8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 38
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin ünite değerlendirme sorularını senin için bir öğretmen gözüyle inceledim. Gel şimdi bu soruları birlikte, adım adım ve kolayca anlayacağın bir dille çözelim. Emin ol, hepsini çok güzel bir şekilde anlayacaksın.
A. Aşağıdaki açık uçlu soruları cevaplandırınız.
1. Doğadan ve evrenden, Yüce Allah’ın (cc) her şeyi ölçülü bir şekilde yarattığına ilişkin örnekler veriniz.
Elbette, etrafımıza baktığımızda Allah’ın her şeyi ne kadar harika bir ölçü ve düzen içinde yarattığını görebiliriz. İşte sana birkaç örnek:
- Gezegenlerin Hareketi: Düşünsene, Dünya’mız hem kendi etrafında hem de Güneş’in etrafında hiç durmadan dönüyor. Bu dönüşler sayesinde gece-gündüz ve mevsimler oluşuyor. Eğer bu dönüş hızı birazcık bile değişseydi, ya donar ya da yanardık. İşte bu, mükemmel bir ölçüdür.
- Yağmurun Yağması: Denizlerdeki su buharlaşıyor, bulut oluyor ve sonra bize hayat veren yağmur olarak geri dönüyor. Bu su döngüsü, yeryüzündeki yaşamın devamı için kusursuz bir denge içinde işliyor.
- Vücudumuzdaki Sistemler: Nefes alıp vermemiz, kalbimizin atması, yediklerimizi sindirmemiz… Vücudumuzdaki her organ birbiriyle tam bir uyum içinde çalışır. Bu da Allah’ın yaratmasındaki harika ölçüye bir örnektir.
2. Sünnetullah kavramı ne anlama gelir?
Sünnetullah, kulağa biraz karmaşık gelebilir ama aslında çok basit bir anlamı var. Bu kavram, Allah’ın evrene koyduğu değişmez yasalar demektir. Tıpkı bir oyunun kuralları gibi, evrenin de kuralları vardır ve bu kuralları Allah belirlemiştir. Bu yasaları üçe ayırarak daha iyi anlayabiliriz:
- Fiziksel Yasalar: Suyun kaldırma kuvveti, yer çekimi kanunu gibi doğa olaylarını düzenleyen yasalardır. Mesela bir taşı havaya attığımızda yere düşmesi, sünnetullahın bir parçasıdır.
- Biyolojik Yasalar: Canlıların doğması, büyümesi, beslenmesi ve ölmesi gibi konuları içeren yasalardır. Bir tohumun toprağa ekildiğinde filizlenip büyümesi bu yasalara bir örnektir.
- Toplumsal Yasalar: İnsanların bir arada yaşamasıyla ilgili kurallardır. Örneğin, adaletin olduğu toplumlarda huzur ve güven olurken, adaletsizliğin yaygınlaştığı toplumların kargaşaya sürüklenmesi bir toplumsal yasadır.
3. İnsanın ilmi, iradesi ve sorumluluğu ile kader arasında nasıl bir bağlantı vardır?
Bu çok önemli bir soru! Aralarındaki ilişkiyi şöyle düşünebiliriz:
Yüce Allah, biz insanlara diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade vermiştir. İrade, seçme özgürlüğü demektir. Yani iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt edip birini seçme gücümüz vardır.
Adım 1: Allah bize aklımızla bilgi edinme (ilim) ve bu bilgilerle bir yol seçme (irade) yeteneği vermiştir.
Adım 2: Biz de bu özgür irademizle seçimler yaparız. Derslerimize çalışmayı veya çalışmamayı, bir arkadaşımıza iyi davranmayı veya kötü davranmayı seçebiliriz.
Adım 3: İşte bu seçimlerimizden dolayı da sorumlu oluruz. İyi seçimlerimizin karşılığını iyilikle, kötü seçimlerimizin sonucunu da kötülükle alırız.
Peki kader bunun neresinde? Kader, Allah’ın her şeyi bir ölçü ve düzen içinde yaratması ve bizim özgür irademizle neyi seçeceğimizi önceden bilmesidir. Yani kader, bizim seçim yapmamıza engel değildir. Aksine, bizim seçim yapacağımız bir yol sunar. Tıpkı bir yol ayrımında hangi yola sapacağının sana bağlı olması gibi.
4. Kaza ve kaderle ilgili kavramlar hangileridir?
Kaza ve kader konusunu daha iyi anlamamızı sağlayan bazı önemli kavramlar vardır. Bunlar:
- Ecel: Her canlının sahip olduğu yaşam süresinin bittiği, ölüm anıdır.
- Rızık: Canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları her türlü nimettir.
- Tevekkül: Bir iş için elimizden gelen tüm çabayı gösterdikten sonra sonucunu Allah’a bırakmak, O’na güvenmektir.
- Emek: Bir amaca ulaşmak için gösterilen çaba ve gayrettir.
- İrade: Seçme ve karar verme yeteneğidir. (Hem Allah’ın sonsuz iradesi – Küllî İrade, hem de insanın sınırlı iradesi – Cüz’î İrade)
5. Alın yazısı, kara talih, kısmetsizlik gibi kavramları kaderle ilişkilendirmek İslam inancına aykırı mıdır? Niçin?
Evet, bu tür ifadeleri kullanmak ve bunlara inanmak İslam’ın kader anlayışına aykırıdır.
Çünkü: İslam’a göre insan, aklı ve iradesi olan, seçimlerinden sorumlu bir varlıktır. “Alın yazım buymuş”, “Kara talihim var” gibi sözler, insanın kendi sorumluluğundan kaçmasına neden olur. Tembellik edip derslerine çalışmayan bir öğrencinin sınavdan kötü not alınca “Kaderim böyleymiş” demesi doğru değildir. Doğru olan, elinden geleni yapıp sonra Allah’a güvenmektir. Bu pasif ve yanlış kader anlayışı, insanın çabasını ve iradesini yok sayar, bu yüzden de dinimizce doğru bulunmaz.
6. Hz. Musa’nın (as) hayatı hakkında kısaca bilgi veriniz.
Hz. Musa, İsrailoğullarına gönderilen büyük peygamberlerden biridir. Hayatı mucizelerle doludur:
- O dönemde Mısır’ı yöneten zalim Firavun, gördüğü bir rüya yüzünden İsrailoğullarından doğan tüm erkek çocukların öldürülmesini emretmişti.
- Annesi, Allah’ın emriyle Hz. Musa’yı bir sandığa koyup Nil Nehri’ne bıraktı. Sandık, Firavun’un sarayına ulaştı ve Firavun’un eşi tarafından evlat edinildi.
- Gençliğinde bir kavgaya karışıp Mısır’dan ayrılmak zorunda kaldı. Yıllar sonra Tur Dağı’nda kendisine peygamberlik verildi ve Allah ile konuştu.
- Asası ve elinin parlaması gibi mucizelerle Firavun’u Allah’a inanmaya davet etti.
- Firavun’un zulmünden inananları kurtarmak için yola çıktı ve Kızıldeniz’i asasıyla ikiye ayırarak karşıya geçti. Onları takip eden Firavun ve ordusu ise denizde boğuldu.
- Kendisine kutsal kitap olarak Tevrat verilmiştir.
7. Ayete’l-Kürsi’yi okuyunuz.
“Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te’huzühû sinetün velâ nevm, lehû mâ fissemâvâti ve mâ fil’ard, men zellezî yeşfeu indehû illâ bi’iznih, ya’lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm, ve lâ yuhîtûne bi’şey’in min ilmihî illâ bimâ şâe, vesia kürsiyyühüssemâvâti vel’ard, ve lâ yeûdühû hifzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm.”
Anlamı: “Allah, O’ndan başka ilah yoktur. O, diridir, her şeyin varlığı O’na bağlıdır. O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’nun bildirdikleri dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek O’na zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.”
8. Ayete’l-Kürsi’de Allah’ın (cc) hangi özellikleri konu edilmektedir?
Ayete’l-Kürsi, Allah’ın eşsiz ve yüce sıfatlarını bize anlatan çok özel bir ayettir. Bu ayette geçen başlıca özellikler şunlardır:
- Tevhid: Allah’tan başka ilah olmadığı vurgulanır.
- el-Hayy: Sürekli diri ve hayat sahibi olduğu.
- el-Kayyûm: Her şeyi ayakta tutan, yöneten olduğu.
- el-Alîm: Her şeyi bildiği, ilminin sonsuz olduğu.
- Uyku ve uyuklama gibi eksikliklerden uzak olduğu.
- Göklerin ve yerin tek sahibinin O olduğu.
- İznİ olmadan kimsenin şefaat edemeyeceği.
- el-Aliyy: Çok yüce olduğu.
- el-Azîm: Çok büyük olduğu.
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız.
1. Nimet: İslam’ın temel inanç esaslarından biri kaza ve kadere imandır.
Ceyhan: Evrende meydana gelecek olayların Allah (cc) tarafından belli kurallar çerçevesinde programlanmasına kader denir.
Sedat: Kaza, Allah (cc) tarafından belirlenmiş bir plan; kader ise bu planın gerçekleşmesidir.
Esma: Evrendeki her şeyin ölçülü, düzenli olmasıyla kader arasında sıkı bir bağlantı vardır.
Yukarıdaki öğrencilerden hangisi kader ve kaza konusunu yanlış anlamıştır?
A) Ceyhan
B) Esma
C) Nimet
D) Sedat
Çözüm:
Adım 1: Öğrencilerin ifadelerini tek tek inceleyelim.
- Nimet doğru söylüyor. Kadere iman, imanın şartlarındandır.
- Ceyhan kaderi doğru tanımlamış. Kader, Allah’ın evren için belirlediği program ve ölçüdür.
- Esma da doğru bir bağlantı kurmuş. Evrendeki düzen, kaderin bir göstergesidir.
- Sedat ise kavramları karıştırmış. Tam tersi olmalıydı! Kader plandır, kaza ise bu planın zamanı gelince gerçekleşmesidir. Örneğin, suyun 100 derecede kaynaması bir kaderdir (plân/kural). Suyu ocağa koyup 100 dereceye ulaştığında kaynaması ise kazadır (gerçekleşme).
Adım 2: Yanlış bilgiyi veren öğrenciyi bulalım. Bu öğrenci Sedat’tır.
Sonuç:
Doğru cevap D) Sedat‘tır.
2.
I. Gücü yetmek
II. Planlamak
III. Paylaşmak
IV. Kıymetini bilmek
V. Şükretmek
Yukarıda sıralananlardan hangi ikisi kader kavramının kelime anlamlarından değildir?
A) I-II
B) I-IV
C) II-III
D) III-V
Çözüm:
Adım 1: Kader kelimesinin sözlük anlamlarını hatırlayalım. Kader kelimesi; bir şeyi ölçüyle yapmak, planlamak, programlamak, takdir etmek, hükmetmek, gücü yetmek gibi anlamlara gelir.
Adım 2: Şimdi listedeki kelimeleri bu anlamlarla karşılaştıralım.
- I. Gücü yetmek: Kaderin anlamlarındandır.
- II. Planlamak: Kaderin anlamlarındandır.
- III. Paylaşmak: Kaderin kelime anlamlarından biri değildir. Bu, sosyal bir davranıştır.
- IV. Kıymetini bilmek: Bu da kaderin bir anlamı değildir. Bu bir değer yargısıdır.
- V. Şükretmek: Bu da kaderin bir anlamı değildir. Bu, bir nimete karşı gösterilen bir teşekkür eylemidir.
Adım 3: Soru bizden kaderin anlamlarından olmayan ikisini bulmamızı istiyor. III (Paylaşmak), IV (Kıymetini bilmek) ve V (Şükretmek) kaderin anlamlarından değildir. Şıklara baktığımızda bu üçünden ikisini içeren seçeneği bulmalıyız. D seçeneğinde III ve V birlikte verilmiş.
Sonuç:
Doğru cevap D) III-V‘tir.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden tekrar sorabilirsin. Başarılar dilerim!