6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 128
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 6. sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz.
Bugün sizlerle birlikte kitabımızdaki harika bir görseli ve etkinliği inceleyeceğiz. Bu görsel, VII. ve XIII. yüzyıllar arasında İslam medeniyetinin bilim ve sanatta ne kadar ileri gittiğini, adeta bir “altın çağ” yaşadığını gösteriyor. Haritada gördüğümüz Kurtuba Ulu Camii, Müstansiriye Medresesi, Uluğ Bey Rasathanesi gibi yapılar, o dönemde bilginin ve öğrenmenin ne kadar değerli olduğunun birer kanıtı.
Şimdi gelin, İslam’ın eğitime verdiği önemi anlatan bu güzel sözlerdeki boşlukları hep birlikte dolduralım. Hazır mısınız? Haydi başlayalım!
1. Soru: İlim talep etmek ……………………………………… farzdır.
Çözüm:
Adım 1: Bu çok bilinen ve önemli bir sözdür. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bir hadis-i şerifidir. Burada “ilim talep etmek” yani bilgiyi aramak, öğrenmeye çalışmak anlamına geliyor. “Farz” ise yapılması zorunlu olan görev demektir.
Adım 2: Peki, bilgiyi öğrenmek kimler için zorunlu bir görevdir? Bu hadis, kadın-erkek ayrımı yapmadan tüm inananları kapsar. Dolayısıyla boşluğa “her Müslüman’a” veya “kadın erkek her Müslüman’a” ifadesi gelmelidir. Bu, dinimizin öğrenmeye ne kadar büyük bir değer verdiğini gösterir.
Doğru tamamlanmış hali: İlim talep etmek her Müslüman’a farzdır.
2. Soru: Hiç bilenlerle bilmeyenler ………………………………………?
Çözüm:
Adım 1: Bu ifade ise kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de geçen bir ayettir (Zümer Suresi, 9. Ayet). Cümlenin sonundaki soru işareti bize bir ipucu veriyor. Burada bir karşılaştırma yapılıyor ve bize bir soru soruluyor.
Adım 2: Ayet, bilgi sahibi olan, okuyan, araştıran bir insan ile hiçbir şey bilmeyen bir insanın eşit olup olamayacağını sorgular. Elbette eşit olamazlar, değil mi? Bilgi insanı aydınlatır. Bu yüzden boşluğa “bir olur mu” ifadesi getirilmelidir.
Doğru tamamlanmış hali: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
3. Soru: İlim ……………………………………… onu nerede bulursa alır.
Çözüm:
Adım 1: Bu da yine ilmin önemini anlatan çok güzel bir hikmetli sözdür. Burada ilim, yani bilgi, çok değerli bir şeye benzetiliyor. Sanki sahibi onu kaybetmiş de sürekli arıyormuş gibi.
Adım 2: Bu sözde ilim, inanan bir kişinin (mü’minin) kaybettiği bir malına benzetilir. Bir insan kaybettiği değerli bir eşyasını nerede bulursa hemen alır, değil mi? İşte bilgi de böyledir. Çin’de bile olsa, kimden geldiğine bakmadan doğru bilgiyi almalıyız. Bu yüzden boşluğa “mü’minin yitik malıdır” ifadesi gelmelidir.
Doğru tamamlanmış hali: İlim mü’minin yitik malıdır, onu nerede bulursa alır.
4. Soru: Bana bir harf öğretenin ……………………………………… olurum.
Çözüm:
Adım 1: Bu meşhur söz, Hz. Ali’ye aittir. Öğretmene ve bilgiye verilen değeri anlatan en etkileyici sözlerden biridir. Sadece bir harf, yani en küçük bir bilgi bile olsa, bunu öğreten kişiye karşı duyulması gereken saygıyı ve minneti ifade eder.
Adım 2: Hz. Ali, bu sözüyle bir harf öğreten kişiye ne kadar büyük bir değer verdiğini anlatmak için çok güçlü bir ifade kullanmıştır. Boşluğa gelmesi gereken ifade “kırk yıl kölesi” şeklindedir. Bu, o dönemdeki en büyük minnettarlık ifadelerinden biridir ve öğretmene duyulan saygının ne kadar yüce olduğunu gösterir.
Doğru tamamlanmış hali: Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.
Gördüğünüz gibi çocuklar, medeniyetimizin temelinde bilgiye, öğrenmeye ve öğretmene verilen büyük bir değer var. Haritadaki o güzel medreseler, rasathaneler ve kütüphaneler işte bu anlayışın birer sonucudur.
Unutmayın, sizler de bu konuda bildiğiniz başka güzel sözleri veya olayları arkadaşlarınızla ve bizimle paylaşabilirsiniz!