8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 63
Merhaba sevgili öğrencim, bugün seninle İngilizce dersimizin “On The Phone” (Telefonda) ünitesine ait bu güzel etkinlik sayfasını inceleyeceğiz. Buradaki kelimeler ve kalıplar, telefonda konuşurken kendini ifade etmen için çok önemli. Hazırsan adım adım başlayalım.
Pronunciation (Telaffuz) Bölümü
Sayfanın en üstünde pembe kutucukta verilen kelimeler, telefon görüşmelerinde en sık kullanılan kelimelerdir. Öncelikle bunların ne anlama geldiğini bilmelisin ki aşağıdaki etkinlikleri rahatça yapabilesin.
- Company: Şirket
- Engaged: (Telefon hattı için) Meşgul
- Through: Birini telefona bağlamak anlamında kullanılır (put through)
- Later: Daha sonra
- Hear: Duymak
- Available: Müsait, uygun
- Moment: An, kısa bir süre
- Possible: Mümkün
Bu kelimelerin yanındaki garip harfler (örneğin /’kʌm.pə.ni/) onların nasıl okunduğunu gösteren sesletim işaretleridir. Öğretmeninle sınıfta bunları tekrar ederek pratik yapmalısın.
3. Etkinlik: Find the phrases in the puzzle (Bulmacadaki ifadeleri bulun)
Burada bizden “Phrasal Verbs” dediğimiz, fiil ve edatın birleşmesiyle oluşan kalıpları bulmamız isteniyor. Bu kalıplar telefonda konuşurken “hayat kurtarıcıdır”. Kelime avına çıkmadan önce bu ifadelerin anlamlarını öğrenelim, çünkü 4. soruyu çözerken bunlara ihtiyacımız olacak.
Listede verilen kelimeler ve anlamları şöyledir:
- 1. Call back: Geri aramak. (Biri müsait değilse sonra ararım demek için).
- 2. Speak up: Daha yüksek sesle konuşmak. (Ses gelmiyorsa kullanılır).
- 3. Pick up: Telefonu açmak / Cevap vermek.
- 4. Hold on: Hatta beklemek. (Birini çağırmaya giderken söylenir).
- 5. Put through: Telefonu birine bağlamak / aktarmak.
- 6. Hang on: Beklemek (“Hold on” ile aynı anlamdadır).
- 7. Hang up: Telefonu kapatmak.
İpucu: Bulmacaya dikkatli bakarsan 2. satırda PICK UP, 3. satırda HOLD ON, 5. satırda HANG UP gibi kelimelerin gizlendiğini görebilirsin.
4. Etkinlik: Imagine the situations below. What would you say? (Aşağıdaki durumları hayal edin. Ne söylerdiniz?)
Bu bölüm sayfanın en önemli kısmı. Öğrendiğimiz kalıpları gerçek hayatta nasıl kullanacağımızı burada görüyoruz. Soruları senin için tek tek analiz edip cevaplayalım.
Soru 1
Durum: The phone rings but you’re busy. You ask your sister to answer it.
Anlamı: Telefon çalıyor ama sen meşgulsün. Kız kardeşinden telefonu açmasını istiyorsun.
Çözüm Adımları:
Adım 1: Burada anahtar kelimemiz “answer” yani cevap vermek. Yukarıdaki listede “cevap vermek / telefonu açmak” anlamına gelen kalıp hangisiydi? Evet, “pick up”.
Adım 2: Kız kardeşinden bir ricada bulunacağın için kibar bir dil kullanmalısın. İngilizcede rica cümlelerine “Can you…” veya “Could you…” ile başlarız.
Adım 3: Cümlemizi kuralım: “Telefonu açabilir misin lütfen?”
Cevap:
Can you pick up the phone, please? (Telefonu açabilir misin lütfen?)
veya sadece:
Can you answer it, please?
Soru 2
Durum: You’re speaking with a friend on the phone, but you can’t hear him well.
Anlamı: Telefonda bir arkadaşınla konuşuyorsun ama onu iyi duyamıyorsun.
Çözüm Adımları:
Adım 1: Sorunumuz sesi duyamamak. Karşı taraftan sesini yükseltmesini istemeliyiz. Listemizdeki “sesini yükseltmek” anlamına gelen kalıp “speak up” tır.
Adım 2: Yine bir rica cümlesi kuracağız. “Seni duyamıyorum, biraz yüksek sesle konuşabilir misin?” dememiz gerekiyor.
Cevap:
I can’t hear you well. Can you speak up, please? (Seni iyi duyamıyorum. Sesini yükseltebilir misin lütfen?)
Soru 3
Durum: The phone rings, the caller wants to speak with your father. You ask him to wait for a while.
Anlamı: Telefon çalıyor, arayan kişi babanla konuşmak istiyor. Ondan bir süre beklemesini istiyorsun.
Çözüm Adımları:
Adım 1: Burada yapmamız gereken eylem karşı tarafı “bekletmek”. Listemize bakıyoruz, beklemek anlamına gelen iki kalıp var: “hold on” veya “hang on”. İkisini de kullanabilirsin.
Adım 2: Babanı çağırmaya gitmeden önce arayan kişiye “Bir dakika bekle lütfen” demelisin.
Cevap:
Can you hold on a moment, please? (Bir dakika bekleyebilir misiniz lütfen?)
veya
Please hang on a minute. I will get him. (Lütfen bir dakika bekleyin. Onu çağıracağım.)
İşte bu kadar! Gördüğün gibi telefon görüşmelerinde kullanılan bu kalıpları (Phrasal Verbs) bilmek, kendini ifade etmeni çok kolaylaştırıyor. Başarılar dilerim!