
2. Soru: Çevremdeki ışık kaynaklarını doğal ve yapay ışık kaynakları şeklinde sınıflandırırım.
Çözüm ve Açıklama:
Bu soruda ise etrafımızdaki ışıkların nereden geldiğini ayırmamız isteniyor. Işık kaynakları ikiye ayrılır, hatırlayalım:
- Doğal Işık Kaynakları: Bunlar, insanlar tarafından yapılmamış, doğada kendiliğinden var olan ışık kaynaklarıdır. En büyük örneğimiz nedir? Tabii ki Güneş! Yıldızlar, şimşek ve ateş böceği de doğal ışık kaynaklarıdır.
- Yapay Işık Kaynakları: Bunlar ise insanlar tarafından üretilmiş ışık kaynaklarıdır. Mesela odamızdaki ampul, el feneri, mum, televizyon ekranı veya telefonunun ışığı birer yapay ışık kaynağıdır.
Sonuç: Eğer sen de Güneş’in doğal, ampulün ise yapay bir ışık kaynağı olduğunu ayırt edebiliyorsan, bu ifade için “Evet” kutusunu işaretleyebilirsin. Harikasın!
3. Soru: Her sesin bir kaynağı olduğunu ve sesin her yöne yayıldığını bilirim.
Çözüm ve Açıklama:
Şimdi de ses konusuna geçtik. Bu ifade iki önemli şeyi anlamanı istiyor.
Adım 1: Her sesin bir kaynağı vardır. Mesela “miyav” sesini duyduğunda aklına ne gelir? Bir kedi! İşte o sesin kaynağı kedidir. Ya da bir zil çaldığında, sesin kaynağı zilin kendisidir. Yani sesler durup dururken oluşmaz, onları oluşturan bir kaynak vardır.
Adım 2: Ses her yöne yayılır. Sakin bir suya küçük bir taş attığını düşün. Etrafında halkalar oluşur ve bu halkalar her yöne doğru genişler, değil mi? Ses de aynen böyle davranır. Sen konuştuğunda sesin sadece karşındakine değil, arkandakine, sağındakine ve solundakine de gider. Bu yüzden sınıfın ortasında konuştuğunda herkes seni duyabilir.
Sonuç: Bir ses duyduğunda onun bir kaynaktan geldiğini ve sesin dalgalar halinde her yöne yayıldığını biliyorsan, cevabın kesinlikle “Evet” olmalı.
4. Soru: İşitme duyusunu kullanarak ses kaynağının yaklaşıp uzaklaşması ve ses kaynağının yeri hakkında çıkarımlarda bulunabilirim.
Çözüm ve Açıklama:
Bu ifade, kulaklarımızın ne kadar harika birer dedektif olduğunu anlamamızla ilgili.
Adım 1: Dışarıdan bir ambulans sesi duyduğunu düşün. Sesin şiddeti giderek artıyorsa, ambulansın sana yaklaştığını anlarsın. Ses giderek azalıyorsa, uzaklaştığını anlarsın. İşte bu, sesin şiddetine bakarak onun hareketini tahmin etmektir.
Adım 2: Gözlerini kapat ve bir arkadaşından odanın farklı bir yerinde elini çırpmasını iste. Sesin nereden geldiğini tahmin edebilir misin? Büyük ihtimalle edebilirsin! Kulaklarımız sayesinde sesin yönünü de anlayabiliriz.
Sonuç: Kulaklarınla bir sesin sana yaklaşıp uzaklaştığını veya nereden geldiğini anlayabiliyorsan, bu ifade için “Evet” kutucuğunu işaretleyebilirsin.
5. Soru: Çevremdeki ses kaynaklarını doğal ve yapay ses kaynakları olarak sınıflandırabilirim.
Çözüm ve Açıklama:
Tıpkı ışık kaynakları gibi, ses kaynakları da ikiye ayrılır.
- Doğal Ses Kaynakları: İnsan eli değmeden, doğada kendiliğinden var olan seslerdir. Örneğin; kuş cıvıltısı, rüzgarın uğultusu, denizin dalga sesi, bir köpeğin havlaması doğaldır.
- Yapay Ses Kaynakları: İnsanların yaptığı aletlerden çıkan seslerdir. Örneğin; araba kornası, telefonun zili, televizyondan gelen ses, bir müzik aletinin (gitar, piyano) sesi yapaydır.
Sonuç: Rüzgar sesinin doğal, radyo sesinin ise yapay olduğunu kolayca ayırt edebiliyorsan, bu konuyu da çok iyi anlamışsın demektir. Cevabın “Evet”!
6. Soru: Ses şiddetinin, işitme olayı bakımından önemini ve her sesin insan kulağı tarafından işitilip işitilemeyeceğini açıklayabilirim.
Çözüm ve Açıklama:
Bu ifade de yine iki bölümden oluşuyor.
Adım 1: Ses şiddetinin önemi: Sesin şiddeti, onun ne kadar “güçlü” ya da “zayıf” olduğunu belirtir. Fısıltı, şiddeti düşük bir sestir. Bir uçağın kalkarken çıkardığı ses ise şiddeti yüksek bir sestir. Çok şiddetli sesler kulağımıza zarar verebilir, bu yüzden önemlidir.
Adım 2: Her sesi duyamayız: Karıncanın yürüme sesini duyabilir misin? Hayır. Çünkü sesi o kadar düşüktür ki kulağımız algılayamaz. Ya da köpeklerin duyabildiği bazı özel düdüklerin sesini biz duyamayız. Demek ki, insan kulağının duyabileceği bir ses sınırı vardır. Çok düşük veya çok yüksek frekanstaki sesleri duyamayız.
Sonuç: Sesin şiddetinin ne anlama geldiğini ve her sesi duyamadığımızı biliyorsan, bu ifade için de “Evet” diyebilirsin.
7. Soru: Ses şiddeti ile uzaklık arasındaki ilişkiyi açıklayabilirim.
Çözüm ve Açıklama:
Bu, aslında ambulans örneğinde konuştuğumuz şeyin aynısı! Bir ses kaynağı ile aramızdaki mesafe, sesi nasıl duyduğumuzu etkiler.
Adım 1: Sesin kaynağına yakınsak, sesi daha şiddetli (yüksek) duyarız. Mesela arkadaşın hemen yanında bağırırsa sesi çok güçlü gelir.
Adım 2: Sesin kaynağından uzaklaşırsak, sesi daha
az şiddetli(alçak) duyarız. Arkadaşın bahçenin öbür ucundan sana bağırırsa, sesi daha zayıf gelir.Sonuç: Yani, uzaklık arttıkça sesin şiddeti azalır. Bu basit kuralı anladıysan, son soruya da kocaman bir “Evet” ile cevap verebilirsin!
Umarım bu açıklamalar işine yaramıştır. Unutma, öğrenme bir yolculuktur ve bu tür değerlendirmeler bizim yol haritamızdır. Nerede olduğumuzu ve nereye gitmemiz gerektiğini gösterir. Başarılar dilerim!