8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 103
Harika bir konu! Merhaba sevgili öğrencim, gel birlikte bu güzel konudaki soruları inceleyelim ve cevaplayalım. Peygamber Efendimizin örnek hayatından yola çıkarak çevremizi ve kendimizi daha iyi anlamaya çalışalım.
Etkinlik Sorusu
Çevrenizdeki insanlar hakkı gözetme konusunda yeterince duyarlı davranıyorlar mı? Bu konudaki gözlem ve düşüncelerinizi ifade ediniz.
Bu soru, aslında senden bir gözlemci olmanı ve etrafında olan biteni düşünmeni istiyor. Cevabı kişiden kişiye değişebilir çünkü herkesin çevresi ve yaşadıkları farklıdır. Gel bu soruyu adım adım nasıl cevaplayabileceğini konuşalım.
Adım 1: “Hakkı Gözetmek” Ne Demek, Onu Anlayalım.
Hakkı gözetmek, adaletten ayrılmamak, başkalarının haklarına saygı duymak demektir. Bu, sadece büyük mahkemelerde olan bir şey değil, günlük hayatımızın her anında karşımıza çıkar. Örneğin, birinin sözünü kesmemek, kantin sırasında başkasının önüne geçmemek, emanet edilen bir eşyayı korumak, aile içinde kardeşler arasında adil olmak gibi davranışlar hep hakkı gözetmektir. Metinde de Peygamberimizin çocukları arasında ayrımcılık yapmayan babayı nasıl uyardığını okumuştuk, işte bu harika bir örnektir.
Adım 2: Çevreni Gözlemle.
Şimdi etrafına bir bak. Okulda, evde, sokakta, otobüste… İnsanların davranışlarını düşünelim.
- Olumlu Örnekler: Otobüste yaşlı birine yer veren bir genç gördün mü? Bu, o yaşlı kişinin rahat yolculuk yapma hakkına saygı duymaktır. Ya da yere çöp atan birini nazikçe uyaran birini? Bu da hepimizin temiz bir çevrede yaşama hakkını gözetmektir. Paylaşmayı seven, arkadaşının eşyasına zarar verdiğinde özür dileyip telafi etmeye çalışan insanlar da hakkı gözeten kişilerdir.
- Olumsuz Örnekler: Maalesef bazen tam tersini de görebiliriz. Sırada başkasının önüne geçenler, başkası konuşurken dinlemeyip lafa girenler, ortak kullanım alanlarını (mesela okul tuvaletlerini) kirli bırakanlar… Bunlar hep hak ihlalleridir.
Adım 3: Kendi Düşüncelerini Oluştur.
Bu gözlemlerinden sonra kendi cevabını oluşturabilirsin. Şöyle bir başlangıç yapabilirsin:
Bence çevremdeki insanlar bazen hakkı gözetme konusunda çok duyarlılar ama bazen de bu konuyu unutabiliyorlar. Mesela geçen gün markette bir tekerlekli sandalyeli birey için insanların kenara çekilip ona yol verdiğini gördüm, bu beni çok mutlu etti. Bu, o kişinin hareket etme hakkına duyulan saygıyı gösterir. Ancak okulda bazen arkadaşlarımın birbirleriyle alay ettiğini görüyorum, bu da kimsenin onuruyla oynanmaması hakkını ihlal etmektir. Sanırım hepimizin bu konuda Peygamber Efendimiz gibi daha dikkatli ve adil olmaya çalışması gerekiyor.
Unutma, bu senin kişisel gözlemin. Önemli olan, etrafına bu gözle bakabilmen ve doğru ile yanlışı ayırt edebilmendir.
Konuya Hazırlık Sorusu
Size değer verildiğini nasıl anlarsınız? Çevrenizdeki insanlara değer verdiğinizi nasıl ifade edersiniz?
Bu da yine harika bir düşünce sorusu! İki bölümden oluşuyor. Gel önce ilk bölümü, sonra ikinci bölümü ele alalım.
Adım 1: Bana Değer Verildiğini Nasıl Anlarım?
Birinin sana değer verdiğini anlamak için illa ki pahalı hediyeler alması gerekmez. Değer görmek, daha çok davranışlarla ve sözlerle hissedilen bir şeydir. Mesela;
- Birisi sen konuşurken telefonunu bırakıp gözlerinin içine bakarak seni dinliyorsa, bu sana değer verdiğini gösterir.
- Fikrini sorduklarında, “Sen bu konuda ne düşünüyorsun?” dediklerinde, bu senin düşüncelerine önem verdiklerini belli eder.
- Zor bir gün geçirdiğinde “Nasılsın, iyi misin?” diye sorup gerçekten cevabını bekliyorlarsa, bu sana değer verdiklerinin kanıtıdır.
- Başarılarını içtenlikle tebrik ediyorlarsa, kıskanmıyorlarsa…
- Sana karşı nazik ve saygılı bir dil kullanıyorlarsa…
İşte bu gibi küçük ama anlamlı davranışlar, bize değerli olduğumuzu hissettirir.
Adım 2: Ben Başkalarına Değer Verdiğimi Nasıl Gösteririm?
Bu sorunun cevabı aslında ilk adımın tam tersini yapmakta gizli! Başkalarına değerli olduklarını hissettirmek için onlara, sana nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davranmalısın.
- Arkadaşlarım ve ailem konuşurken onları can kulağıyla dinlerim.
- Onların fikirlerine saygı duyarım, benimkiyle aynı olmasa bile.
- Anneme, babama, kardeşime veya arkadaşıma yardıma ihtiyaçları olduğunda yardım ederim.
- “Lütfen”, “Teşekkür ederim”, “Özür dilerim” gibi sihirli kelimeleri kullanmaktan çekinmem.
- Arkadaşlarımın başarılarıyla mutlu olur, onları tebrik ederim.
- Kimseyle alay etmem, kimseyi dış görünüşü veya farklılıkları yüzünden yargılamam. Çünkü metinde de okuduğumuz gibi, Allah (cc) “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” buyuruyor. Her insan değerlidir.
Kısacası, insanlara değer vermek; onları dinlemek, anlamaya çalışmak, saygı duymak ve onlara karşı nazik olmaktır. Tıpkı Peygamber Efendimizin (sav) tüm insanlara gösterdiği gibi.