8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 29
Harika bir etkinlik, haydi gel birlikte bu soruları adım adım inceleyelim ve çözelim. Sosyal Bilgiler dersimizin bu konusu, aslında hayatımızın her anında bize yol gösteren önemli bir inancı, kaderi ve tevekkülü anlatıyor.
Soru: Mehmet Âkif Ersoy’un dörtlüğünü ve yukarıdaki metni dikkate alarak “Başarılı olmak için neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Bu konuda atalarımız neler yapmış olabilir?” sorularını cevaplayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik bizden hem şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un dizelerini hem de üstteki açıklama metnini birleştirerek düşünmemizi istiyor. Gel, adım adım ilerleyelim.
Adım 1: Şiiri ve Metni Anlayalım
Öncelikle Mehmet Âkif Ersoy’un o güzel dörtlüğüne bakalım:
“Allah’a inandım” diye sen çıkma yataktan.
Manayı tevekkül bu mudur? Hey gidi nâdan!
Ecdadını zannetme, asırlarca uyurdu;
Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu?
Burada şair bize ne diyor? “Ben Allah’a inanıyorum, O bana yardım eder” diyerek tembellik yapmak, yataktan bile çıkmamak doğru bir davranış değildir diyor. Böyle düşünenlere de “nâdan” yani cahil, bilgisiz diyor. Gerçek tevekkülün (Allah’a güvenip dayanmanın) anlamının bu olmadığını vurguluyor. Sonra da bize atalarımızı, yani ecdadımızı örnek gösteriyor. Eğer onlar da asırlarca yatsalardı, çalışıp çabalamasalardı, bu güzel vatanı nasıl kurup bize miras bırakabilirlerdi ki?
Yukarıdaki metin de aynı şeyi söylüyor: Başarı şansla veya alın yazısıyla değil, aklımızı kullanarak ve çalışarak elde edilir. Tembellik edip başarısız olanlar kaderi değil, kendilerini suçlamalıdır. Allah, sabırla ve kararlılıkla çalışanlara yardım eder.
Adım 2: İlk Soruyu Cevaplayalım: Başarılı olmak için ne yapmalı, neden kaçınmalıyız?
Bu iki metinden çıkardığımız sonuçlarla bu soruyu kolayca cevaplayabiliriz:
Başarılı olmak için yapmamız gerekenler:
- Çalışmak ve emek harcamak: Hedeflerimize ulaşmak için gayret göstermeliyiz.
- Aklımızı kullanmak: Karşılaştığımız sorunlara çözüm bulmak için düşünmeli, plan yapmalıyız.
- Sabırlı, kararlı ve disiplinli olmak: Başarı hemen gelmeyebilir. Pes etmeden, düzenli bir şekilde çalışmaya devam etmeliyiz.
- Sorumluluk almak: Yaptığımız işin sorumluluğunu üstlenmeliyiz. Başarısız olduğumuzda bahaneler aramak yerine nerede hata yaptığımızı bulmalıyız.
- Doğru tevekkül anlayışına sahip olmak: Önce elimizden gelen her şeyi yapmalı, tüm önlemleri almalı, sonra sonucunu Allah’a bırakmalıyız.
Kaçınmamız gerekenler:
- Tembellik: “Allah’a inandım” diyerek yataktan çıkmamak gibi bir yanlışa düşmemeliyiz.
- Sabırsızlık ve gevşeklik: İşimize önem vermemek, hemen pes etmek bizi başarısızlığa götürür.
- Kaderi suçlamak: Kendi tembelliğimizin veya hatalarımızın sonucunu kadere, şansa veya alın yazısına bağlamamalıyız.
- Pasif bir bekleyiş içinde olmak: Hiçbir çaba göstermeden bir şeylerin kendi kendine olmasını beklemekten kaçınmalıyız.
Adım 3: İkinci Soruyu Cevaplayalım: Bu konuda atalarımız neler yapmış olabilir?
Mehmet Âkif’in şiiri bu soruya harika bir cevap veriyor. “Ecdadını zannetme, asırlarca uyurdu” dizesi, atalarımızın tembel olmadığını, sürekli çalıştığını anlatıyor.
O zaman şöyle düşünebiliriz:
- Atalarımız, bu vatanı kurmak ve korumak için gece gündüz demeden çalışmışlardır.
- Savaşlarda canlarını ortaya koyarak mücadele etmişlerdir.
- Bilimde, sanatta, mimaride harika eserler ortaya koymak için emek harcamışlardır.
- Tarlalarını ekmişler, hayvanlarını beslemişler, yani rızıklarını kazanmak için gereken her şeyi yapmışlar ve sonra Allah’a dua etmişlerdir.
- Onlar, “Önce tedbir, sonra tevekkül” anlayışıyla hareket etmişler. Yani önce çalışmış, çabalamış, sonra Allah’a güvenmişlerdir. Eğer sadece oturup dua etselerdi, ne büyük bir medeniyet kurabilirlerdi ne de bize bu güzel yurdu bırakabilirlerdi.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, başarıya giden yol çalışmaktan ve sorumluluk almaktan geçer!