8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 125
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 8. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Gönderdiğin görseldeki alıştırmaları şimdi seninle birlikte adım adım, tane tane çözeceğiz. Takıldığın bir yer olursa hiç çekinme, buradayım. Haydi başlayalım!
***
Lead in Alıştırması Çözümü
Bu alıştırmada bizden, kutucuktaki duyguları (feelings) resimlerdeki surat ifadeleriyle (emojis) eşleştirmemiz isteniyor. Ortadaki soru ise şu: “How do you feel about doing housework?” yani “Ev işleri yapmakla ilgili ne hissediyorsun?”. Cevaplarımızı bu soruya göre vereceğiz. Kutudaki kelimelere bir göz atalım:
- annoyed: sinirli, gıcık olmuş
- worried: endişeli
- happy: mutlu
- relaxed: rahatlamış
- exhausted: çok yorgun, bitkin
- bored: sıkılmış
Unutma, kelimelerden bir tanesi fazla, onu kullanmayacağız.
a) I feel annoyed.
Bu zaten örnek olarak yapılmış. Surat ifadesi kızgın ve sinirli, bu yüzden “annoyed” kelimesi doğru.
b) I feel ______.
Adım 1: Resimdeki surat ifadesine bakalım. Kocaman bir gülümsemesi var, çok neşeli görünüyor.
Adım 2: Kutudaki kelimelerden bu ifadeye en uygun olanı bulalım. “Mutlu” anlamına gelen “happy” kelimesi tam olarak uyuyor.
Sonuç: Boşluğa happy yazmalıyız.
Cümle: I feel happy. (Mutlu hissediyorum.)
c) I feel ______.
Adım 1: Bu surat ifadesine dikkat et. Gözleri kapalı, huzurlu bir gülümsemesi var. Sanki işini bitirmiş de keyif yapıyor gibi, değil mi?
Adım 2: Bu huzurlu ve rahatlamış ifadeye en uygun kelime “relaxed” kelimesidir.
Sonuç: Boşluğa relaxed yazmalıyız.
Cümle: I feel relaxed. (Rahatlamış hissediyorum.)
d) I feel ______.
Adım 1: Bu emojiye baktığımızda alnında bir ter damlası görüyoruz. Gözleri yorgun bakıyor ve bitkin bir hali var.
Adım 2: “Çok yorgun, bitkin” anlamına gelen kelime hangisiydi? Evet, doğru bildin! “Exhausted”.
Sonuç: Boşluğa exhausted yazmalıyız.
Cümle: I feel exhausted. (Çok yorgun hissediyorum.)
e) I feel ______.
Adım 1: Son emojimize bakalım. Ağzı endişeli bir şekilde kıvrılmış, gözleri de biraz korkmuş gibi. Bu ifade endişeyi anlatıyor.
Adım 2: “Endişeli” anlamına gelen kelimemiz “worried”.
Sonuç: Boşluğa worried yazmalıyız.
Cümle: I feel worried. (Endişeli hissediyorum.)
Unutma, “bored” (sıkılmış) kelimesini hiç kullanmadık. Çünkü soruda bir kelimenin fazla olduğu söyleniyordu.
***
1. Alıştırma Çözümü (Listen to the dialogue…)
Bu alıştırmada, Jenny ve Susan arasındaki diyaloğu dinleyip boşlukları kutudaki kelimelerle doldurmamız gerekiyor. Dinleme metni olmadan, sadece cümlelerin gidişatından doğru kelimeleri bulmaya çalışalım. Kelimelerimiz: doing chores, responsible for, ironing, annoyed, in charge, arrive on time, worried.
(1) I’m sorry, Jenny. I’m (1) _______ helping mum at home with some chores.
Adım 1: Susan, Jenny’ye geç kaldığı için üzgün olduğunu söylüyor ve annesine yardım ettiğini belirtiyor. Cümlenin yapısına baktığımızda “Anneme yardım etmekten … ” gibi bir anlam çıkmalı.
Adım 2: “Bir şeyden sorumlu olmak” anlamına gelen “responsible for” ifadesi buraya çok uyuyor. “Anneme yardım etmekten sorumluyum” diyor.
Sonuç: (1) numaralı boşluğa responsible for gelmelidir.
(2) To be honest, I hate (2) _______.
Adım 1: Susan, sorumluluklarından bahsediyor ve dürüst olmak gerekirse bir şeyden nefret ettiğini söylüyor. Nefret ettiği şey bir ev işi olmalı.
Adım 2: Kutudaki ev işi belirten kelimelere bakalım: “doing chores” (ev işi yapmak) ve “ironing” (ütü yapmak). Genel olarak ev işlerinden mi yoksa özel bir işten mi nefret ettiğini cümlenin devamından anlayabiliriz. Genellikle bu tür diyaloglarda belirli bir işten bahsedilir. “ironing” (ütü yapmak) mantıklı bir seçenek.
Sonuç: (2) numaralı boşluğa ironing gelmelidir.
(3) You’re right, but doing the (3) _______ isn’t my favourite thing.
Adım 1: Susan, Jenny’ye hak veriyor ama genel olarak bir şey yapmanın en sevdiği şey olmadığını söylüyor.
Adım 2: Bir önceki cümlede ütüden nefret ettiğini söylemişti. Burada ise daha genel bir ifade kullanıyor olabilir. “Ev işlerini yapmak” anlamına gelen “doing chores” ifadesi buraya tam oturuyor.
Sonuç: (3) numaralı boşluğa doing chores gelmelidir.
(4) I’m (4) _______ of cooking dinner on Saturdays.
Adım 1: Susan, Cumartesi günleri akşam yemeğini pişirme görevinin kendisinde olduğunu söylüyor. “Bir işten sorumlu olmak, yetkili olmak” anlamında bir ifadeye ihtiyacımız var.
Adım 2: “in charge of” kalıbı tam olarak bu anlama gelir. “I’m in charge of…” -> “Ben sorumluyum…”
Sonuç: (4) numaralı boşluğa in charge gelmelidir.
(5) I’m not good at cooking, so I feel (5) _______ when I cook for dinner.
Adım 1: Jenny, yemek pişirmede iyi olmadığını söylüyor. Bu yüzden yemek yaparken bir duygu hissettiğini belirtiyor. Bir konuda iyi değilsen nasıl hissedersin? Genellikle endişeli veya gergin, değil mi?
Adım 2: Kutudaki duygu bildiren kelimelere bakalım. “worried” (endişeli) kelimesi bu duruma cuk oturuyor.
Sonuç: (5) numaralı boşluğa worried gelmelidir.
(6) Now it’s time to pick up my brother from school. I have to (6) _______.
Adım 1: Jenny’nin artık gitmesi gerekiyor çünkü kardeşini okuldan alacakmış. Kardeşini okuldan almak için ne yapması gerekir? Oraya zamanında varması gerekir.
Adım 2: “Zamanında varmak/ulaşmak” anlamına gelen ifademiz “arrive on time”.
Sonuç: (6) numaralı boşluğa arrive on time gelmelidir.
Bu alıştırmada ise “annoyed” kelimesini kullanmadık. Bu da fazla olan kelimemiz oldu.
***
2. Alıştırma Çözümü (Listen again and write true (T) or false (F)…)
Şimdi de yukarıdaki diyaloğa göre aşağıdaki cümlelerin doğru mu (True – T) yoksa yanlış mı (False – F) olduğuna karar vereceğiz.
1. Susan is responsible for helping her mum at home. (Susan evde annesine yardım etmekten sorumludur.)
Adım 1: Diyaloğu hatırlayalım. Susan ne demişti? “I’m responsible for helping mum at home.”
Adım 2: Bu cümle, sorudaki ifadeyle birebir aynı anlama geliyor.
Sonuç: T (True)
2. Jenny thinks it’s not necessary to help their parents with the housework. (Jenny, ailelerine ev işlerinde yardım etmenin gerekli olmadığını düşünüyor.)
Adım 1: Diyalogda Jenny’nin bu konuyla ilgili söylediği cümleyi bulalım. Jenny, “But you know, it’s necessary to help our parents at home.” demişti.
Adım 2: Jenny “gerekli” (necessary) derken, sorudaki cümlede “gerekli değil” (not necessary) diyor. Bu bir çelişki.
Sonuç: F (False)
3. Jenny doesn’t like outdoor chores. (Jenny dışarıda yapılan işleri sevmez.)
Adım 1: Diyalogda Jenny’nin sevdiği veya sevmediği işlere bakalım. Jenny, “I like it when I do the grocery shopping…” (Markete alışverişe gitmeyi severim…) diyor. Markete gitmek bir dışarı işidir.
Adım 2: Cümlede dışarı işlerini sevmediği söyleniyor ama Jenny tam tersine bir dışarı işi olan market alışverişini sevdiğini belirtiyor.
Sonuç: F (False)
4. Susan is in charge of cooking dinner once a week. (Susan haftada bir kez akşam yemeği pişirmekten sorumludur.)
Adım 1: Susan’ın yemekle ilgili cümlesi neydi? “I’m in charge of cooking dinner on Saturdays.” (Cumartesi günleri akşam yemeğini pişirmekten ben sorumluyum.)
Adım 2: “On Saturdays” ifadesi “her cumartesi” anlamına gelir. Bu da haftada bir güne denk gelir.
Sonuç: T (True)
5. Jenny has to take her sister from school. (Jenny kız kardeşini okuldan almak zorunda.)
Adım 1: Jenny’nin son cümlesini hatırlayalım: “Now it’s time to pick up my brother from school.”
Adım 2: Cümlede “kız kardeş” (sister) deniyor ama Jenny “erkek kardeş” (brother) diyor.
Sonuç: F (False)
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Harika iş çıkardın! Başka sorun olursa yine beklerim.