8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 61
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle İngilizce dersimizin “On The Phone” (Telefonda) ünitesine ait harika bir eşleştirme etkinliği yapacağız. Bu sorular, telefonda konuşurken hangi durumlarda hangi cümleleri kurmamız gerektiğini anlamamıza yardımcı olacak. Hazırsan hemen başlayalım!
Soruda bizden sol taraftaki cümleleri (statements), sağ taraftaki işlevlerle (functions) eşleştirmemiz isteniyor. Ayrıca bir tane fazladan seçenek olduğunu da unutmayalım. Hadi adım adım gidelim.
1. İfade: “I beg your pardon. Can you repeat that, please?”
Bu cümleyi inceleyelim:
- “I beg your pardon”, “Affedersiniz” veya “Pardon, anlayamadım” anlamına gelen kibar bir ifadedir.
- “Can you repeat that, please?” ise “Lütfen tekrar eder misiniz?” demektir.
Burada konuşan kişi karşıdakini duyamamış veya anlayamamış, bu yüzden söylediğini tekrar etmesini istiyor. Şimdi sağ taraftaki seçeneklere bakalım. E seçeneğinde “Asking the caller to say something again” (Arayan kişiden bir şeyi tekrar söylemesini istemek) yazıyor. Tam olarak aradığımız bu!
Sonuç: 1 numaralı ifade E seçeneği ile eşleşir.
2. İfade: “I’m calling to get an appointment with Dr. Mirren.”
Cümlemize bakalım:
- “I’m calling to…” kalıbı “Şunun için arıyorum…” demektir.
- Kişi, Dr. Mirren’dan randevu almak için aradığını belirtiyor.
Yani burada kişi, neden aradığını açıklıyor. Seçeneklere baktığımızda B şıkkında “Giving a reason for your call” (Aramanız için bir sebep belirtmek) ifadesini görüyoruz. Bu tam uyuyor.
Sonuç: 2 numaralı ifade B seçeneği ile eşleşir.
3. İfade: “Could you put me through to Mrs. Sandler?”
Buradaki önemli kalıp şudur:
- “Put someone through” telefonda birini bağlamak, aktarmak demektir.
- Kişi, “Beni Bayan Sandler’a bağlayabilir misiniz?” diye soruyor.
Yani telefonda belirli bir kişiyle görüşmek istiyor. Seçenekleri incelediğimizde A şıkkı “Asking for someone on the phone” (Telefonda birini istemek/sormak) diyor. Bu ifade, operatörden veya sekreterden birini telefona istemek anlamındadır.
Sonuç: 3 numaralı ifade A seçeneği ile eşleşir.
4. İfade: “Could you hold the line, please?”
Bu çok sık kullanılan bir kalıptır:
- “Hold the line” veya sadece “Hold”, telefonu kapatmadan hatta beklemek demektir.
- “Hatta kalabilir misiniz lütfen?” diye soruyor.
Burada amaç karşıdaki kişiyi bekletmektir. Sağdaki seçeneklerden C şıkkı “Asking the caller to wait for a while” (Arayan kişiden bir süre beklemesini istemek) anlamına geliyor. Aradığımız cevap bu.
Sonuç: 4 numaralı ifade C seçeneği ile eşleşir.
5. İfade: “Please tell him to call me as soon as possible.”
Cümlenin anlamına bakalım:
- “Lütfen ona beni mümkün olan en kısa sürede aramasını söyleyin.”
Aranan kişi o an orada olmadığı için, arayan kişi bir not bırakıyor. Yani bir mesaj iletiyor. Seçenekler arasında F şıkkı “Leaving a message” (Mesaj bırakmak) tam olarak bu durumu anlatıyor.
Sonuç: 5 numaralı ifade F seçeneği ile eşleşir.
Fazladan Kalan Seçenek:
Eşleştirmediğimiz tek seçenek D şıkkı oldu. “Ending the conversation” (Konuşmayı sonlandırmak) anlamına gelir. Görseldeki konuşma balonlarının hiçbirinde “Goodbye”, “See you later” veya “Have a nice day” gibi veda cümleleri olmadığı için bu seçenek dışarıda kalır.
Özetle Doğru Eşleştirmeler:
- 1 -> E
- 2 -> B
- 3 -> A
- 4 -> C
- 5 -> F
Harika bir iş çıkardık! Telefon konuşmalarında kullanılan bu kalıpları öğrenmek günlük hayatta İngilizce konuşurken işini çok kolaylaştıracak. Başarılarının devamını dilerim!