8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 21
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Gelin, gönderdiğiniz görseldeki etkinliği birlikte adım adım çözelim ve ayetlerdeki o güzel mesajları anlamaya çalışalım. Bu konular ilk başta biraz karışık gelebilir ama aslında hepsi birbiriyle çok bağlantılı. Hazırsanız başlayalım!
1. Soru: Yukarıdaki ayetlerde verilmek istenen mesajlar nedir? Belirleyiniz.
Bu soruyu cevaplamak için bize verilen üç ayeti de tek tek incelememiz gerekiyor. Her bir ayetin bize ne anlatmak istediğini bulalım.
Adım 1: İbrahim suresi, 52. ayeti inceleyelim.
“Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.”
Bu ayet bize Kur’an-ı Kerim’in gönderiliş amacını anlatıyor. Mesajları şöyle sıralayabiliriz:
- Kur’an, insanlar için bir uyarıcıdır. Yani bizleri yanlış yollara sapmaktan korumak için gönderilmiştir.
- Allah’ın bir ve tek olduğunu (tevhid inancı) öğretir.
- Aklımızı kullanarak düşünmemizi ve ondan dersler çıkarmamızı (öğüt almamızı) ister. Demek ki dinimiz akla ve düşünmeye çok önem veriyor.
Adım 2: İnsan suresi, 30. ayeti inceleyelim.
“Sizler ancak Rabb’inizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.”
Bu ayet ise bizim irademiz (isteklerimiz) ile Allah’ın iradesi arasındaki ilişkiyi açıklıyor. Mesajları şunlardır:
- Biz insanlar bir şeyler isteyebiliriz, bir şeyler için çabalayabiliriz. Bu, bizim cüz’i irademizdir.
- Ancak bizim bu isteklerimizin gerçekleşmesi, her şeyi kuşatan ve en doğrusunu bilen Allah’ın iznine ve dilemesine bağlıdır. Bu da O’nun külli iradesidir.
- Allah’ın her şeyi bilmesi ve her işinin bir hikmete (derin bir anlama) dayanması vurgulanır.
Adım 3: Şûrâ suresi, 30. ayeti inceleyelim.
“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.”
Bu ayet, hayatımızda karşılaştığımız zorluklar ve sıkıntılarla ilgili çok önemli bir gerçeği hatırlatıyor. Mesajları şöyle özetleyebiliriz:
- Yaşadığımız bazı sıkıntıların ve zorlukların sebebi, kendi yaptığımız hatalar ve yanlış seçimlerdir. Yani davranışlarımızın bir sonucu vardır.
- Bu durum, bizim yaptıklarımızdan sorumlu olduğumuzu gösterir.
- Tüm bunlara rağmen Allah çok merhametlidir ve yaptığımız hataların birçoğunu bağışlar, affeder. Bu da bize umut verir.
2. Soru: Bu ayetleri irade, sorumluluk ve kader açısından yorumlayınız.
Şimdi de bulduğumuz bu mesajları irade, sorumluluk ve kader kavramlarıyla birleştirelim. Bakalım ayetler bu konularda bize ne söylüyor.
Adım 1: İrade açısından yorumlayalım.
Metinde de öğrendiğimiz gibi irade ikiye ayrılıyordu: Bizim sınırlı seçim hakkımız olan cüz’i irade ve Allah’ın her şeyi kuşatan sınırsız iradesi olan külli irade.
- İbrahim suresi, aklımızı kullanıp öğüt almamızı söyleyerek aslında cüz’i irademize işaret eder. Çünkü seçme ve karar verme yeteneğimiz aklımızla başlar. Allah bize doğru yolu göstermiş, seçimi bize bırakmıştır.
- İnsan suresi, cüz’i irade ile külli irade arasındaki ilişkiyi en net şekilde anlatan ayettir. Biz dileriz (cüz’i irade), ama isteğimizin olup olmaması Allah’ın dilemesine (külli irade) bağlıdır. Bu, bizim irademizin yok olduğu anlamına gelmez, sadece Allah’ın iradesinin her şeyi kapsadığını gösterir.
- Şûrâ suresi, başımıza gelenlerin “kendi ellerimizle işlediklerimiz” yüzünden olduğunu söyleyerek, eylemlerimizi kendi irademizle seçtiğimizi vurgular. Yani kötü bir seçim yapma iradesini de biz kullanırız.
Adım 2: Sorumluluk açısından yorumlayalım.
Sorumluluk, yaptığımız seçimlerin sonuçlarını üstlenmektir. İrademiz varsa sorumluluğumuz da vardır.
- İbrahim suresi, Kur’an’ın bir uyarıcı olduğunu belirterek sorumluluğumuza dikkat çeker. Bir konuda uyarıldıysak, o uyarıya uyup uymamaktan sorumlu oluruz.
- Şûrâ suresi, sorumluluk konusunu çok açık bir şekilde ifade eder. Başımıza gelen sıkıntıların kendi eylemlerimizden kaynaklandığını söylemesi, davranışlarımızın sonuçlarından sorumlu olduğumuzun en net kanıtıdır. İyi bir şey yaparsak karşılığını, kötü bir şey yaparsak sonucunu görürüz.
Adım 3: Kader açısından yorumlayalım.
Kader, Allah’ın evrendeki her şeyi bir ölçüye ve düzene göre yaratması, olacak her şeyi önceden bilmesidir. Kader, sorumluluktan kaçmak için bir bahane değildir.
- Ayetlerin hepsi kader anlayışımızı şekillendirir. Kader, Allah’ın bize akıl ve irade vermesini de içerir.
- İnsan suresi, bizim irademizin Allah’ın bilgisi ve izni dâhilinde olduğunu göstererek kaderin bu yönünü açıklar. Yani biz neyi seçersek seçelim, Allah bunu zaten ezelî ilmiyle bilir.
- Şûrâ suresi, kaderin içinde “sebep-sonuç” ilişkisinin olduğunu gösterir. Allah, evrene yasalar koymuştur. Kendi ellerimizle yaptığımız bir hata (sebep), başımıza bir musibetin gelmesine (sonuç) yol açabilir. Bu da kaderin bir parçasıdır. Yani kader, “insan ne yaparsa yapsın sonuç değişmez” demek değildir; tam tersine, “insanın yaptıkları, sonucu etkiler” demektir.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, dinimiz bizden aklımızı kullanmamızı, özgür irademizle iyi ve doğru olanı seçmemizi ve bu seçimlerimizin sorumluluğunu almamızı ister.