Merhaba sevgili öğrenciler! Fen Bilimleri dersimizin bu bölümünde yiyeceklerimizi nasıl değerlendirebileceğimizi ve çevreye karşı sorumluluklarımızı öğreneceğiz. Gelin, birlikte bu güzel bilgileri keşfedelim!
Yiyeceklerimizi israf etmemek çok önemli. Peki, bunu nasıl yapabiliriz? Gelin birlikte inceleyelim.
- Yumuşamaya başlamış domateslerden ezme veya salça yapabiliriz. Portakal, çilek gibi meyvelerden de reçel veya marmelat yapabiliriz. Bakın, ne kadar da lezzetli şeyler çıkıyor!
- Evde önceden kalmış yemekler varsa, onları önce tüketmeliyiz. Çünkü taze yemekler varken bayat yemekleri yemek hem sağlığımız için daha iyi hem de israfı önler.
- Domates, çilek gibi bazı besinler çabuk bozulabilir. Bu yüzden bu tür yiyecekleri alırken dikkatli olmalı ve çabuk bozulanları fazla miktarda almamaya özen göstermeliyiz. Unutmayalım, taze taze tüketmek en güzeli!
Bu iki görselde de yiyeceklerimizi nasıl değerlendirebileceğimizi görüyoruz:
Soldaki görselde, taze domateslerden yapılmış, parlak kırmızı bir salça görüyoruz. Domatesler olgunlaşınca salça yapmak için harika bir fırsattır.
Sağdaki görselde ise biraz beklemiş, üzerinde küflenmeler başlamış çilekleri görüyoruz. Bu çilekler artık taze değil ve buzdolabında bekletilirse daha da çabuk bozulabilirler.
Şimdi de başka bir yiyecek israfını önleme yöntemine bakalım:
Artan besinleri daha sonra kullanarak değerlendirebiliriz. Böylece hem besinlerden tasarruf etmiş oluruz hem de mutfakta daha az çöp olur. Örneğin, artan ekmekleri kurutup parçalayıcıdan geçirerek ufak parçalara ayırabiliriz. Bu ufalanmış ekmekleri de köfte yapımında kullanabiliriz. Bakın ne kadar pratik ve faydalı bir yöntem!
Alttaki soldaki görselde, bayatlamış ekmek parçalarını görüyoruz. Bu ekmekler artık taze değil ama hala işe yarar!
Alttaki sağdaki görselde ise bu ekmeklerden elde edilmiş, incecik ekmek kırıntılarını görüyoruz. İşte bu kırıntılar köfte yapımında kullanılmaya hazır!
Şimdi de Proje Yapalım bölümüne geldik. Bu bölüm, hem çevreye hem de ihtiyacı olan insanlara yardım etme konusunda bize harika bir fikir veriyor:
-
Proje Fikri: Giyilmediğimiz, yıpranmamış kıyafetlerimizi veya kullanmadığımız bir oyuncağı ya da ev eşyasını, ihtiyacı olan kişilere ulaştırarak bunların yeniden kullanılmasını sağlayabiliriz. Bu konu ile ilgili olarak arkadaşlarımızla konuşabilir, kimlerin bu malzemelere ihtiyacı olduğunu belirleyebiliriz. Sonra da bu malzemelerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ile ilgili bir proje yapabilir ve arkadaşları-mızla birlikte projemizi gerçekleştirebiliriz. Projemizi gerçekleştirirken de arkadaşlarımız arasında adil bir görev dağılımı yapalım.
Bu proje sayesinde hem evimizdeki eşyaları değerlendirmiş oluruz hem de başkalarının mutluluğuna vesile oluruz. Ne kadar güzel bir davranış, değil mi?