8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 36
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla ilgili sorular göndermişsin. Şimdi seninle bir öğretmen olarak bu metinleri ve soruları inceleyip, herkesin anlayacağı şekilde, adım adım cevaplayalım. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. Soru Metni:
Sihirbazlar ve Hz. Musa (as) niçin yarışmıştır? Sihirbazların yarışma sonundaki tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Firavun ve çevresindeki kişilerin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soruyu daha iyi anlamak için metni adım adım inceleyelim.
Adım 1: Hz. Musa ve sihirbazlar neden yarıştı?
Metinde okuduğumuz gibi, Hz. Musa, Firavun’a Allah’ın elçisi olduğunu söylemiş ve ona mucizeler göstermiştir. Ancak kibirli olan Firavun, Hz. Musa’nın yaptıklarının bir sihir olduğunu iddia etti. Kendi gücünün daha üstün olduğunu kanıtlamak ve halkın gözünde Hz. Musa’yı küçük düşürmek için ülkesindeki en usta sihirbazları topladı. Yani bu yarışma, gerçeğin ne olduğunu ve kimin gücünün daha üstün olduğunu göstermek için yapıldı. Firavun sihrin kazanacağını düşünürken, Hz. Musa Allah’ın gücünün galip geleceğini biliyordu.
Adım 2: Sihirbazların tepkisi nasıldı?
Sihirbazlar, yaptıkları işin en iyileriydi. Onlar iplerini ve değneklerini attıklarında, insanların gözünü boyayan bir illüzyon, yani bir göz aldanması yaptılar. Ancak Hz. Musa asasını attığında, asası gerçek bir yılana dönüştü ve sihirbazların yaptığı her şeyi yuttu. Sihirbazlar, bunun bir sihir olmadığını, çünkü kendi bildikleri hiçbir sihrin bunu yapamayacağını anladılar. Bu, ancak ve ancak gerçek bir mucize olabilirdi. Bu yüzden gerçeği hemen kabul ettiler. Gurur yapmadılar ve hemen secdeye kapanarak “Âlemlerin rabbine, Mûsâ ve Hârûn’un rabbine iman ettik” dediler. Bu davranışları, onların gerçeği gördüklerinde dürüstçe kabul ettiklerini gösterir. Çok onurlu bir davranıştır.
Adım 3: Firavun ve çevresindekilerin tavrı nasıldı?
Firavun ise tam tersi bir tavır sergiledi. Kendi sihirbazları bile gerçeği kabul edip iman etmişken, o inadından ve kibrinden vazgeçmedi. Gerçeği apaçık görmesine rağmen yenilgiyi kabul etmedi. Hatta iman eden sihirbazları tehdit etti. Bu durum, Firavun’un ne kadar inatçı, kibirli ve gerçeğe kapalı biri olduğunu gösteriyor. Gücünü ve otoritesini kaybetmekten korktuğu için doğru olanı kabul etmek istemedi.
2. Soru Metni:
Okuduğunuz metinden Hz. Musa’nın çalışkanlığı, sabırlı, kararlı ve tevekkül sahibi oluşu hakkında ne gibi sonuçlar çıkarılabilir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Çözüm:
Elbette, metinden Hz. Musa’nın bu güzel özelliklerini rahatlıkla çıkarabiliriz. Bakalım nasıl:
- Sabırlı Oluşu: Sihirbazlar ona “Ey Musa! Ya önce sen at ya da önce atanlar biz olalım.” dediklerinde, Hz. Musa onlara “Siz atın” dedi. Acele etmedi, telaşa kapılmadı ve sırasını onlara verdi. Bu, onun ne kadar sabırlı ve kendine güvenen biri olduğunu gösterir.
- Kararlı Oluşu: Karşısında koskoca bir imparator, yani Firavun ve onun en yetenekli sihirbazları vardı. Buna rağmen Hz. Musa, davasından bir an bile vazgeçmedi. Allah’ın emrini yerine getirmek için kararlı bir şekilde onların karşısına dikildi.
- Tevekkül Sahibi Oluşu: Tevekkül, bir iş için elinden geleni yaptıktan sonra sonucunu Allah’a bırakmak, O’na güvenmektir. Hz. Musa, karşısındaki kalabalığa ve sihirbazların gösterisine rağmen hiç korkmadı. Çünkü o, kendi gücüne değil, Allah’ın gücüne güveniyordu. Allah ona “Asânı at!” dediğinde tereddüt etmeden attı. Bu, onun tevekkülünün en güzel örneğidir.
- Çalışkanlığı: Metinde doğrudan çalışkanlığı ile ilgili bir ifade olmasa da, Allah’ın verdiği peygamberlik görevini en zorlu şartlarda bile yerine getirmeye çalışması, Firavun gibi bir zalimin karşısına çıkma cesareti göstermesi, onun bu görev için ne kadar çalışkan ve gayretli olduğunun bir kanıtıdır.
3. Soru Metni (Konuya Hazırlık):
Ayete’l-Kürsi’de Yüce Allah’ın (cc) hangi özellikleri anlatılmaktadır? Bu konuda neler biliyorsunuz?
Çözüm:
Harika bir soru! Ayete’l-Kürsi, Bakara suresinin 255. ayetidir ve adeta Yüce Allah’ı bize tanıtan bir kimlik kartı gibidir. İçinde Allah’ın eşsiz sıfatları ve özellikleri anlatılır. Bildiklerimizi şöyle sıralayabiliriz:
- Allah’ın Bir ve Tek Olduğu (Tevhit): Ayet, “Allah, O’ndan başka ilah yoktur…” diye başlar. Bu, İslam’ın temeli olan tevhit inancını, yani Allah’ın bir ve tek olduğu gerçeğini en başta vurgular.
- Hayy ve Kayyûm Olduğu: Hayy, sürekli diri ve hayat sahibi demektir. Hayatın kaynağı O’dur. Kayyûm ise her şeyi ayakta tutan, yöneten ve koruyup gözeten demektir. Kâinat O’nun sayesinde varlığını sürdürür.
- Uyumadığı ve Yorulmadığı: Ayette O’nu ne bir uyuklama ne de bir uykunun tutmayacağı söylenir. Bu, O’nun hiçbir eksikliği olmadığını, yaratılmışlara benzemediğini ve kâinatı bir an bile gözetimsiz bırakmadığını gösterir.
- Her Şeyin Sahibi Olduğu: “Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur.” ifadesiyle mülkün tek sahibinin Allah olduğu belirtilir.
- İlminin Sonsuz Olduğu: Allah, yarattıklarının geçmişini de geleceğini de, gizlisini de açığını da bilir. “Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarı dışında bir şey kavrayamazlar.” denilerek O’nun ilminin ne kadar kuşatıcı ve sonsuz olduğu anlatılır.
- Kudretinin ve Azametinin Sonsuz Olduğu: “O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır.” ifadesi, O’nun gücünün, kudretinin ve egemenliğinin ne kadar büyük ve sınırsız olduğunu anlatır.
- Aliyy ve Azîm Olduğu: Ayetin sonunda Allah’ın çok yüce (Aliyy) ve çok büyük (Azîm) olduğu vurgulanır.
Kısacası Ayete’l-Kürsi, bize Allah’ın ne kadar güçlü, bilgili, yüce ve eşsiz bir varlık olduğunu öğretir.
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin!