8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 44
Harika bir etkinlik sorusu! Hadi gel, bu güzel ayetleri birlikte inceleyelim ve İslam dininin paylaşma ve yardımlaşmaya ne kadar önem verdiğini anlayalım. Ben senin Sosyal Bilgiler ve Din Kültürü öğretmeninim ve bu konuyu sana en anlaşılır şekilde açıklayacağım.
Soru Numarası ve Metni: Etkinlik
Yukarıdaki ayetleri, İslam’ın paylaşma ve yardımlaşmaya verdiği önem açısından yorumlayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik bizden verilen üç ayeti okuyup, bu ayetlerin bize yardımlaşma ve paylaşma hakkında ne gibi mesajlar verdiğini düşünmemizi istiyor. Hadi adım adım gidelim ve her bir ayeti mercek altına alalım.
Adım 1: Birinci Ayeti Anlayalım (Mâide suresi, 2. ayet)
“…İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının…”
Bu ayet, bize yardımlaşmanın bir sınırı ve amacı olduğunu öğretiyor. Düşünsene, bir arkadaşın senden kopya çekmek için yardım istese, bu doğru bir yardımlaşma olur mu? Elbette olmaz. İşte bu ayet bize tam da bunu söylüyor:
- Yardımlaşmanın yönü doğru olmalı: Sadece iyilik ve Allah’ın seveceği güzel işler için birbirimize destek olmalıyız. Mesela derslerine yardım etmek, bir fakire yemek götürmek, yaşlı birine yardım etmek gibi…
- Kötülükte yardımlaşma olmaz: Günah sayılan, başkalarına zarar veren veya düşmanlığı artıran konularda yardımlaşmak kesinlikle yasaklanmıştır.
Yani İslam, bize körü körüne bir yardımlaşmayı değil, bilinçli ve iyi niyetli bir yardımlaşmayı emrediyor.
Adım 2: İkinci Ayeti Anlayalım (Haşr suresi, 9. ayet)
“Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
Bu ayet ise yardımlaşmanın en üst seviyesini, yani fedakârlığı anlatıyor. Burada bahsedilen kişiler, Mekke’den Medine’ye göç eden Müslümanlara (Muhacirler) kucak açan Medineli Müslümanlardır (Ensar).
- Cömertlik ve Sevgi: Medineliler, evlerini, yiyeceklerini, her şeylerini hiç tanımadıkları göçmen kardeşleriyle paylaşmışlar. Hem de bunu yaparken “Neden onlara daha çok veriliyor?” diye kıskançlık duymamışlar.
- Kendinden Önce Başkasını Düşünmek: En etkileyici kısmı ise şu: “Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler.” Yani, kendilerinin de ihtiyacı olmasına rağmen, ellerindekini başkasına vermişler. Buna îsâr denir ve bu, paylaşmanın zirvesidir.
Bu ayet bize, gerçek yardımlaşmanın, kendi ihtiyacın varken bile başkasının ihtiyacını gidermek olduğunu gösteriyor.
Adım 3: Üçüncü Ayeti Anlayalım (Bakara suresi, 274. ayet)
“Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra sarf edenler var ya, onların mükâfatları Allah katındadır. Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler.”
Bu ayet de paylaşma ve yardımlaşmanın karşılığını, yani mükâfatını müjdeliyor.
- Süreklilik ve Samimiyet: Yardım etmenin zamanı ve şekli yoktur. İster gece, ister gündüz; ister herkesin içinde (başkalarını da teşvik etmek için), ister kimse görmeden gizlice yapabilirsin. Önemli olan niyettir.
- En Büyük Mükâfat: Bu şekilde yardım eden insanlara Allah’ın çok büyük bir ödül vereceği söyleniyor. Sadece ahirette değil, dünyada da iç huzuru bulacakları, gelecekten korku ve geçmişten üzüntü duymayacakları belirtiliyor.
Yani İslam, yapılan iyiliklerin asla karşılıksız kalmayacağını, hem bu dünyada hem de ahirette insanı mutlu edeceğini vaat ederek bizleri yardımlaşmaya teşvik ediyor.
Sonuç:
Sevgili öğrencim, bu üç ayeti birleştirdiğimizde İslam’ın paylaşma ve yardımlaşmaya bakışını çok net bir şekilde görüyoruz:
1. Yardımlaşma, sadece iyi ve güzel şeyler için yapılmalıdır.
2. Gerçek yardımlaşma, kendi ihtiyacın varken bile başkasını düşünebilmektir (fedakârlıktır).
3. Yapılan her türlü yardımın karşılığı hem bu dünyada huzur olarak, hem de ahirette Allah katında büyük bir mükâfat olarak verilecektir.
Kısacası, İslam’a göre paylaşmak ve yardımlaşmak, sadece bir iyilik değil, aynı zamanda toplumu bir arada tutan, sevgiyi ve kardeşliği güçlendiren, insanı hem dünyada hem de ahirette mutluluğa ulaştıran çok önemli bir ibadettir.