5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Başaran Yayınları Sayfa 90
Harika bir istek! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 5. sınıf İngilizce öğretmeninim. Hadi gel, şimdi bu görseldeki örnek konuşmaları birlikte adım adım inceleyelim ve ne anlattıklarını anlayalım. Bu alıştırma, filmler hakkında nasıl soru sorup cevap vereceğimizi öğrenmek için çok güzel bir örnek.
Görseldeki alıştırma, üç farklı diyalog örneği üzerinden bize filmler hakkında konuşmayı öğretiyor. Hadi başlayalım!
Örnek 1
Bu örnekte, erkek öğrenci Giselle’e sevdiği filmlerle ilgili sorular soruyor.
Soru 1: What films do you like, Giselle? (Hangi filmleri seversin, Giselle?)
Çözüm: Bu soru, birinin genel olarak ne tür filmlerden hoşlandığını öğrenmek için kullanılır.
Adım 1: Giselle bu soruya “Animation comedy.” yani “Animasyon komedi” türünü sevdiğini söyleyerek cevap veriyor.
Adım 2: Neden sevdiğini de ekliyor: “I think they are entertaining and funny.” Bu cümlenin anlamı: “Bence onlar eğlenceli ve komik.”
- entertaining: eğlenceli
- funny: komik
Soru 2: What is your favourite film? (En sevdiğin film hangisi?)
Çözüm: Bu soru ise daha özel bir soru. Genel olarak sevdiği türü değil, o tür içinden en çok sevdiği tek bir filmi soruyor.
Adım 1: Giselle’in cevabı: “I like How To Train Your Dragon. It’s enjoyable.” Yani, “Ejderhanı Nasıl Eğitirsin filmini severim. O çok keyifli.”
- enjoyable: keyifli, zevk veren
Soru 3: What is the movie about? (Film ne hakkında?)
Çözüm: Bu soruyla filmin konusunu öğrenmek istiyoruz.
Adım 1: Giselle filmin konusunu özetliyor: “A young Viking and his friends are trying to save their island from dragons but at the end they become friends with the dragons and travel with them.”
Adım 2: Bu uzun cümlenin Türkçe anlamı şudur: “Genç bir Viking ve arkadaşları, adalarını ejderhalardan kurtarmaya çalışıyorlar ama sonunda ejderhalarla arkadaş olup onlarla birlikte seyahat ediyorlar.”
Örnek 2
Bu örnekte ise başka bir öğrenci, Giselle’e bu sefer sevmediği filmleri soruyor.
Soru: What films do you hate, Giselle? (Hangi filmlerden nefret edersin, Giselle?)
Çözüm: “Hate” kelimesi “nefret etmek” demektir. Yani sevmediğimiz, hiç hoşlanmadığımız şeyler için kullanırız.
Adım 1: Giselle’in cevabı çok net: “I hate horror films.” Yani, “Korku filmlerinden nefret ederim.”
Adım 2: Neden nefret ettiğini de açıklıyor: “I think they are frightening and terrible.” Bu cümlenin anlamı ise: “Bence onlar korkutucu ve berbat.”
- frightening: korkutucu
- terrible: berbat, korkunç
Örnek 3
İşte en önemli kısım burası! Bu örnekte, iki öğrenci az önce konuştuğumuz Giselle hakkında konuşuyorlar. Yani soruları doğrudan Giselle’e sormuyorlar, onun ne sevip sevmediğini birbirlerine soruyorlar.
Soru 1: What kind of films does Giselle like? (Giselle ne tür filmleri sever?)
Çözüm:
Adım 1: Dikkat ettin mi? Soru “do you like” değil, “does she like” şeklinde soruldu. Çünkü artık “sen” diye sormuyoruz, “o” (bir kız olduğu için ‘she’) diye soruyoruz. İngilizcede He/She/It özneleriyle soru sorarken “does” kullanırız.
Adım 2: Cevap veren çocuk, Giselle’in daha önce söylediklerini bize aktarıyor: “Animation comedy. She thinks they are entertaining and funny.” Yani, “Animasyon komedi. O, onların eğlenceli ve komik olduğunu düşünüyor.”
Unutma! Giselle kendisi konuşurken “I think” (Ben düşünüyorum) demişti. Ama şimdi başkası ondan bahsederken “She thinks” (O düşünüyor) diyor. Fiilin sonuna gelen -s takısına dikkat!
Soru 2: What films does she hate? (O hangi filmlerden nefret eder?)
Çözüm:
Adım 1: Yine aynı kural geçerli. “O” (she) hakkında konuştuğumuz için soru “does” ile soruluyor.
Adım 2: Cevap da yine bu kurala uygun veriliyor: “She hates horror films.” Yani, “O, korku filmlerinden nefret eder.”
Giselle kendisi için “I hate” (Nefret ederim) demişti. Başkası ondan bahsederken fiilin sonuna yine -s takısı ekleyerek “She hates” dedi. Bu kural çok önemli!
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Gördüğün gibi birine ne sevdiğini sormak, sevmediğini sormak ve başkasının ne sevip sevmediğini anlatmak bu kadar kolay! Harikasın, böyle devam et!