5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Başaran Yayınları Sayfa 114
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 5. sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki alıştırmaları senin için adım adım analiz edip çözeceğim. Haydi başlayalım!
Bu sayfada UNIT 8: Fitness ünitesinin alıştırmaları var. Alıştırmalar, sporlar hakkında konuşma ve yeteneklerimizi ifade etme üzerine kurulu. Yani “yapabilirim” (I can) ve “yapamam” (I can’t) demeyi öğreneceğiz.
Soru 2c: Tick the sports you can do. (Yapabildiğin sporları işaretle.)
Bu alıştırmada senden, resimlerde gördüğün sporlardan hangilerini yapabiliyorsan yanındaki sarı daireyi işaretlemen isteniyor. Bu kişisel bir soru olduğu için herkesin cevabı farklı olabilir, yani tek bir doğru cevap yok. Önemli olan, resimdeki sporların İngilizce isimlerini bilmek ve hangilerini yapabildiğini dürüstçe işaretlemek.
Adım 1: Resimlerdeki Sporları Tanıyalım
Önce resimlerde hangi sporlar var, onlara bir bakalım:
- Sol üstteki resim: Baseball (Beyzbol)
- Orta üstteki resim: Basketball (Basketbol)
- Sağ üstteki resim: Football / Soccer (Futbol)
- Sol alttaki resim: Golf (Golf)
- Orta alttaki resim: Tennis (Tenis)
- Sağ alttaki resim: Volleyball (Voleybol)
Adım 2: Kendine Sor ve İşaretle
Şimdi kendine şu soruları sor: “Ben basketbol oynayabilir miyim?”, “Ben futbol oynayabilir miyim?”… Eğer cevabın “evet” ise, o sporun yanındaki sarı daireye bir tik (✓) işareti koy. Eğer “hayır” ise boş bırak. Örneğin, voleybol ve basketbol oynayabiliyorsan sadece o ikisini işaretlemelisin.
Unutma, bu senin kişisel cevabın!
Soru 2d: Ask and answer questions about the sports above. (Yukarıdaki sporlar hakkında soru sor ve cevapla.)
Bu alıştırma bir diyalog, yani karşılıklı konuşma pratiğidir. Arkadaşınla örnekteki gibi bir sohbet yapmanız gerekiyor. Gelin örneği birlikte inceleyelim.
Adım 1: Örnek Diyaloğu Anlayalım
Resimde bir kız (Duygu) ve bir erkek (Larry) konuşuyor. Satoshi diye bir arkadaşlarından da bahsediyorlar.
- Duygu soruyor: What are your favourite sports? (Senin favori sporların neler?)
- Larry cevaplıyor: Playing golf and cycling. (Golf oynamak ve bisiklete binmek.)
- Duygu tekrar soruyor: Can you play football? (Futbol oynayabilir misin?)
- Larry cevaplıyor: No, I can’t, but I think Satoshi can. (Hayır, oynayamam ama bence Satoshi oynayabilir.)
- Larry de Duygu’ya soruyor: How about you, Duygu? Can you play football? (Peki ya sen, Duygu? Futbol oynayabilir misin?)
- Duygu cevaplıyor: No, I can’t. (Hayır, oynayamam.)
Adım 2: Kendi Diyaloğunu Oluştur
Şimdi sen de bir sınıf arkadaşını partner seçerek bu diyaloğun bir benzerini yapmalısın.
Önce arkadaşına favori sporlarını sor (What are your favourite sports?).
Sonra ona resimdeki sporlardan birini yapıp yapamadığını sor (Can you play tennis? gibi).
O da sana aynı soruları sorsun ve cevap ver. Böylece karşılıklı konuşma pratiği yapmış olursunuz.
Soru 2e: Now talk about yourself and your partner about sports. (Şimdi kendin ve partnerin hakkında sporlar üzerine konuş.)
Bu alıştırma, bir önceki konuşmada öğrendiğin bilgileri kullanarak cümle kurmanı istiyor. Yani, hem kendinin hem de arkadaşının neler yapıp neler yapamadığını anlatacaksın. Burada “and” (ve) ile “but” (ama, fakat) bağlaçlarını kullanmak çok önemli.
Adım 1: Örnek Cümleleri İnceleyelim
Duygu, Larry ile yaptığı konuşmadan sonra şunları söylüyor:
-
Larry and I can’t play football, but Satoshi can.
(Larry ve ben futbol oynayamayız ama Satoshi oynayabilir.)
Bak, burada ikisinin de yapamadığı bir şeyi “and” ile birleştirmiş, onlardan farklı olarak yapabilen birini ise “but” ile eklemiş. -
I can’t play golf, but Larry can.
(Ben golf oynayamam ama Larry oynayabilir.)
Burada da kendisinin yapamadığı bir şeyi, arkadaşının yapabildiği bir şeyle “but” kullanarak karşılaştırmış.
Adım 2: Kendi Cümlelerini Kur
Arkadaşınla yaptığın konuşmayı hatırla. Mesela sen voleybol oynayabiliyorsun ama arkadaşın oynayamıyor. O zaman şöyle bir cümle kurabilirsin:
“I can play volleyball, but Ayşe can’t.” (Ben voleybol oynayabilirim ama Ayşe oynayamaz.)
Eğer ikiniz de tenis oynayamıyorsanız ama öğretmeniniz oynayabiliyorsa şöyle diyebilirsin:
“Ali and I can’t play tennis, but our teacher can.” (Ali ve ben tenis oynayamayız ama öğretmenimiz oynayabilir.)
Umarım bu açıklamalarla alıştırmaları daha iyi anlamışsındır. Unutma, İngilizce pratik yaparak öğrenilir. Bol bol tekrar yapmayı ihmal etme! Başarılar dilerim!