8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 62
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle İngilizce dersinin “On The Phone” (Telefonda) ünitesine ait bu güzel etkinliği birlikte yapacağız. Telefon konuşmalarında kullanılan kalıpları öğrenmek günlük hayatta çok işine yarayacak. Hazırsan hemen başlayalım!
SORU 1: Listen to the dialogues and fill in the blanks with the words and phrases. There is one extra. (Diyalogları dinleyin ve boşlukları kelime ve ifadelerle doldurun. Bir tanesi fazladan verilmiştir.)
Burada iki farklı telefon görüşmesi var. İlk kutucuktaki kelimeleri birinci diyaloğa, ikinci kutucuktaki kelimeleri ise ikinci diyaloğa yerleştireceğiz. Hadi ipuçlarını takip edelim.
Diyalog 1 (Resim 1’deki Beyefendi ve Sekreter):
Kelimelerimiz: hold on (hatta beklemek), engaged (meşgul), extension (dahili hat), leave a message (mesaj bırakmak), put you through (telefonu bağlamak/aktarmak).
Adım 1: Sekreter konuşuyor: “Please, (1) __________ a second.” Cümlenin devamında “bir saniye” dediği için burada “bekleyin” anlamına gelen bir kalıp kullanmalıyız. Kutucukta buna uyan kelime “hold on”.
Adım 2: Sekreter devam ediyor: “I’ll (2) __________, Mr. Williams.” Sekreter beklettikten sonra genellikle ne yapar? Sizi aradığınız kişiye bağlar. Sizi bağlayacağım anlamına gelen kalıp “put you through” buraya gelmeli.
Adım 3: Sekreter üzgün bir şekilde dönüyor: “I’m sorry, but the line is (3) __________.” Aradığınız kişiye ulaşamıyorsanız ve sekreter üzgünse, hat muhtemelen doludur. Hattın meşgul olduğunu anlatan kelime “engaged” buraya yerleşiyor.
Adım 4: Sekreter son olarak soruyor: “Would you like to (4) __________?” Karşı taraf hatta yoksa, sekreter kibarca notunuz olup olmadığını sorar. Yani “Mesaj bırakmak ister misiniz?” demeli. Buraya da “leave a message” geliyor.
(Not: Bu kutucukta “extension” kelimesi fazladan verilmiş, onu kullanmadık.)
Diyalog 2 (Resim 2’deki Gençler):
Kelimelerimiz: available (müsait), bad line (kötü hat/bağlantı), hang on (beklemek), pick up (telefonu açmak), memo (not).
Adım 5: Jack konuşuyor: “I called your brother, but he didn’t (5) __________ the phone.” Birini aradığında cevap vermiyorsa, telefonu “açmamış” demektir. Telefonu açmak/kaldırmak anlamına gelen “pick up” buraya gelmeli.
Adım 6: Brad cevap veriyor: “Sorry, I can’t hear you well. It’s a/an (6) __________ I think.” Brad, Jack’i iyi duyamadığını söylüyor. Demek ki telefon hattında bir sorun var. “Kötü hat” anlamına gelen “bad line” doğru cevap.
Adım 7: Brad, Tom’u çağırmak için Jack’e beklemesini söylüyor: “Hi Jack! (7) __________ a second, please.” Tıpkı ilk diyalogdaki gibi burada da “bekle” dememiz lazım. Bu kutucukta beklemek anlamına gelen kelime “hang on”.
Adım 8: Brad kontrol edip geri dönüyor: “I’m sorry, Jack. He isn’t (8) __________ at the moment.” Tom orada değilmiş veya konuşamazmış. Yani şu an “müsait” değil. Buraya “available” kelimesi gelmeli.
(Not: Bu kutucukta “memo” kelimesi fazladan verilmiş, onu kullanmadık.)
Özetle Boşluklar:
- (1) hold on
- (2) put you through
- (3) engaged
- (4) leave a message
- (5) pick up
- (6) bad line
- (7) hang on
- (8) available
SORU 2: Listen again and match the halves of the statements. There is one extra. (Tekrar dinleyin ve ifadelerin yarılarını eşleştirin. Bir tanesi fazladan verilmiştir.)
Şimdi yukarıdaki diyaloglarda ne olduğunu hatırlayarak bu cümleleri tamamlayalım. Mantığını kurarak gidelim.
1. Mr. Williams can’t speak to the manager… (Bay Williams müdürle konuşamıyor…)
Çözüm: Neden konuşamamıştı? Çünkü sekreter “hat meşgul” (the line is engaged) demişti. Bu ne demek? Müdür başkasıyla konuşuyor demek. Şıklara bakalım. D) because he’s talking with someone else. (Çünkü o başkasıyla konuşuyor.) Bu şık tam uyuyor.
Sonuç: 1 -> D
2. Mr. Williams doesn’t want to… (Bay Williams … istemiyor.)
Çözüm: Sekreter ona “Mesaj bırakmak ister misiniz?” diye sormuştu. O da “No, thanks” (Hayır, teşekkürler) demişti. Yani Bay Williams mesaj bırakmak istemiyor. Şıklarda bunu arayalım. B) leave a message. (Mesaj bırakmak.)
Sonuç: 2 -> B
3. Jack can’t talk to Tom… (Jack, Tom ile konuşamıyor…)
Çözüm: İkinci diyalogda Brad ne demişti? “He isn’t available” (O müsait değil). Şıklarda buna benzer bir ifade var mı? Evet, C) because he isn’t available at the moment. (Çünkü o şu anda müsait değil.)
Sonuç: 3 -> C
4. Jack repeats the same sentence… (Jack aynı cümleyi tekrar ediyor…)
Çözüm: Jack neden cümlesini tekrarlamak zorunda kaldı? Çünkü Brad “I can’t hear you well” (Seni iyi duyamıyorum) demişti ve hattın kötü (bad line) olduğunu söylemişti. Bağlantı kötü olduğu için tekrar etti. Şıkkımız: A) because the connection is bad. (Çünkü bağlantı kötü.)
Sonuç: 4 -> A
(Not: E şıkkı olan “because he asks for the extension number” ifadesi hiçbir diyalogla eşleşmediği için boşta kaldı.)
Eşleştirme Sonuçları:
- 1 – D
- 2 – B
- 3 – C
- 4 – A
Harika bir iş çıkardık! Telefon konuşmalarında kullanılan bu kalıpları (hold on, pick up, engaged gibi) defterine not alıp tekrar etmeni öneririm. Başarılar dilerim!