6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 126
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim!
Bugün sizlerle birlikte tarihimizin en köklü ve önemli konularından biri olan İlk Türk Devletleri’nde Kültür ve Medeniyet konusunu işleyeceğiz. Önümüzdeki etkinlikte Asya Hun Devleti, Göktürkler ve Uygurların, bugünlere uzanan medeniyetimize ne gibi harika katkılar yaptığını hep birlikte keşfedeceğiz.
Bu bir sınav değil, bir keşif yolculuğu! Amacımız, atalarımızın binlerce yıl önce kurduğu bu düzenin ne kadar ileri görüşlü olduğunu anlamak. Haydi gelin, bu tabloyu adım adım, sohbet ederek birlikte dolduralım ve çıkarımlarımızı yapalım.
***
ETKİNLİK: İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet
Amaç: Asya Hun Devleti, Göktürkler ve Uygurların yönetim, hukuk, askerî, sosyal hayat, sanat ve ekonomi alanlarında medeniyetimize katkıları hakkında çıkarımlarda bulunmak.
Haydi başlayalım!
Adım 1: Yönetim Alanındaki Çıkarımlarımız
Eski Türk devletleri nasıl yönetiliyordu, hiç düşündünüz mü? Onların yönetim anlayışı, sonraki tüm Türk devletlerine örnek olmuştur. Gelin bakalım ne gibi özellikleri varmış:
- Kut Anlayışı: Hükümdarın, devleti yönetme yetkisini Gök Tanrı’dan aldığına inanılırdı. Bu durum, hükümdarın halk gözündeki değerini ve otoritesini artırırdı.
- Kurultay (Toy): Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı bir meclisti. Bu meclise boy beyleri katılırdı. Bu durum, devlet yönetiminde danışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Hatta hükümdarın yetkilerini sınırlayabilirdi!
- İkili Teşkilat: Ülke, genellikle doğu ve batı olarak ikiye ayrılarak yönetilirdi. Doğuyu asıl hükümdar olan kağan, batıyı ise kağana bağlı olan yabgu unvanlı kardeşi yönetirdi. Bu, yönetimi kolaylaştırmak için yapılmış bir sistemdi.
Çıkarımımız: İlk Türk devletleri, gücünü ilahi bir kaynağa (kut) dayandıran ancak devlet işlerini meclis (kurultay) ile görüşerek karara bağlayan düzenli bir yönetim sistemi kurmuşlardır. Bu sistem, daha sonra kurulacak olan Türk devletleri için de bir temel oluşturmuştur.
Adım 2: Hukuk Alanındaki Çıkarımlarımız
Peki bu devletlerde adalet nasıl sağlanıyordu? Kanunlar yazılı mıydı? İşte bu soruların cevabı “töre”de saklı.
- Töre: Eski Türklerde yazılı olmayan hukuk kurallarına töre denirdi. Töre, gelenek ve göreneklerden, kurultay kararlarından ve kağanın buyruklarından oluşurdu.
- Herkes İçin Adalet: Töreye, sıradan bir vatandaştan hükümdara kadar herkes uymak zorundaydı. Bu, kanun önünde eşitlik ilkesinin ne kadar eski ve köklü olduğunu gösterir.
Çıkarımımız: İlk Türk devletleri, yazılı olmasa da töre adını verdikleri sağlam hukuk kurallarıyla toplumsal düzeni ve adaleti sağlamışlardır. Hükümdarın bile töreye uymak zorunda olması, hukuk devleti anlayışının ilk örneklerini oluşturur.
Adım 3: Askerî Alandaki Çıkarımlarımız
Türklerin tarih boyunca ne kadar güçlü ordular kurduğunu hepimiz duyarız. İşte bu gücün temelleri o zamanlarda atıldı.
- Onlu Sistem: Asya Hun Hükümdarı Mete Han tarafından kurulan bu sistem, orduyu 10, 100, 1000 ve 10.000 kişilik birliklere ayırıyordu. Bu sistem o kadar başarılı oldu ki, günümüzdeki modern orduların birçoğu hala bu temele dayanır!
- Savaş Taktikleri: Atı çok iyi kullanmaları sayesinde çok hızlı hareket ederlerdi. Özellikle “Turan Taktiği” (ya da sahte geri çekilme) adını verdiğimiz taktikle düşmanlarını pusuya düşürürlerdi.
Çıkarımımız: İlk Türk devletleri, özellikle Mete Han’ın geliştirdiği onlu sistem sayesinde disiplinli ve güçlü ordular kurmuşlardır. Bu sistem ve geliştirdikleri savaş taktikleri, dünya askeri tarihine önemli katkılar sağlamıştır.
Adım 4: Sanat Alanındaki Çıkarımlarımız
Göçebe bir yaşam süren atalarımızın sanatı da yaşamlarına uygundu. Ama Uygurlar ile birlikte bu durum değişti.
- Taşınabilir Sanat: Göçebe oldukları için sanat eserleri genellikle kolayca taşınabilen eşyalar üzerine yapılırdı. Örneğin; metalden silahlar, at koşum takımları, kemerler, kazanlar ve dünyaca ünlü Türk halı ve kilimleri… Bu eserlerde genellikle hayvan üslubu kullanılırdı.
- Yerleşik Hayat ve Sanat (Uygurlar): Uygurlar yerleşik hayata geçince sanat anlayışları da değişti. Şehirler kurdular, tapınaklar ve saraylar yaptılar. Duvarlara resimler (fresk) ve minyatür sanatı gibi yeni sanat dallarını geliştirdiler.
Çıkarımımız: Türk sanatı, yaşam tarzına bağlı olarak şekillenmiştir. Göçebe dönemde taşınabilir eşyalar üzerinde gelişen sanat, Uygurlarla birlikte yerleşik hayata geçilmesiyle mimari, resim ve minyatür gibi alanlarda da büyük bir gelişim göstermiştir.
Adım 5: Ekonomi Alanındaki Çıkarımlarımız
Geçimlerini nasıl sağlıyorlardı dersiniz? Tabii ki yaşadıkları coğrafyaya ve yaşam tarzlarına uygun şekilde!
- Hayvancılık: Bozkır ikliminden dolayı ekonominin temeli hayvancılığa dayanıyordu. At, koyun, sığır gibi hayvanları beslerler; etinden, sütünden ve yününden faydalanırlardı.
- Ticaret: Özellikle Çin ile komşu olmaları ve meşhur İpek Yolu üzerinde bulunmaları sayesinde ticaretle de uğraşmışlardır.
- Tarım (Uygurlar): Yerleşik hayata geçen Uygurlar, tarımla da uğraşmaya başlamışlar ve sulama kanalları yapmışlardır.
Çıkarımımız: İlk Türk devletlerinin ekonomisi temel olarak hayvancılığa ve ticarete dayanıyordu. Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte tarım da önemli bir ekonomik faaliyet haline gelmiştir.
Adım 6: Sosyal Hayat Alanındaki Çıkarımlarımız
Peki toplumda hayat nasıldı? Aile yapısı, kadının yeri, inançları… Gelin son olarak bunlara bakalım.
- Göçebe Yaşam: Toplumun büyük bölümü, “yurt” adı verilen çadırlarda yaşayan göçebe bir hayat sürerdi.
- Aile ve Kadının Yeri: Aile, toplumun temeliydi. En önemlisi de Türk toplumunda kadının yeri çok önemliydi. Kadınlar, devlet yönetiminde söz sahibi olabilir (Hatun), ata biner, ok atar ve erkekle eşit haklara sahip olurdu.
- İnanç: Temel inançları Gök Tanrı inancıydı. Tek bir yaratıcıya inanırlardı.
Çıkarımımız: İlk Türk devletlerinde sosyal hayat, göçebe yaşam tarzı etrafında şekillenmiş, aile yapısı güçlü tutulmuş ve kadın toplumda her zaman yüksek bir statüye sahip olmuştur. Bu, Türk medeniyetinin en belirgin özelliklerinden biridir.
Evet çocuklar, gördüğünüz gibi atalarımız binlerce yıl önce bile her alanda ne kadar düzenli ve ileri bir medeniyet kurmuşlar. Umarım bu etkinlik, tarihimizin bu harika dönemini daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Aferin hepinize!