3. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Cem Yayınları Sayfa 195
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Fen Bilimleri öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki “Bölüm Değerlendirme” sorularına bakacağız. Bu sorular, çevremizi ne kadar iyi tanıdığımızı ve onu nasıl koruyabileceğimizi anlamamıza yardımcı olacak. Haydi, kalemlerinizi hazırlayın ve başlayalım!
1. Aşağıda yazılı olan çevrelerden hangisi yaşadığınız çevreye ait değildir? Altlarına (X) işareti koyunuz.
Bu soruda bizden, her gün içinde bulunduğumuz, yani yaşadığımız çevreye ait olmayanları bulup işaretlememiz isteniyor. Yaşadığımız çevre demek; evimiz, sokağımız, okulumuz, oyun oynadığımız parklar gibi yerlerdir. Şimdi seçeneklere tek tek bakalım.
Adım 1: Yaşadığımız çevreleri düşünelim.
Parklar ve bahçeler: Evet, burası oyun oynadığımız, gezdiğimiz bir yer. Yani bizim çevremiz. Burayı boş bırakıyoruz.
Evimizin bulunduğu sokak: Elbette! Evimiz ve sokağımız, yaşadığımız çevrenin en önemli parçasıdır. Burayı da boş bırakıyoruz.
Okul ortamımız: Günümüzün büyük bir kısmını okulda geçiririz. Arkadaşlarımızla ve öğretmenlerimizle birlikte olduğumuz okulumuz da bizim çevremizdir. Burayı da boş bırakıyoruz.
Adım 2: Yaşadığımız çevreye ait olmayanları bulalım.
Issız çöller: Çöller, çok sıcak ve kurak yerlerdir. Bizler genellikle şehirlerde veya köylerde yaşarız, ıssız bir çölde yaşamayız. Bu yüzden bu seçenek yaşadığımız çevreye ait değildir. Altındaki kutuya (X) koymalıyız.
Denizlerin altı: Denizlerin altında balıklar ve diğer deniz canlıları yaşar. Biz insanlar orada yaşayamayız. Dolayısıyla burası da yaşadığımız çevreye ait değildir. Altındaki kutuya (X) koymalıyız.
Issız dağ başı: Çok yüksek ve yalnız dağ başları da genellikle insanların yaşamadığı yerlerdir. Bu yüzden burası da yaşadığımız çevreye ait değildir. Altındaki kutuya (X) koymalıyız.
Sonuç: “Issız çöller”, “Denizlerin altı” ve “Issız dağ başı” kutucuklarına (X) işareti koymalıyız.
2. Yaşadığınız çevrelerden iki tanesini aşağıdaki boşluğa yazınız. Yanlarına bu çevreleri kimlerle paylaştığınızı da belirtiniz.
Bu soruda ise kendi hayatımızdan örnekler vermemiz gerekiyor. Yaşadığımız çevrelerden ikisini seçip bu yerleri kimlerle paylaştığımızı yazacağız. Unutmayın, çevremizi sadece insanlarla değil, diğer canlılarla da paylaşırız. İşte size örnek bir cevap:
Örnek 1: Okulumuz
Okulumu; öğretmenlerim, sınıf arkadaşlarım, okuldaki diğer öğrenciler ve okulda çalışan görevlilerle paylaşırım. Ayrıca okulun bahçesindeki ağaçları, çiçekleri, kuşları ve karıncaları da unutmamalıyım.Örnek 2: Mahallemizdeki Park
Parkı; ailemle, arkadaşlarımla ve mahallemizdeki komşularımızla paylaşırım. Parkta oyun oynayan diğer çocuklar, banklarda oturan büyükler de bu çevrenin bir parçasıdır. Parktaki kediler, köpekler ve böcekler de bizimle birlikte bu çevreyi paylaşan canlılardır.
Siz de kendi yaşadığınız çevrelerden (ev, sokak, sınıf gibi) iki tanesini seçip kimlerle paylaştığınızı bu şekilde yazabilirsiniz.
3. Çevre temizliği ile ilgili önerilerinizi aşağıya yazınız.
Gelelim en önemli soruya! Temiz bir dünyada yaşamak hepimizin hakkı. Peki, çevremizi temiz tutmak için neler yapabiliriz? Aklımıza gelen güzel fikirleri, yani önerilerimizi buraya yazacağız. İşte benim aklıma gelen bazı öneriler:
- Çöplerimizi asla yere atmamalıyız. Her zaman çöp kutusunu kullanmalıyız. Eğer yakınlarda çöp kutusu yoksa, çöpümüzü yanımızda taşıyıp bulduğumuz ilk çöp kutusuna atmalıyız.
- Yere çöp atan birini görürsek, onu nazikçe uyarmalıyız. “Affedersiniz, çöpünüzü yere düşürdünüz galiba.” diyebiliriz.
- Geri dönüşüme önem vermeliyiz. Kağıt, plastik, cam ve metal gibi atıkları ayrı kutularda biriktirip geri dönüşüme gönderebiliriz. Böylece doğayı korumuş oluruz.
- Gereksiz yere su ve elektrik harcamamalıyız. Bu da doğal kaynaklarımızı korumak için çok önemlidir.
- Okulumuzda veya mahallemizde arkadaşlarımızla bir araya gelip çöp toplama etkinlikleri düzenleyebiliriz. Tıpkı haberdeki çocuklar gibi!
Unutmayalım ki, temiz bir çevre, sağlıklı bir yaşam demektir. Hepimizin bu konuda sorumlulukları var. Bu harika önerilerle dünyamızı daha güzel bir yer haline getirebiliriz. Aferin çocuklar!