4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 150
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün birlikte okuduğumuz “BİR PİRİNÇ TANESİ” metniyle ilgili soruları cevaplayacağız. Bu metin bize sadece bir hikâye anlatmıyor, aynı zamanda israf etmemenin, emeğe saygı duymanın ve elimizdekilerin kıymetini bilmenin ne kadar önemli olduğunu öğretiyor.
Haydi gelin, soruları adım adım birlikte inceleyip çözelim!
1. Selim, anneannesinin niçin acele etmesini istiyor? Söyleyiniz.
Bu soruyu cevaplamak için metnin başına dönüp Selim’in o anki duygularını anlamaya çalışalım.
Adım 1: Metinde Selim, “10 yaşındayken bir yaz günü öğleden sonra canım sütlaç çekmişti. Anneannemden rica ettim, ‘Canım çok çekiyor.’ dedim.” diyor. Buradan anlıyoruz ki Selim’in canı o an çok ama çok sütlaç yemek istiyor.
Adım 2: Anneannesi yere düşen pirinç tanesini aramaya başlayınca Selim sabırsızlanıyor ve “Anneanne bir pirinç tanesinin ne önemi var ki? Niçin vakit kaybediyorsun? Haydi sütlacı yap bir an önce.” diyor. Bu cümle, onun sabırsızlığını ve sütlacı bir an önce yeme arzusunu açıkça gösteriyor.
Sonuç: Kısacası, Selim’in canı çok fazla sütlaç istediği ve bir an önce onu yemek için sabırsızlandığı için anneannesinin acele etmesini istiyor.
2. Selim’in anneannesi, pirinç tanesinin üretimi ile ilgili neler anlatıyor? Söyleyiniz.
Bu sorunun cevabı, anneannenin Selim’e verdiği o güzel derste saklı. Gelin o satırları tekrar hatırlayalım.
Adım 1: Anneannesi, Selim’e önce bir soru soruyor: “Oğlum sen hiç pirinç tarlası gördün mü?” Bu soruyla onu düşünmeye davet ediyor.
Adım 2: Sonra pirinç tarımının ne kadar zor olduğunu açıklıyor: “İnsanlar pirinç tarımını dizlerine kadar gelen su içinde yapıyorlar.” Bu, çiftçilerin ne kadar zor şartlarda çalıştığını gözümüzde canlandırmamızı sağlıyor.
Adım 3: En önemli noktayı ise şu cümleyle vurguluyor: “Her bir pirinç tanesinde onca emek ve alın teri var.“ Yani o küçücük pirinç tanesinin soframıza gelene kadar ne kadar büyük bir çaba ve çalışma gerektirdiğini anlatıyor.
Sonuç: Selim’in anneannesi, bir pirinç tanesinin soframıza gelene kadar çiftçiler tarafından zorlu koşullarda, su içinde çalışılarak, büyük bir emek ve alın teri ile üretildiğini anlatıyor.
3. Gıda israfı konusunda Selim’in anneannesi ne gibi uyarılarda yapıyor? Söyleyiniz.
Anneannenin sözleri, gıda israfının ne kadar yanlış olduğunu anlatan çok önemli uyarılar içeriyor.
Adım 1: İlk olarak israfın ahlaki ve dini boyutuna dikkat çekiyor: “Hiçbiri asla israf olmamalı. Yazıktır, günahtır.“ diyor. Yani yiyecekleri boşa harcamanın hem üzücü bir davranış hem de günah olduğunu belirtiyor.
Adım 2: Sonra dünyadaki diğer insanları düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor: “Dünyada çok fazla aç insan var. Bir pirinç tanesine, bir ekmeğe muhtaç insanlar var.” Bu sözlerle biz tokken, başka yerlerde insanların aç olabileceğini ve o küçük pirinç tanesine bile ihtiyaç duyabileceklerini söylüyor. Buna empati kurmak diyoruz, yani kendimizi başkasının yerine koymak.
Adım 3: Son olarak genel bir hayat dersi veriyor: “Elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz.” Bu, sadece yemek için değil, sahip olduğumuz her şey için geçerli bir öğüt.
Sonuç: Anneannesi, gıda israfının
- yazık ve günah olduğu,
- dünyada aç insanların olduğu ve onların o gıdaya muhtaç olduğu,
- bu yüzden sahip olduğumuz her şeyin değerini bilmemiz gerektiği
konularında uyarılarda bulunuyor.
4. Aynı olay sizin başınıza gelseydi siz de o pirinç tanesini arar mıydınız? Neden? Açıklayınız.
Bu soru sizin kendi düşüncelerinizi öğrenmek için sorulmuş bir soru, yani tek bir doğru cevabı yok. Ama metni okuduktan sonra daha duyarlı bir cevap verebiliriz.
Bu soruyu cevaplarken dürüst olmalısınız. Belki hikâyeyi okumadan önce “Bir pirinç tanesi için uğraşmazdım.” diye düşünebilirdiniz, tıpkı Selim gibi. Bu çok normal. Önemli olan, bu hikâyeden sonra ne düşündüğünüz.
Adım 1: Cevabınıza “Evet, arardım.” veya “Hayır, aramazdım.” diye başlayabilirsiniz. Ama asıl önemli olan “Neden?” kısmıdır.
Adım 2: Eğer “Evet, arardım.” diyorsanız, nedenlerinizi metinden öğrendiklerinizle destekleyebilirsiniz. Örneğin şöyle diyebilirsiniz:
“Evet, o pirinç tanesini arardım. Çünkü anneannesinin anlattığı gibi, o tek bir tanenin soframıza gelmesi için bile çiftçiler çok büyük emek harcıyor. Onların emeğine saygı göstermek için arardım. Ayrıca, dünyada o pirinç tanesine muhtaç insanlar olduğunu öğrendim. Bu yüzden hiçbir yiyeceği israf etmemem gerektiğini anladım.”
Gördüğünüz gibi, bu cevap hem kişisel bir karar içeriyor hem de bu kararın nedenlerini hikâyedeki önemli derslerle açıklıyor. Siz de kendi cümlelerinizle, bu hikâyenin size ne hissettirdiğini ve ne öğrettiğini düşünerek bu soruya harika bir cevap verebilirsiniz.