8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 68
Harika bir çalışma! Hadi gel, bu sayfadaki alıştırmaları birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. İngilizce öğretmeniniz olarak sana her adımı tane tane anlatacağım.
Lead in: Match the situations with the statements. There is one extra.
(Giriş: Durumları ifadelerle eşleştirin. Bir tane fazladan var.)
Bu alıştırmada bizden, solda verilen 5 farklı durumu, sağdaki a’dan f’ye kadar olan uygun ifadelerle eşleştirmemiz isteniyor. Unutma, ifadelerden bir tanesi boşta kalacak.
1. Someone is calling on the other line. (Biri diğer hattan arıyor.)
Çözüm:
Adım 1: Durumu anlayalım. Telefonda biriyle konuşurken, telefonun çaldığını ve başka bir arama geldiğini düşün. Bu durumda, konuştuğun kişiye ne söylersin? Genellikle konuşmayı hızlıca bitirip diğer aramaya cevap vermek istersin, değil mi?
Adım 2: Şıklara bakalım. Bu duruma en uygun ifade hangisi?
- a) I’ll call the police. (Polisi arayacağım.) – Alakası yok.
- b) I’ll turn the heating on. (Kaloriferi açacağım.) – Alakası yok.
- c) I’ll talk to you soon. (Seninle yakında konuşurum/görüşürüz.) – İşte bu! Konuştuğun kişiye “Kapatmam lazım, sonra görüşürüz” demenin kibar bir yolu.
- d) I’ll look after my brother. (Kardeşime bakacağım.) – Alakası yok.
- e) I’ll just have a cup of coffee. (Sadece bir fincan kahve alacağım.) – Alakası yok.
- f) I’ll help you to study. (Ders çalışmana yardım edeceğim.) – Alakası yok.
Sonuç: 1. durum için doğru eşleştirme c) I’ll talk to you soon.
2. It’s really cold outside. (Dışarısı gerçekten soğuk.)
Çözüm:
Adım 1: Hava çok soğuksa ne yaparız? Genellikle bulunduğumuz ortamı ısıtmak isteriz.
Adım 2: Şıklarda bu duruma uygun bir eylem arayalım.
- b) I’ll turn the heating on. (Kaloriferi açacağım.) – Evet, bu tam da aradığımız cevap! Hava soğuksa ısıtıcıyı açarız.
Sonuç: 2. durum için doğru eşleştirme b) I’ll turn the heating on.
3. You are at a restaurant, but you aren’t hungry. (Bir restorandasın ama aç değilsin.)
Çözüm:
Adım 1: Arkadaşlarınla bir restorana gittin diyelim, ama hiç aç değilsin. Garson sipariş almaya geldiğinde ne dersin? Genellikle yemek yerine hafif bir şeyler, belki sadece bir içecek istersin.
Adım 2: Şıklara bakalım hangisi bu duruma uyuyor.
- e) I’ll just have a cup of coffee. (Sadece bir fincan kahve alacağım.) – Harika! Aç olmadığında sipariş verebileceğin en mantıklı şeylerden biri.
Sonuç: 3. durum için doğru eşleştirme e) I’ll just have a cup of coffee.
4. There is a thief in your neighbour’s house. (Komşunun evinde bir hırsız var.)
Çözüm:
Adım 1: Bu çok ciddi bir durum! Komşunun evinde bir hırsız olduğunu görürsen, yapman gereken ilk ve en önemli şey nedir? Tabii ki yetkililere haber vermek.
Adım 2: Şıklarda bu acil duruma uygun ifadeyi bulalım.
- a) I’ll call the police. (Polisi arayacağım.) – Kesinlikle doğru olan bu. Hemen polisi aramak gerekir.
Sonuç: 4. durum için doğru eşleştirme a) I’ll call the police.
5. Your best friend is worried about her exams. (En iyi arkadaşın sınavları için endişeli.)
Çözüm:
Adım 1: En yakın arkadaşın sınavlar yüzünden stresli ve endişeliyse, iyi bir dost olarak ona nasıl destek olursun? Ona yardım teklif edebilirsin.
Adım 2: Şıklara bakalım, arkadaşımıza yardım etmeyi teklif eden bir cümle var mı?
- f) I’ll help you to study. (Ders çalışmana yardım edeceğim.) – İşte bu harika bir arkadaş davranışı! Endişeli birine yardım teklif etmek en doğrusu.
Sonuç: 5. durum için doğru eşleştirme f) I’ll help you to study.
Gördüğün gibi, d) I’ll look after my brother. (Kardeşime bakacağım.) ifadesi boşta kaldı. Bu da sorudaki “There is one extra” (Bir tane fazladan var) bilgisini doğruluyor.
1. Complete the conversation with the statements in the box.
(Konuşmayı kutudaki ifadelerle tamamlayın.)
Şimdi de Zehra ve Nisa arasındaki telefon konuşmasındaki boşlukları, kutucukta verilen cümlelerle dolduracağız. Konuşmanın akışına dikkat ederek en mantıklı cümleyi bulmalıyız.
Kutudaki cümleler:
- I’ll take that,
- I’ll see you at the cafe tomorrow,
- What are you doing in the afternoon?
- Will you be available tomorrow?
Konuşma ve Çözümü:
(The phone rings)
Zehra: (1) I’ll take that, mum. (Zehra answers the phone.) Hello!
Açıklama: Bu boşluk biraz kafa karıştırıcı olabilir. Zehra telefonu açmadan önce odadaki annesine “Ben bakarım” gibi bir şey söylüyor olabilir. Kalan seçenekler konuşmanın sonraki adımlarına daha uygun olduğu için, eleme yöntemiyle buraya en mantıklı (ama biraz da garip duran) seçenek “I’ll take that” oluyor. “Onu alacağım” veya “Telefona ben bakarım” gibi bir anlamda kullanılmış.
Nisa: Hi Zehra, it’s Nisa calling. How are things going?
Zehra: Pretty good Nisa, thank you. I’m watching a comedy with my sister. How about you?
Nisa: I’m at home now. (2) What are you doing in the afternoon? Shall we take the dogs for a walk? The weather is really nice.
Açıklama: Nisa, Zehra’yı dışarı davet etmek istiyor. “Köpekleri yürüyüşe çıkaralım mı?” diye sormadan önce, onun öğleden sonra müsait olup olmadığını sorması çok mantıklı. Bu yüzden “Öğleden sonra ne yapıyorsun?” sorusu buraya tam oturuyor.
Zehra: I’m sorry, Nisa. Mum is going shopping and I have to take care of my sister.
Nisa: Alright. We’ll meet up later, then.
Zehra: (3) Will you be available tomorrow?
Açıklama: Zehra, Nisa’nın teklifini meşgul olduğu için reddetti. Nisa da “O zaman sonra buluşuruz” dedi. Bunun üzerine Zehra’nın buluşmayı başka bir zamana ertelemek için bir soru sorması gerekir. “Yarın müsait olacak mısın?” sorusu, yeni bir plan yapmak için en uygun sorudur.
Nisa: Yes, I will. Let’s meet at the cafe near the school.
Zehra: (4) I’ll see you at the cafe tomorrow, then.
Açıklama: Nisa, yarın müsait olduğunu söyledi ve bir yer önerdi (okulun yanındaki kafe). Zehra’nın da bu planı onaylaması ve konuşmayı sonlandırması gerekiyor. “O zaman yarın kafede görüşürüz” cümlesi, planı onayladığını gösteren mükemmel bir kapanış cümlesidir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Harika iş çıkardın!