8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 25
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla ilgili bir etkinlik sorusu var karşımızda. Gel, şimdi bu metni ve altındaki şiirleri bir öğretmen gözüyle inceleyelim ve soruyu birlikte, adım adım çözelim. Eminim çok kolay anlayacaksın.
Etkinlik Sorusu
“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası.
Dostunun yüz karası, düşmanının maskarası.”Mehmet Âkif Ersoy, Safahat, s. 63
“Çalış dedikçe dinimiz, çalışmadın, durdun,
Onun hesabına birçok hurafe uydurdun!
Sonunda bir de ‘tevekkül’ sokuşturup araya,
Zavallı dini çevirdin maskaraya!”Mehmet Âkif Ersoy, Safahat, s. 229
Soru: Yukarıdaki dizelerde verilmek istenen mesaj nedir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Çözüm:
Bu güzel şiirler, bize çalışmanın önemi ve bazı kavramları yanlış anlamanın tehlikeleri hakkında çok önemli şeyler söylüyor. Gel şimdi bu mesajları adım adım keşfedelim.
Adım 1: İlk Şiiri Anlayalım
Mehmet Âkif Ersoy ilk şiirde bize ne diyor, bir bakalım:
- “Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası” dizesiyle, çalışıp kendi geçimini sağlamayan, alın teriyle para kazanmayan bir insandan bahsediyor.
- “Dostunun yüz karası, düşmanının maskarası.” dizesiyle de bu durumun sonucunu anlatıyor. Yani, çalışmayan bir kişi, hem onu seven dostlarını utandırır (yüz karası olur) hem de düşmanları tarafından alay konusu olur (maskara olur).
- Kısacası, bu şiir bize çalışmanın insan onuru ve saygınlığı için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Tembellik, insanı hem dostlarına hem de düşmanlarına karşı küçük düşürür.
Adım 2: İkinci Şiiri Yorumlayalım
İkinci şiir ise konuyu dinimiz açısından ele alıyor ve çok daha derin bir eleştiri yapıyor:
- “Çalış dedikçe dinimiz, çalışmadın, durdun,” diyor şair. Yani, dinimiz İslam bize sürekli çalışmayı, üretmeyi emrederken, sen tembellik ettin, hiçbir şey yapmadın diyor.
- “Onun hesabına birçok hurafe uydurdun!” dizesi ise bu tembelliği haklı çıkarmak için dinin arkasına sığınıp, aslı olmayan inançlar (hurafeler) uydurduğunu söylüyor.
- “Sonunda bir de ‘tevekkül’ sokuşturup araya,” dizesi en can alıcı nokta! Burada tevekkül kavramının yanlış anlaşıldığını görüyoruz. Tevekkül, “elinden gelen her şeyi yaptıktan sonra sonucunu Allah’a bırakmak” demektir. Ama bazı insanlar hiçbir şey yapmadan, “Ben tevekkül ediyorum.” diyerek tembelliklerine kılıf uydururlar. Şair de tam olarak bunu eleştiriyor.
- “Zavallı dini çevirdin maskaraya!” diyerek de bu yanlış davranışların, dinimizi yanlış gösterdiğini ve adeta alay konusu haline getirdiğini söylüyor.
Adım 3: Ana Mesajı Belirleyelim
Şimdi iki şiirden çıkardığımız sonuçları birleştirelim. Şair Mehmet Âkif Ersoy’un bize vermek istediği asıl mesaj şudur:
Sonuç:
Bu dizelerde verilmek istenen ana mesaj; insanın rızkını kazanmak ve onurlu bir hayat sürmek için mutlaka çalışması gerektiğidir. Dinimiz de bunu emreder. Tembellik edip, kendi sorumluluklarından kaçmak ve bunu kader, kısmet ya da yanlış anlaşılan tevekkül gibi dini kavramların arkasına saklayarak meşrulaştırmaya çalışmak hem kişiye hem de dinin doğru anlaşılmasına büyük zarar verir. Gerçek tevekkül, çalışıp çabaladıktan sonra Allah’a güvenmektir.
Umarım açıklamam faydalı olmuştur. Unutma, emek en yüce değerdir!