4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 34
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Öğretmeniniz. Gönderdiğin bu güzel soruları birlikte analiz edelim ve adım adım çözelim. Emin ol, hepsini kolayca anlayacaksın. Haydi başlayalım!
7. Soru: Arkadaşları ile bir araya gelen Teoman, yaz tatilini nasıl geçirdiğini onlarla paylaşmaktadır. Bir süre sonra arkadaşları Teoman’a “Anlattıklarından dolayı aklımız karıştı, neyi ne zaman yaşadın anlayamadık.” demiştir.
Teoman anlatımında aşağıda verilenlerden hangisine dikkat etmemiş olabilir? İşaretleyiniz.
Haydi gel bu soruyu birlikte düşünelim. Teoman bir şeyler anlatıyor ama arkadaşları “neyi ne zaman yaşadın anlayamadık” diyorlar. Bu cümle bizim için çok önemli bir ipucu!
Adım 1: Sorunu anlamaya çalışalım. Arkadaşlarının aklının karışmasının ve olayların zamanını anlayamamasının sebebi ne olabilir? Mesela sen bir hikaye anlatırken önce sondan başlayıp sonra başına dönsen, dinleyenlerin kafası karışır, değil mi? Önce olanı önce, sonra olanı sonra anlatmak gerekir.
Adım 2: Bu duruma biz kronolojik sıra diyoruz. Yani olayları oluş sırasına göre anlatmak. Mesela “Önce kahvaltı yaptım, sonra okula gittim.” demek gibi. Eğer Teoman, “Okuldan geldim, sonra kahvaltı yaptım.” gibi karışık anlatırsa arkadaşlarının kafası karışır.
Adım 3: Şimdi seçeneklere bakalım:
- Gezdiği yerlerden ve deneyimlerinden bahsetmemiştir. (Hayır, bahsediyor ama karışık bahsediyor.)
- Arkadaşlarının bilmediği kelimeleri kullanmıştır. (Belki ama asıl sorun zamanın karışması.)
- Özellikle anlamasınlar diye arkadaşlarına şaka yapmıştır. (Paragrafta böyle bir bilgi yok.)
- Olayları kronolojik sıraya dikkat etmeden anlatmıştır. (Evet! Arkadaşlarının “neyi ne zaman” diye sorması tam olarak bu anlama geliyor.)
Sonuç:
Doğru cevap, “Olayları kronolojik sıraya dikkat etmeden anlatmıştır.” seçeneğidir. Teoman, tatilde yaşadıklarını oluş sırasına göre anlatmadığı için arkadaşlarının kafası karışmıştır.
8. Soru: Harun küçüklüğünden beri müzik dinlemeyi ve şarkı söylemeyi çok seviyordu. Ailesiyle bir gün İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nı dinlemeye gittiler. Müzik başladığında ilgisini çeken tek şey keman oldu. Harun, konser bitiminde ailesine keman çalmak istediğini söyledi. Ertesi gün ailesi Harun’u bir keman kursuna kaydettirdi.
Harun’un ailesi Harun’un bu isteğini gerçekleştirerek aşağıdakilerden hangisini yapmıştır? İşaretleyiniz.
Şimdi de Harun ve ailesinin bu güzel hikayesini inceleyelim.
Adım 1: Harun’un durumuna bakalım. Harun müziği zaten seviyor, bu onun ilgisi. Konserde kemanı görüyor ve onu çalmak istiyor, bu onun isteği. Belki de keman çalmaya karşı bir yeteneği de var, kim bilir?
Adım 2: Ailesinin ne yaptığına bakalım. Harun’un bu isteğini duyuyorlar ve hemen ertesi gün onu bir keman kursuna yazdırıyorlar. Bu ne demek? Ailesi, onun bu ilgisini ve isteğini fark etmiş ve ona destek olmuş.
Adım 3: Seçenekleri değerlendirelim:
- Harun’un ilgi, istek ve yeteneklerini fark etmişlerdir. (Evet, bu çok doğru. Ailesi onun müziğe olan ilgisini, keman çalma isteğini fark edip bu potansiyel yeteneğini desteklemiştir.)
- Harun’a farklı alanlarda kendisini geliştirmesini öğütlemişlerdir. (Hayır, tam tersi, istediği alanda ona destek olmuşlar.)
- Harun’un kardeşi ve arkadaşlarına örnek olmasını istemişlerdir. (Paragrafta böyle bir amaçtan bahsedilmiyor.)
- Harun’a müzik aleti çalmak yerine şarkı söylemesini önermişlerdir. (Hayır, tam tersi, müzik aleti çalması için kursa yazdırmışlar.)
Sonuç:
Doğru cevap, “Harun’un ilgi, istek ve yeteneklerini fark etmişlerdir.” seçeneğidir. Ailesi, Harun’un neye ilgi duyduğunu ve ne istediğini anlayarak ona en doğru şekilde destek olmuştur.
9. Soru: Defne, arkadaşı Sefa ile birlikte okulunda açılan resim kursuna gitmeye başlamıştır. Birkaç gün kursa gittikten sonra resim çizmenin aslında ilgi alanı olmadığını fark etmiş, Sefa’nın ise resim çizerken çok ilgili olduğunu görmüştür.
Defne’nin resim yapmaya ilgi duymaması ama Sefa’nın ilgi duymasının sebebi nedir? İşaretleyiniz.
Bu son soruda da Defne ve Sefa’nın durumunu ele alalım. İki arkadaş aynı kursa gidiyor ama biri seviyor, diğeri sevmiyor. Neden acaba?
Adım 1: Durumu özetleyelim. Aynı aktivite, yani resim kursu, Defne’nin ilgisini çekmezken Sefa’nın çok ilgisini çekiyor. Bu bize ne anlatıyor?
Adım 2: Sosyal Bilgiler dersinde öğrendiğimiz çok önemli bir kavramı hatırlayalım: Bireysel Farklılıklar. Tıpkı parmak izlerimiz gibi, zevklerimiz, ilgi alanlarımız, yeteneklerimiz ve düşüncelerimiz de birbirinden farklıdır. Birinin çok sevdiği bir yemeği başkası sevmeyebilir. Birinin çok başarılı olduğu bir sporda başkası o kadar iyi olmayabilir. Bu çok normaldir.
Adım 3: Defne ve Sefa’nın durumu da tam olarak bir bireysel farklılık örneğidir. Sefa’nın ilgi alanı resim olabilir ama Defne’ninki müzik, spor veya bambaşka bir şey olabilir. İkisinin farklı olması, birinin diğerinden daha iyi ya da kötü olduğu anlamına gelmez, sadece farklı oldukları anlamına gelir.
Adım 4: Seçeneklere bakalım:
- Sefa’nın sorumluluk sahibi olması. (İlgi duymakla sorumluluğun doğrudan bir ilgisi yoktur.)
- Defne ile Sefa’nın bireysel farklılıkları. (Kesinlikle doğru! Herkesin ilgi alanları farklıdır ve bu durum bireysel farklılıklardan kaynaklanır.)
- Defne’nin resme yeteneğinin olmaması. (Paragrafta yeteneksiz olduğu değil, ilgi duymadığı söyleniyor. İlgi ve yetenek farklı şeylerdir.)
- Sefa’nın resim konusunda bilgi sahibi olması. (Belki bilgisi vardır ama paragrafta asıl vurgulanan şey “ilgili” olmasıdır.)
Sonuç:
Doğru cevap, “Defne ile Sefa’nın bireysel farklılıkları” seçeneğidir. Her insan özeldir ve farklı şeylerden hoşlanır. Bu duruma bireysel farklılıklar deriz.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin! Başarılar dilerim