6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 146
Merhaba sevgili öğrencim! Ben Sosyal Bilgiler Öğretmenin. Gönderdiğin görseldeki metni ve soruları inceledim. Hadi gel şimdi bu soruları birlikte, adım adım ve kolayca anlayacağın bir şekilde çözelim.
Soru 1: Emevilerin ve Abbasilerin Türklere karşı izlediği politika arasında ne gibi farklar bulunmaktadır? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Harika bir soru! Bu iki devletin Türklere karşı tutumu, Türklerin İslamiyet’i kabul etme sürecini doğrudan etkilemiştir. Gel şimdi bu farkları adım adım inceleyelim.
Adım 1: Emevilerin Politikası (Tutumu)
Emeviler, kendilerini diğer Müslüman milletlerden, özellikle de Araplardan olmayanlardan, üstün gören bir politika izliyorlardı. Buna “mevali politikası” denir. Yani, Arap olmayan Müslümanları ikinci sınıf vatandaş gibi görüyorlardı. Bu durum, tabii ki Türklerin gururunu incitmiş ve İslamiyet’e karşı biraz mesafeli durmalarına neden olmuştur. Onların bu dışlayıcı tutumu, Türklerin toplu halde İslamiyet’e geçişini yavaşlatmıştır.
Adım 2: Abbasilerin Politikası (Tutumu)
Abbasiler ise Emevilerin tam tersi bir yol izlediler. Onlar, Kur’an-ı Kerim’in “Bütün müminler kardeştir” ilkesine uygun olarak eşitlikçi ve adaletli bir politika benimsediler. Arap olan ya da olmayan ayrımı yapmadan, bütün Müslümanlara kucak açtılar. Türklere devlet içinde ve orduda önemli görevler verdiler. Bu hoşgörülü ve adil tutum, Türklerin kendilerini değerli hissetmelerini sağladı ve İslamiyet’e olan ilgilerini artırdı.
Adım 3: Sonuç ve Farklılık
İşte en önemli nokta burası! İki devlet arasındaki temel fark şudur:
- Emeviler: Arap milliyetçiliği yaparak Türkleri ve diğer milletleri dışlamışlardır.
- Abbasiler: Ümmetçilik (İslam kardeşliği) anlayışıyla Türkleri ve diğer milletleri kucaklamışlardır.
Bu farklı politika sayesinde, özellikle 751 Talas Savaşı’nda Türkler, Abbasilerin yanında Çinlilere karşı savaşmış ve bu olaydan sonra Türkler arasında İslamiyet hızla yayılmaya başlamıştır.
Soru 2: Bu dönemde Türkler attan hangi alanlarda faydalanmışlardır? Söyleyiniz.
Bu da çok güzel bir soru! At, eski Türkler için sadece bir hayvan değil; bir yol arkadaşı, bir savaş aracı ve bir zenginlik kaynağıydı. Metinde de belirtildiği gibi, konargöçer yaşamın en önemli unsurlarından biriydi. Hadi attan hangi alanlarda faydalandıklarına bakalım.
Adım 1: Atın Türkler İçin Önemi
Öncelikle şunu unutmamalısın: Türkler için at, “kanat” gibiydi. Onların geniş bozkırlarda özgürce hareket etmelerini, hızlı olmalarını ve hayatta kalmalarını sağlayan en önemli varlıktı.
Adım 2: Faydalandıkları Alanlar
Türkler attan birçok alanda faydalanmışlardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Ulaşım: Konargöçer bir hayat sürdükleri için sürekli yaylak ve kışlak arasında göç ediyorlardı. Bu uzun göçlerde en hızlı ve güvenilir ulaşım araçları atlardı.
- Savaş: Türkler, at üzerinde ok atabilen usta savaşçılardı. Atlı birlikleri sayesinde savaşlarda çok hızlı hareket eder ve düşmanlarına karşı büyük bir üstünlük kurarlardı. At, onların en büyük askeri gücüydü.
- Ekonomi: Hayvancılık en önemli geçim kaynaklarıydı ve at yetiştiriciliği de bunun başında geliyordu. Atları hem satarak para kazanır hem de diğer ürünlerle takas ederlerdi.
- Günlük Yaşam ve Beslenme: Atın gücünden tarım olmasa da yük taşımada faydalanırlardı. Ayrıca sütünden “kımız” adı verilen meşhur içeceği yaparlar, etinden ve derisinden de faydalanırlardı.
Kısacası, at; Türklerin sosyal, askeri ve ekonomik hayatının tam merkezindeydi. O olmadan Türklerin bozkırdaki yaşamını düşünmek neredeyse imkansızdır.
Umarım açıklamalarım senin için faydalı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!