8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 59
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizde yer alan çok anlamlı bir sure olan Mâûn suresini ve bize verdiği mesajları inceleyeceğiz. Görseldeki etkinlik sorusunu birlikte adım adım çözümleyelim.
Etkinlik Sorusu: Mâûn suresinde kınanan olumsuz davranışlar ve bunların zararları üzerinde arkadaşlarınızla konuşunuz.
Harika bir etkinlik! Mâûn suresi, bize toplum içinde nasıl daha iyi bir insan olabileceğimize dair çok önemli ipuçları verir. Gelin şimdi bu surede dikkat çekilen ve kaçınmamız gereken olumsuz davranışları ve bunların neden kötü olduğunu adım adım inceleyelim.
Mâûn suresinin anlamını dikkatlice okuduğumuzda, Allah’ın bizden uzak durmamızı istediği bazı kötü davranışları fark ederiz. Haydi, bunları listeleyelim ve zararlarını konuşalım.
-
Adım 1: Hesap ve ceza gününü yalanlamak
Surenin ilk ayetinde, ahiret gününe, yani bu dünyada yaptıklarımızın karşılığını göreceğimiz o büyük güne inanmayan kişilerden bahsedilir.
Peki bunun zararı nedir? Eğer bir insan yaptıklarından bir gün sorumlu tutulacağına inanmazsa, başkalarına karşı haksızlık yapmaktan, kötü söz söylemekten veya bencilce davranmaktan çekinmeyebilir. Bu durum, toplumdaki adalet ve güven duygusunu zedeler. -
Adım 2: Yetimi itip kakmak
Sure, annesi veya babası olmayan, korunmaya ve sevgiye muhtaç olan yetimlere kötü davrananları kınar. Onları hor görmek, haklarını yemek, kalplerini kırmak çok büyük bir yanlıştır.
Bunun zararı nedir? Bu davranış, toplumdaki en temel değerlerden olan merhamet ve şefkat duygusunu yok eder. Korunmasız bir çocuğa kötü davranmak, bir toplumun vicdanının ne kadar zayıfladığını gösterir. -
Adım 3: Yoksulu doyurmaya teşvik etmemek
Sadece kendisi yardım etmemekle kalmayıp, başkalarının da yoksullara, fakirlere yardım etmesine önayak olmayan, onları bu konuda yüreklendirmeyen insanlar eleştirilir.
Bunun zararı nedir? Toplumdaki yardımlaşma ve dayanışma ruhunu ortadan kaldırır. İnsanlar “bana ne” demeye başlar ve ihtiyaç sahipleri yalnız bırakılır. Bu da toplumsal bağları zayıflatır ve insanları birbirine yabancılaştırır. -
Adım 4: Namazlardan gafil olmak ve gösteriş yapmak
Burada iki önemli konu var:
a) Namazı ciddiye almamak, ne anlama geldiğini düşünmeden, özensizce, sırf bir görev gibi yapmak.
b) İbadetini Allah’ın rızasını kazanmak için değil de, çevresindeki insanlara “Bakın, ben ne kadar dindar biriyim” mesajı vermek için, yani gösteriş amacıyla yapmak.
Bu davranışların zararı nedir? İbadetlerimizin en önemli parçası olan samimiyeti (ihlâsı) kaybetmemize neden olur. Gösteriş için yapılan bir ibadetin veya iyiliğin manevi bir değeri kalmaz. Önemli olan, içtenlikle ve sadece Yaradan için bir şeyler yapmaktır. -
Adım 5: Ufacık bir yardıma bile engel olmak
Surenin sonunda, en küçük bir yardımdan bile kaçınan insanlar kınanır. “Mâûn” kelimesi, komşular arasında alınıp verilen bir tabak yemek, bir tutam tuz gibi günlük hayattaki küçük yardımlaşmaları ifade eder.
Bunun zararı nedir? Bu durum, bencilliğin en son noktasıdır. İnsanlar arasındaki komşuluk ilişkilerini, güveni ve sevgiyi bitirir. Küçücük bir iyilikten bile kaçınan bir toplumda kimse birbirine destek olmaz ve herkes yalnız kalır.
Kısacası sevgili arkadaşlar, Mâûn suresi bize gerçek inancın, sadece belirli ibadetleri yapmakla sınırlı olmadığını; aynı zamanda ihtiyaç sahiplerini gözetmek, merhametli olmak, yaptığımız her işte samimi olmak ve iyiliği en küçük şekilde bile olsa yaymaktan geçtiğini öğretir. Bu kötü davranışlardan uzak durarak hem daha iyi bir insan olur hem de yaşadığımız toplumu daha güzel bir yer haline getirebiliriz.