6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 152
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben 6. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün sizlerle birlikte kitabımızdaki bu güzel soruları çözeceğiz. Hadi gelin, görselleri ve metinleri dikkatlice inceleyerek soruları adım adım cevaplayalım. Eminim hepsini kolayca anlayacaksınız.
Soru 1: Seyahatnamede verilen bilgilere dayanarak Karahanlıların sosyal ve ekonomik hayatı ile İslamiyet’ten önceki Türklerin sosyal ve ekonomik hayatı arasında görülen benzerlikler ve farklılıklar nelerdir? Düşüncelerinizi ifade ediniz.
Haydi bakalım, bu soruyu çözmek için önce bize verilen metni, yani Kaynak 4‘ü dikkatlice okuyalım.
“(…) Türkistan halkı, kesinlikle toprağı ekip biçmekle uğraşmayan göçmenler ve çobanlardan oluşur. Otların tabii olarak büyüdüğü meralardan başka yeşil alan yoktur.(…)”
Şimdi bu bilgiyi eski bilgilerimizle birleştirelim.
Adım 1: Benzerlikleri Bulalım
Metinde Karahanlı halkının “göçmenler ve çobanlardan” oluştuğu söyleniyor. Bu size bir şey hatırlattı mı? Elbette! İslamiyet’ten önceki Türk devletlerinde de (mesela Göktürkler, Hunlar) halkın büyük bir bölümü aynı şekilde göçebe yaşıyor ve temel geçim kaynakları hayvancılık idi. Yani, otlaklarda (meralarda) hayvanlarını otlatarak yaşıyorlardı. Bu, Karahanlılar döneminde de devam eden çok önemli bir benzerliktir. Her iki dönemde de savaşçı ve kahraman bir toplum yapısı olduğunu da metinden anlıyoruz.
Adım 2: Farklılıkları Düşünelim
En büyük ve en önemli fark tabii ki din faktörüdür. Karahanlılar, İslamiyet’i kabul eden ilk büyük Türk devletidir. İslamiyet’ten önceki Türkler ise Gök Tanrı inancına sahipti. Bu din değişikliği, sosyal hayatı derinden etkilemiştir. Örneğin, Karahanlılar döneminde camiler, medreseler (okullar) ve kervansaraylar gibi İslami mimari eserler yapılmaya başlanmıştır. Bu da yavaş yavaş yerleşik hayata geçişin başladığını gösterir. Metin bize halkın çoğunluğunun göçebe olduğunu söylese de, Karahanlılar döneminde Semerkant, Buhara gibi önemli şehirler de kurulmuş ve ticaret gelişmiştir. Yani, İslamiyet öncesi döneme göre şehirleşme ve yerleşik kültür artmıştır.
Sonuç:
- Benzerlikler: Göçebe yaşam tarzı (konargöçerlik), ekonominin hayvancılığa dayanması, savaşçı toplum yapısı.
- Farklılıklar: En başta din (İslamiyet ve Gök Tanrı inancı), İslamiyet’in etkisiyle gelişen şehirleşme, mimari (cami, medrese) ve yerleşik kültür.
Soru 2: Divânu Lugati’t-Türk hakkında verilen bilgilere göre Türkler 11. yüzyılda hangi alanlarda gelişme göstermiştir? Tartışınız.
Bu soruyu cevaplamak için Kaşgarlı Mahmud’un eseri ve haritası (Görsel 3.47) hakkındaki metni dikkatlice inceleyelim. Metinden ipuçları toplayacağız.
Adım 1: Metindeki İpuçlarını Bulalım
Metinde bakın neler yazıyor:
- “tarihteki ilk Türk dünya haritası olması”: Bu bize Türklerin bir alanda ne kadar ileri gittiğini gösteriyor.
- “Türklerin dünyanın yuvarlak olduğunu bildiklerini göstermektedir”: Vay canına! O dönemde bu bilgiye sahip olmaları çok önemli.
- “Haritada, Türk boylarının yerleşim alanları… gösterilmiştir”: Bu da bize yaşadıkları coğrafyaya ne kadar hakim olduklarını anlatıyor.
- “On İki Hayvanlı Türk Takvimi hakkında da bilgiler vermiştir”: Bu da zamanı ölçme konusundaki bilgilerini gösterir.
- Eserin adının “Divânu Lugati’t-Türk” yani “Türk Dilleri Sözlüğü” olduğunu da unutmayalım!
Adım 2: İpuçlarını Alanlarla Eşleştirelim
Şimdi bulduğumuz bu ipuçlarının hangi bilim veya kültür alanlarına ait olduğunu yazalım.
- Harita yapmak → Coğrafya ve Haritacılık
- Dünyanın yuvarlak olduğunu bilmek → Astronomi ve Coğrafya
- Türk boylarının yaşadığı yerleri bilmek → Coğrafya ve Sosyoloji (toplum bilimi)
- Takvim hazırlamak → Astronomi
- Bir sözlük yazmak → Dil Bilimi (Linguistik) ve Edebiyat
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, Divânu Lugati’t-Türk eseri bize 11. yüzyılda Türklerin sadece savaşçı bir millet olmadığını; aynı zamanda coğrafya, haritacılık, astronomi, dil bilimi ve edebiyat gibi çok önemli bilimsel ve kültürel alanlarda da ne kadar ileri bir seviyede olduklarını kanıtlıyor. Bu eser, Türk kültürünün zengin bir hazinesidir.
Soru 3: Verilen bilgilere göre Yusuf Has Hâcib, eserinde Türk devletlerinin hangi özelliği hakkında bilgi vermektedir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Şimdi de Yusuf Has Hacib’in eseri Kutadgu Bilig (Görsel 3.48) hakkındaki metni okuyarak son sorumuzu cevaplayalım.
Adım 1: Metindeki Anahtar Kavramları Belirleyelim
Metinde altını çizmemiz gereken çok önemli ifadeler var:
- “kut anlayışının… devam ettiğine”
- “yöneticilerin halka… sorumluluklarının bulunduğuna”
- “halkın da yöneticilere karşı sorumluluklarının bulunduğuna”
Adım 2: Bu Kavramları Açıklayalım
Peki, bu kavramlar ne anlama geliyor?
- Kut Anlayışı: Hükümdara devleti yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine olan inançtır. Bu, hükümdarın gücünün meşru, yani yasal ve haklı olduğunu gösterir.
- Karşılıklı Sorumluluklar: Bu en önemlisi! Sadece halkın devlete değil, devletin ve yöneticinin de halka karşı görevleri vardır. Yönetici adaletli olmalı, halkını korumalı, onların karnını doyurmalıdır. Halk ise devlete itaat etmeli, kanunlara uymalı ve vergilerini vermelidir. Bu, adeta bir sözleşme gibidir.
Sonuç:
Yusuf Has Hacib, eseri Kutadgu Bilig’de Türklerin devlet yönetim anlayışı hakkında çok değerli bilgiler veriyor. Bu anlayışa göre Türk devleti;
- Gücünü Tanrı’dan alan (kut anlayışı) ama bu gücü keyfi kullanmayan,
- Halkına karşı adalet, refah ve güvenlik sağlamakla sorumlu olan (yani sosyal devlet özelliği gösteren),
- Halk ile yönetici arasında karşılıklı görev ve sorumluluklara dayanan,
gelişmiş ve adaletli bir yapıya sahiptir. Kısacası, eser bize ideal bir devletin ve yöneticinin nasıl olması gerektiğini anlatıyor.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hoşça kalın!