8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 89
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir üniteye başlangıç yapıyoruz: “Hz. Muhammed’in Örnekliği”. Bu üniteye hazırlanırken yapmanız istenen çalışmaları gelin birlikte adım adım inceleyelim ve cevaplayalım. Bu cevaplar sizin için birer başlangıç noktası olsun, sizler de kendi araştırmalarınızı yaparak defterinize daha zengin bilgiler ekleyebilirsiniz. Haydi başlayalım!
1. Soru: Kur’an-ı Kerim’den, doğruluk, dürüstlük ve adaletle ilgili birer ayet meali bularak defterinize yazınız.
Sevgili çocuklar, Kur’an-ı Kerim bizlere her konuda yol gösterir. Doğruluk, dürüstlük ve adalet de en çok üzerinde durduğu konulardandır. İşte bu güzel ahlak ilkeleriyle ilgili bazı ayet mealleri:
-
Doğruluk ve Dürüstlük ile ilgili:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.”
(Tevbe suresi, 119. ayet)Açıklaması: Bu ayette Yüce Allah, bizden kendisine karşı sorumluluklarımızın bilincinde olmamızı ve her zaman doğru, dürüst insanlarla birlikte hareket etmemizi istiyor. Çünkü kiminle arkadaşlık edersek, ona benzeriz. Doğru insanlarla olmak, bizi de doğru yolda tutar.
-
Adalet ile ilgili:
“Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun…”
(Nisâ suresi, 135. ayet)Açıklaması: Bu ayet ise adaletin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Adaleti sağlarken, en sevdiklerimiz bile olsa, eğer haksızlarsa doğruyu söylememiz gerektiğini anlatıyor. Adalet, kişiye göre değişmeyen, herkes için eşit olandır.
2. Soru: Sevgi ve merhamet konulu bir şiir bularak sınıfınızda okuyunuz.
Sevgi ve merhamet, dünyamızı güzelleştiren en önemli duygulardır. Bu konuda yazılmış o kadar güzel şiir var ki! Ben size örnek olarak büyük düşünür Yunus Emre’den kısa bir bölüm seçtim. Siz de farklı şairlerden şiirler bulabilirsiniz.
Yaratılanı Sev
Ben gelmedim dava için,
Benim işim sevgi için.
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim.Yaratılanı severiz,
Yaradan’dan ötürü.– Yunus Emre
Açıklaması: Yunus Emre bu şiirinde, dünyaya kavga etmek için değil, sevmek ve sevgiyi yaymak için geldiğini söylüyor. İnsanların kalbini kırmanın değil, gönüller kazanmanın önemini vurguluyor. En önemlisi de “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” diyerek, Allah’ın yarattığı her canlıya (insan, hayvan, bitki) sırf Allah’ın eseri olduğu için sevgi ve merhametle yaklaşmamız gerektiğini anlatıyor.
3. Soru: “Danışan dağlar aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.” atasözünü açıklayan kısa bir yazı yazınız.
Atasözleri, atalarımızın uzun yıllar boyunca edindikleri tecrübeleri bizlere kısa ve öz bir şekilde anlatan çok değerli sözlerdir. Bu atasözü de bize çok önemli bir ders verir.
Adım 1: Atasözünü Anlayalım
“Danışan dağlar aşmış” demek, bir işe başlamadan önce o işi bilen, tecrübeli kişilere akıl soran, onlarla fikir alışverişi yapan bir kimsenin en zor işlerin bile üstesinden gelebileceği anlamına gelir. Buradaki “dağ”, karşılaşılan büyük zorlukları temsil eder.
“Danışmayan düz yolda şaşmış” ise, “ben her şeyi bilirim” diyerek kimseye danışmayan, kendi başına hareket eden bir kişinin en kolay işlerde bile hata yapabileceğini, yolunu şaşırabileceğini anlatır. Buradaki “düz yol” ise kolay gibi görünen işlerdir.
Adım 2: Ana Fikri Yazalım
Kısacası bu atasözü, bilmediğimiz konularda başkalarının bilgisine ve tecrübesine başvurmanın, yani danışmanın önemini vurgular. Tek başımıza çözemeyeceğimiz sorunları, başkalarıyla konuşarak kolayca çözebilir, yapacağımız hataların önüne geçebiliriz. Peygamber Efendimiz de önemli kararlar alırken her zaman arkadaşlarına (sahabelerine) danışırdı. Bu yüzden bir karar alırken ailemize, öğretmenlerimize veya güvendiğimiz büyüklerimize danışmaktan asla çekinmemeliyiz.
4. Soru: Hz. Peygamber’in (sav) hak ve adalet konulu iki hadisini bularak defterinize yazınız.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), hayatı boyunca adalete çok büyük önem vermiştir. Onun bu konudaki sözleri, yani hadisleri, bizler için en güzel rehberdir. İşte iki örnek:
-
1. Hadis-i Şerif:
“Güçsüzün, incitilmeksizin hakkını alamadığı bir toplum yücelemez.”
Açıklaması: Bu sözüyle Peygamberimiz, bir toplumun gelişmişliğinin ve büyüklüğünün en önemli ölçüsünün adalet olduğunu belirtiyor. Eğer bir yerde fakir, zayıf veya kimsesiz bir insan hakkını kolayca ve korkmadan arayamıyorsa, o toplumun ilerlemesi ve yükselmesi mümkün değildir. Gerçek adalet, en güçsüz olanı korumaktır.
-
2. Hadis-i Şerif:
Peygamberimiz, soylu bir aileden bir kadın hırsızlık yaptığında onu affetmesini isteyenlere şöyle cevap vermiştir:
“Allah’a yemin ederim ki, hırsızlık yapan Muhammed’in kızı Fâtıma bile olsa, onun elini keserdim.”Açıklaması: Bu olay, Peygamberimizin adaleti uygularken ne kadar kararlı ve tarafsız olduğunu gösteren en etkileyici örneklerden biridir. Adaletin zengin, fakir, soylu veya akraba dinlemediğini; suç işleyen kim olursa olsun cezasını çekmesi gerektiğini en net şekilde ifade etmiştir. Bu, hukukun üstünlüğünün en temel ilkesidir.
5. Soru: Hz. Muhammed’in (sav) insan ilişkilerinin nasıl olduğunu araştırınız. Edindiğiniz bilgileri defterinize not ediniz.
Peygamber Efendimiz, sadece bir peygamber değil, aynı zamanda en güzel ahlaka sahip bir insandı. Onun insanlarla olan ilişkileri hepimiz için birer örnektir. Araştırmalarınıza başlangıç olması için bazı özelliklerini aşağıda sıraladım:
- Güvenilirdi: Daha peygamber olmadan önce bile Mekke’de herkes ona doğruluğu ve dürüstlüğü sebebiyle “Muhammedü’l-Emin” (Güvenilir Muhammed) derdi.
- Merhametli ve Şefkatliydi: Sadece insanlara değil, hayvanlara ve bitkilere karşı bile çok merhametliydi. Çocukları çok sever, onların başını okşar, onlarla oyunlar oynardı. Yaşlılara hürmet gösterirdi.
- Alçakgönüllüydü: Bir peygamber ve devlet başkanı olmasına rağmen asla kibirli davranmazdı. Kendi söküğünü kendi diker, ev işlerine yardım eder, halkın arasında onlardan biri gibi yaşardı.
- Sabırlı ve Affediciydi: Kendisine kötülük yapanları bile çoğu zaman affederdi. İnsanların hatalarına karşı çok sabırlıydı.
- Adaletliydi: Herkese eşit davranır, insanlar arasında ayrım yapmazdı. Zengin-fakir, güçlü-güçsüz demeden herkese hakkını verirdi.
- İyi Bir Dinleyiciydi: Biri onunla konuştuğunda, sözü bitene kadar yüzünü ondan çevirmez, dikkatle dinlerdi. İnsanların fikirlerine değer verirdi.
6. Soru: Kur’an-ı Kerim mealinden, Kureyş suresinin anlamını bularak defterinize yazınız.
Kureyş suresi, Kur’an-ı Kerim’in 106. suresidir ve 4 ayetten oluşur. Peygamber Efendimizin de mensubu olduğu Kureyş kabilesinden bahseder. İşte surenin anlamı (meali):
Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
1. Kureyş’in güvenliğini, emniyetini sağladığı için,
2. Onların kış ve yaz yolculuklarında güvenliğini sağladığı için,
3. Hiç olmazsa onun için bu Beyt’in (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.
4. O Rab ki, onları açlıktan doyurdu ve her türlü korkudan emin kıldı.
Açıklaması: Bu surede Yüce Allah, Kureyş kabilesine verdiği büyük nimetleri hatırlatıyor. Kâbe sayesinde saygı görüyorlar, ticaret için yaptıkları tehlikeli yaz ve kış yolculuklarında güvende oluyorlardı. Allah onlara hem rızık vererek açlıklarını gidermiş hem de onları korkularından emin kılmıştı. Allah, bu büyük nimetlere karşılık olarak onlardan sadece Kâbe’nin Rabbi olan kendisine ibadet etmelerini, yani nankörlük etmemelerini istiyor.
Umarım bu açıklamalar ödevlerinize yardımcı olur. Unutmayın, en iyi öğrenme yolu merak etmek ve araştırmaktır. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!