8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle İngilizce dersinin “On The Phone” ünitesine ait eğlenceli bir kutu oyununu inceleyeceğiz. Bu oyun, İngilizce konuşma becerini geliştirmek için harika bir aktivite.
Oyunun Kuralı: Bu oyunda karşına çıkan durumlara (situations) karşı anlık bir karar vermen ve bunu “I will…” (Yapacağım/Edeceğim) kalıbı ile ifade etmen isteniyor. İngilizcede “will” yardımcı fiilini konuşma anında verdiğimiz kararlar veya tahminler için kullanırız.
Hadi gel, oyundaki numaralı kutucukları tek tek analiz edelim ve her biri için öğretmeninin senden duymak isteyeceği örnek cevapları hazırlayalım.
1. Your phone is broken. (Telefonun kırık/bozuk.)
Burada telefonun bozulduğunda ne yapacağına dair anlık bir karar vermelisin.
Adım 1: Durumu anla: Telefon yok, iletişim kuramazsın.
Adım 2: Çözüm üret: Tamir ettirebilirsin ya da yenisini alabilirsin.
Örnek Cevap: I will buy a new one. (Yenisini alacağım.) veya I will take it to the service. (Onu servise götüreceğim.)
2. There is nothing to eat at home. (Evde yiyecek hiçbir şey yok.)
Karnın aç ve dolap boş. Ne yaparsın?
Adım 1: Durumu anla: Yemek bulman lazım.
Adım 2: Çözüm üret: Marketten bir şeyler alabilirsin ya da dışarıdan sipariş verebilirsin.
Örnek Cevap: I will go to the supermarket. (Süpermarkete gideceğim.) veya I will order a pizza. (Bir pizza sipariş edeceğim.)
3. You have a maths exam tomorrow. (Yarın matematik sınavın var.)
Yarın sınav varsa bugün ne yapman gerekir?
Adım 1: Sorumluluğunu hatırla.
Adım 2: Eyleme geç: Ders çalışmalısın.
Örnek Cevap: I will study hard. (Sıkı çalışacağım.) veya I will solve problems. (Problemler çözeceğim.)
4. Go back two squares. (İki kare geri git.)
Bu bir durum değil, oyunun kuralı. Eğer buraya gelirsen piyonunu iki kutu geriye çekmelisin.
5. You are late to school. (Okula geç kaldın.)
Sabah uyuyakaldın ve geç kaldın. Hızlı olman lazım.
Adım 1: Hızlı ulaşım yolu bul.
Adım 2: Karar ver: Taksi tutmak veya koşmak mantıklı olabilir.
Örnek Cevap: I will take a taxi. (Taksiye bineceğim.) veya I will run to school. (Okula koşacağım.)
6. Your guest drops a glass of juice on the carpet. (Misafirin halıya bir bardak meyve suyu döktü.)
Eyvah! Halı kirlendi. Ne yaparsın?
Adım 1: Leke kurumadan müdahale etmelisin.
Adım 2: Temizlik yapmalısın.
Örnek Cevap: I will clean it immediately. (Hemen temizleyeceğim.) veya I will wash the carpet. (Halıyı yıkayacağım.)
7. You don’t understand your English homework. (İngilizce ödevini anlamadın.)
Bir konuyu anlamadığında kime danışırsın?
Adım 1: Yardım istemen gerekiyor.
Adım 2: Öğretmenine veya bir arkadaşına sorabilirsin.
Örnek Cevap: I will ask my teacher. (Öğretmenime soracağım.) veya I will check the dictionary. (Sözlüğü kontrol edeceğim.)
8. The classroom is very hot. (Sınıf çok sıcak.)
Ortam çok sıcaksa serinlemek için ne yaparsın?
Adım 1: Hava akışı sağlaman lazım.
Adım 2: Pencereyi veya kapıyı açabilirsin.
Örnek Cevap: I will open the window. (Pencereyi açacağım.)
9. It’s raining outside. (Dışarıda yağmur yağıyor.)
Dışarı çıkman lazım ama yağmur var. Islanmamak için ne alırsın?
Adım 1: Korunma ihtiyacını belirle.
Adım 2: Şemsiye veya yağmurluk kullanmalısın.
Örnek Cevap: I will take my umbrella. (Şemsiyemi alacağım.)
10. You win the lottery. (Piyangoyu kazandın.)
Harika bir haber! Çok paran oldu, ne yaparsın?
Adım 1: Hayal kur.
Adım 2: Parayı nasıl harcayacağına karar ver.
Örnek Cevap: I will buy a big house. (Büyük bir ev alacağım.) veya I will travel around the world. (Dünyayı dolaşacağım.)
11. A friend invites you to a party. (Bir arkadaşın seni partiye davet ediyor.)
Davete nasıl karşılık verirsin?
Adım 1: Katılmaya karar ver.
Adım 2: Hazırlık yap.
Örnek Cevap: I will join the party. (Partiye katılacağım.) veya I will buy a gift for him/her. (Onun için bir hediye alacağım.)
12. Jump three squares. (Üç kare ileri zıpla.)
Bu bir oyun kuralı. Buraya gelirsen şanslısın, 3 kare ileri gidiyorsun!
13. Jump three squares. (Üç kare ileri zıpla.)
Aynı şekilde, şanslı bir kare. 3 adım daha bitişe yaklaşıyorsun.
14. Your friend forgot to bring her/his pencil. (Arkadaşın kalemini getirmeyi unuttu.)
Arkadaşın zor durumda, ona nasıl yardım edersin?
Adım 1: Paylaşımcı ol.
Adım 2: Yedek kalemini ver.
Örnek Cevap: I will lend my pencil to him/her. (Ona kalemimi ödünç vereceğim.)
15. Your friend has a fever. (Arkadaşının ateşi var.)
Arkadaşın hasta görünüyor. Ne yapmalısın?
Adım 1: Sağlık durumuyla ilgilen.
Adım 2: Doktora gitmesini sağla veya ilaç ver.
Örnek Cevap: I will take him/her to the doctor. (Onu doktora götüreceğim.) veya I will give him/her some water. (Ona biraz su vereceğim.)
16. The phone rings and you want to answer it. (Telefon çalıyor ve cevap vermek istiyorsun.)
Telefon çaldığında yaptığın eylem nedir?
Adım 1: Telefona yönel.
Adım 2: Aramayı cevapla.
Örnek Cevap: I will pick it up. (Telefonu açacağım/cevaplayacağım.)
17. Go back two squares. (İki kare geri git.)
Maalesef, bu kareye gelirsen iki adım geri gitmen gerekiyor.
18. Your friend’s phone battery is low. (Arkadaşının telefonunun şarjı az.)
Telefon kapanmak üzere. Ne lazım?
Adım 1: Enerji ihtiyacını gör.
Adım 2: Şarj aleti bul.
Örnek Cevap: I will give him/her my charger. (Ona şarj aletimi vereceğim.)
19. Miss a turn. (Bir tur bekle.)
Bu karede sıra sana gelse bile oynayamazsın, arkadaşının oynamasını beklersin.
20. There’s a football match of our national team on TV at the moment. (Şu anda TV’de milli takımımızın futbol maçı var.)
Milli maç varsa ne yapılır?
Adım 1: Heyecanlan ve televizyonun başına geç.
Adım 2: İzlemeye karar ver.
Örnek Cevap: I will watch the match. (Maçı izleyeceğim.)
Umarım bu açıklamalarla hem oyunu daha iyi anlamışsın hem de “I will” kalıbını nerede kullanacağını pekiştirmişsindir. İyi eğlenceler!