8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 76
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir etkinlik! Gelin hep birlikte bu sayfadaki dinleme metniyle ilgili soruları adım adım analiz edelim ve çözelim. Karşınızda ben, İngilizce öğretmeniniz olarak bu soruları en anlaşılır şekilde size açıklayacağım. Hazırsanız başlayalım!
Soru 1: Listen to the dialogue and circle the main topic. (Diyaloğu dinleyin ve ana konuyu daire içine alın.)
a) Online shopping (İnternetten alışveriş)
b) Sharing a document (Bir belge paylaşma)
c) Booking (Rezervasyon yapma)
Çözüm:
Doğru cevap b) Sharing a document seçeneğidir.
Açıklama:
Adım 1: Diyaloğun en başına bakalım. Büyükanne, torunu Susan’a ne diyor? “I want to send you a photo but I can’t.” yani “Sana bir fotoğraf göndermek istiyorum ama yapamıyorum.” diyor.
Adım 2: Diyaloğun tamamı, Susan’ın büyükannesine telefondaki bir uygulama (Loohapp) üzerinden nasıl fotoğraf göndereceğini öğretmesi üzerine kurulu. Fotoğraf da dijital bir belge (document) sayılır.
Adım 3: Diğer şıkları inceleyelim. Konuşmada herhangi bir alışverişten (shopping) veya otel, bilet gibi bir rezervasyondan (booking) bahsedilmiyor. Bu yüzden ana konu bir belgenin, yani fotoğrafın, paylaşılmasıdır.
Soru 2: Listen again and complete the dialogue. (Tekrar dinleyin ve diyaloğu tamamlayın.)
Çözüm ve Açıklamalar:
Şimdi diyaloğu boşlukları doldurarak adım adım inceleyelim. Unutmayın, bir boşluğu doldururken genellikle bir sonraki veya bir önceki cümleden ipucu alabiliriz.
-
(1) gallery
Susan: Of course, grandma! Would you like to send it from photo gallery?
Açıklama: Susan, büyükannesine fotoğrafı nereden göndermek istediğini soruyor. Telefonlarımızdaki fotoğraflar genellikle “fotoğraf galerisi”nde (photo gallery) bulunur. Bu yüzden en mantıklı kelime budur.
-
(2) Loohapp
Susan: Why don’t we send it by Loohapp?
Açıklama: Büyükanne bir sonraki cümlede “I know something about Loohapp” (Loohapp hakkında bir şeyler biliyorum) diyor. Bu, Susan’ın az önce Loohapp uygulamasını önerdiğini gösteren en büyük ipucudur.
-
(3) application / app
Susan: OK, grandma. First, you should have the application.
Açıklama: Susan, Loohapp’i kullanabilmesi için öncelikle bu “uygulama”nın (application veya kısaca app) telefonda yüklü olması gerektiğini söylüyor.
-
(4) connection
Grandma: Do you mean the Internet connection?
Açıklama: Büyükanne “application” kelimesini tam anlamıyor ve bunun internetle ilgili bir şey olup olmadığını soruyor. İnternet uygulamalarını kullanmak için “internet bağlantısı”na (Internet connection) ihtiyacımız vardır.
-
(5) gallery / album
Susan: You should choose it from your photo gallery.
Açıklama: Tıpkı 1. boşlukta olduğu gibi, gönderilecek fotoğrafın telefonun “fotoğraf galerisinden” veya “albümünden” seçilmesi gerekiyor.
-
(6) first
Susan: Now, first, click the photo and choose the Loohapp icon to send it to me.
Açıklama: Susan, büyükannesine adım adım ne yapacağını anlatıyor. “Şimdi, önce fotoğrafa tıkla ve sonra Loohapp ikonunu seç” diyerek bir işlem sırası belirtiyor.
-
(7) share
Susan: If you click the photo, you will see a share icon. Do you see it?
Açıklama: Bu boşluğun cevabı hemen bir sonraki cümlede saklı! Büyükanne, “Yes, I see the share icon” (Evet, paylaş ikonunu görüyorum) diyor. Demek ki Susan ona “paylaş” (share) ikonunu görüp görmediğini sormuş.
-
(8) click
Susan: Great! How about clicking it? When you click it, you will see the Loohapp icon.
Açıklama: Susan bir önceki cümlede “How about clicking it?” (Ona tıklamaya ne dersin?) diye soruyor. Bu cümlenin devamında da “Ona tıkladığında Loohapp ikonunu göreceksin” diyerek aynı eylemi tekrar ediyor.
-
(9) send
Grandma: I think I should choose your name and click the send icon. Is it OK?
Açıklama: Büyükanne, kişiyi seçtikten sonra fotoğrafı yollamak için hangi ikona basması gerektiğini düşünüyor. Bir mesajı veya dosyayı yollamak için “gönder” (send) tuşuna veya ikonuna basarız.
-
(10) Exactly / Perfect
Susan: Exactly, grandma! You are a quick learner.
Açıklama: Susan, büyükannesinin doğru adımı bulmasını onaylıyor ve onu övüyor. “Kesinlikle / Aynen öyle, büyükanne! Çok hızlı öğreniyorsun.” diyerek onu tebrik ediyor. Buraya “Perfect” (Harika) veya “Well done” (Aferin) gibi kelimeler de gelebilir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Unutmayın, İngilizce diyaloglarda boşlukları doldururken cümlenin öncesi ve sonrası bize her zaman yol gösterir. Harikasınız çocuklar, çalışmaya devam!