6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 124
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle birlikte kitabımızdaki bu güzel etkinliği yapacağız. Türkistan’da kurulan ilk Türk devletlerinin sanat, ekonomi ve medeniyetimize olan katkılarını daha iyi anlayacağız. Haydi, soruları teker teker inceleyip cevaplayalım!
Soru 1: Türklerde sanat eserlerinin genellikle taşınabilir özellikte olmasının nedenleri nelerdir?
Sevgili çocuklar, bu sorunun cevabı eski Türklerin yaşam tarzında gizli. Gelin adım adım düşünelim.
Adım 1: Yaşam Tarzını Hatırlayalım
İlk Türk devletleri, Orta Asya’nın geniş bozkırlarında göçebe bir hayat sürüyorlardı. Yani sürekli olarak hayvanlarına otlak bulmak için bir yerden başka bir yere göç ediyorlardı. Çadırlarını kuruyor, bir süre orada kalıyor, sonra tekrar başka bir yere gidiyorlardı. Tıpkı yazın yaylaya çıkmak gibi düşünebilirsiniz.
Adım 2: Eşyaları Düşünelim
Sürekli hareket halinde olan bir topluluk, yanlarında ağır, büyük ve sabit eşyalar taşıyabilir mi? Elbette taşıyamaz. Bu çok zor olurdu. Bu yüzden kullandıkları her şeyin hafif, pratik ve kolayca taşınabilir olması gerekiyordu.
Adım 3: Sanatı Eşyalara İşleyelim
İşte bu yüzden Türkler, sanatlarını da günlük hayatta kullandıkları bu taşınabilir eşyalar üzerine yapmışlardır. Büyük heykeller veya duvar resimleri yerine;
- Halı ve kilimler
- Savaş aletleri (kılıç, kalkan, ok)
- At koşum takımları ve eyerler
- Metalden yapılmış kaplar ve kemer tokaları
- Deri ve ahşap eşyalar
gibi eşyaları hayvan ve bitki motifleriyle süslemişlerdir. Böylece hem sanatlarını yapmışlar hem de göç ederken sanat eserlerini yanlarında kolayca götürebilmişlerdir.
Kısacası, Türklerde sanat eserlerinin taşınabilir olmasının temel nedeni, göçebe yaşam tarzıdır.
Soru 2: Türklerde demircilik ve at yetiştiriciliğinin gelişmesi, Türklere hangi alanlarda avantaj sağlamıştır?
Bu iki yetenek, Türklerin bozkırda adeta bir süper güç olmasını sağlamıştır. Bakalım nasıl olmuş.
Adım 1: Demirciliğin Gücü
Demir, o dönemler için çok değerli ve sağlam bir madendi. Türkler demiri işlemeyi çok iyi biliyorlardı. Demirden neler yapabilirler?
- Askerî Üstünlük: Çok sağlam kılıçlar, ok uçları, mızraklar ve kalkanlar yapıyorlardı. Bu silahlar, onlara savaşlarda büyük bir üstünlük sağlıyordu. Düşmanlarına karşı çok daha güçlü oluyorlardı.
- Günlük Hayatta Kolaylık: Ayrıca demirden günlük hayatta kullanacakları aletler (kazma, balta vb.) yapıyorlardı. Bu da hayatlarını kolaylaştırıyordu.
Adım 2: Atın Önemi
Türkler için at, sadece bir binek hayvanı değil, bir yol arkadaşı, bir “kanat” gibiydi. Atı evcilleştiren ilk topluluklardan biri onlardı.
- Hız ve Hareket Kabiliyeti: At sayesinde çok hızlı hareket edebiliyorlardı. Geniş topraklara hükmetmeleri, haberleşmeleri ve göç etmeleri atlar sayesinde çok kolaydı.
- Savaş Taktikleri: Ordularının tamamı atlı askerlerden (süvarilerden) oluşuyordu. At üzerinde ok atabilmeleri, onlara inanılmaz bir savaş taktiği avantajı veriyordu. Düşman daha ne olduğunu anlamadan hızla saldırıp geri çekilebiliyorlardı.
Sonuç olarak, demircilik onlara askerî alanda güçlü silahlar yapma imkânı tanırken, at yetiştiriciliği ise hem askerî alanda (hız ve manevra kabiliyeti) hem de sosyal hayatta (ulaşım ve göç) çok büyük avantajlar sağlamıştır.
Soru 3: Türkistan’da mimari eserlere en çok Uygurlarda rastlanmasının temel nedeni nedir?
Bu sorunun cevabı da yine yaşam tarzındaki bir değişiklikle ilgili, çocuklar.
Adım 1: Diğer Türk Devletlerini Hatırlayalım
Uygurlardan önceki Türk devletleri (Hunlar, Göktürkler gibi) genellikle göçebe bir hayat yaşıyorlardı. Bu yüzden kalıcı evler, saraylar veya tapınaklar inşa etmiyorlardı. Onların evleri çadırlardı.
Adım 2: Uygurlardaki Büyük Değişim
Uygurlar ise tarihte bir ilki gerçekleştirerek yerleşik hayata geçen ilk büyük Türk devleti oldular. Artık göç etmeyi bırakıp şehirler kurmaya başladılar.
Adım 3: Yerleşik Hayatın Sonuçları
Yerleşik hayata geçince ne olur?
- Kalıcı evlere, saraylara ihtiyaç duyarsınız.
- Tarım yapmaya başlarsınız.
- Maniheizm ve Budizm gibi yeni dinler benimsediler. Bu dinler için tapınaklar inşa etmeleri gerekti.
İşte bütün bu nedenlerden dolayı Uygurlar, kendilerinden önceki Türk devletlerinin aksine, kalıcı binalar, yani mimari eserler (tapınaklar, saraylar, evler) yapmışlardır.
Kısacası, mimari eserlere en çok Uygurlarda rastlanmasının temel sebebi, onların göçebe yaşamı bırakıp yerleşik hayata geçmeleridir.
Soru 4: Türkler, geçimlerini sağlamak için neden hayvancılığı temel kaynak olarak tercih etmişlerdir?
Bu sorunun cevabı ise yaşadıkları coğrafyanın özelliklerinde saklı. Yukarıdaki “Bilgi Kutusu” bize bu konuda çok güzel ipuçları veriyor.
Adım 1: Yaşadıkları Yeri Düşünelim
Eski Türkler, Orta Asya’da, yani Türkistan’da yaşıyorlardı. Buranın coğrafi yapısı geniş bozkırlardan oluşur. Bozkır iklimi karasaldır; yazları sıcak ve kurak, kışları ise çok soğuk ve kar yağışlıdır.
Adım 2: Coğrafyanın Ekonomiye Etkisi
Bu iklim ve coğrafi şartlar, tarım yapmak için pek elverişli değildir. Çünkü tarım için verimli topraklar ve bol su gerekir. Bozkırlarda ise su kaynakları azdır.
Adım 3: En Mantıklı Seçim
Ancak bu geniş otlaklar ve bozkırlar, hayvanları otlatmak için mükemmel bir ortamdı. Bu yüzden Türkler, yaşadıkları coğrafyanın onlara sunduğu en iyi imkânı değerlendirmişler ve geçimlerini hayvancılıkla sağlamışlardır. At, koyun, keçi gibi hayvanları beslemişler; onların etinden, sütünden, derisinden ve yününden faydalanmışlardır.
Özetle, Türklerin geçim kaynağı olarak hayvancılığı seçmelerinin temel nedeni, yaşadıkları Orta Asya coğrafyasının doğal şartlarının tarıma elverişli olmayıp hayvancılığa daha uygun olmasıdır.
Umarım tüm cevaplar anlaşılmıştır. Aklınıza takılan bir şey olursa çekinmeden sorun lütfen! Harikasınız çocuklar!