8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 70
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir konuyla karşı karşıyayız: “Dinin Temel Gayesi”. Bu, hayatımızdaki pek çok şeyin nedenini anlamamıza yardımcı olacak önemli bir ünite. Şimdi gönderdiğin görseldeki soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. Tıpkı derste yaptığımız gibi, her detayı konuşarak ilerleyeceğiz.
***
Soru 1: “Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında bir değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.” (Rûm suresi, 30. ayet)
Yukarıdaki ayette verilmek istenen esas düşünce nedir? Arkadaşlarınızla konuşunuz.
Çözüm:
Haydi gelin bu güzel ayetin bize ne anlatmak istediğini birlikte anlayalım. Bu ayet, dinin ve insan doğasının ne kadar iç içe olduğunu bizlere gösteriyor.
Adım 1: Ayette geçen anahtar kelimelere bakalım. Bunlardan en önemlisi “fıtrat” kelimesi. Fıtrat, Allah’ın insanı yaratırken onun doğasına yerleştirdiği özellikler demektir. Yani bir nevi bizim “orijinal ayarlarımız” gibidir. Bu ayarlarda tek bir yaratıcıya inanma eğilimi, iyiyi ve doğruyu sevme gibi temel özellikler bulunur.
Adım 2: Ayet bize diyor ki, “yüzünü dine çevir”. Yani, kendi doğana, kendi fıtratına uygun olan yola yönel. Çünkü Allah, insanları zaten bu dine inanmaya yatkın bir şekilde yaratmıştır. Tıpkı bir çiçeğin güneşe dönmesi gibi, insanın da doğası gereği yaratıcısına yönelme ihtiyacı vardır.
Adım 3: “Allah’ın yaratışında bir değişme yoktur” ifadesi, bu fıtratın yani temel insan doğasının evrensel ve kalıcı olduğunu vurgular. Zaman veya mekan fark etmeksizin, her insan bu temel özelliklerle dünyaya gelir.
Adım 4: Sonuç olarak, ayette verilmek istenen esas düşünce şudur: İslam dini, insanın yaratılışına, yani fıtratına en uygun olan dindir. İnsan, kendi doğasına döndüğünde ve onu takip ettiğinde huzuru ve doğru yolu bulur. Dosdoğru din, insanın bu “orijinal ayarlarına” hitap eden dindir.
***
Soru 2: “Önce can, sonra canan” sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Çözüm:
Bu çok sık duyduğumuz, çok anlamlı bir atasözümüzdür. Gelin kelimelerin anlamından yola çıkarak ne demek istediğini keşfedelim.
Adım 1: Atasözündeki kelimeleri inceleyelim.
- Can: Hayat, yaşam, sağlık, insanın kendi varlığı demektir.
- Canan: Çok sevilen kimse, sevgili, eş, dost gibi değer verilen diğer insanlar veya şeyler anlamına gelir.
Adım 2: Atasözü, bu iki kelimeyi bir öncelik sırasına koyuyor: “ÖNCE can” diyor. Yani, hayatta her şeyden önce insanın kendi canının, sağlığının ve güvenliğinin geldiğini vurguluyor.
Adım 3: Düşünelim, bir insan sağlıklı ve hayatta değilse sevdiklerine (cananına) bir faydası olabilir mi? Veya hayattan zevk alabilir mi? Tabii ki hayır. Bu yüzden bu söz bize şunu öğütler: Diğer her şeyden ve herkesten önce kendi hayatını ve sağlığını korumalısın. Çünkü var olabilmemizin ve sevdiklerimize faydalı olabilmemizin ilk şartı, bizim sağlıklı ve hayatta olmamızdır.
Adım 4: Bu söz, dersimizin konusu olan “Canın Korunması” ilkesini harika bir şekilde özetler. İslam dini, insan hayatını kutsal kabul eder ve korunmasını emreder. Tıpkı resimlerde gördüğümüz gibi, inşaatta baret takmak ya da arabada emniyet kemeri kullanmak, tam olarak “önce can” demektir. Yani, hayatımızı korumak için gerekli tüm tedbirleri almaktır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Unutmayın, bu konular hayatımızın ta kendisi. Anlayarak öğrendiğimizde çok daha anlamlı hale gelirler. Başarılar dilerim!