5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları E Kare Yayınları Sayfa 50
Merhaba sevgili öğrencim, bana gönderdiğin görseldeki soruları bir öğretmen olarak senin için inceledim. Hadi gel, bu soruları birlikte adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözelim.
Soru 1: Ülkemizin çeşitli yerlerinde bazı müzik aletlerinin diğer müzik aletlerine göre daha yaygın bir şekilde kullanılıyor olmasının sebepleri neler olabilir?
Bu çok güzel bir düşünme sorusu! Bir müzik aletinin bir bölgede neden daha popüler olduğunu anlamak için o bölgenin özelliklerine bakmamız gerekir. İşte aklıma gelen bazı nedenler:
- Coğrafi Koşullar ve Malzeme: Bir müzik aletini yapmak için gereken malzemeler o bölgede bolca bulunuyorsa, o aletin orada yaygınlaşması çok doğaldır. Örneğin, tulum yapmak için hayvan derisi ve ağaç gerekir. Hayvancılığın yaygın olduğu Karadeniz yaylalarında bu malzemeleri bulmak kolaydır. Ya da kamışların bol olduğu sulak alanlarda ney ve sipsi gibi çalgılar daha çok yapılmıştır.
- Kültürel Yaşam ve Gelenekler: Müzik, insanların yaşam tarzının bir parçasıdır. Karadeniz’in hareketli ve coşkulu insanları, o coşkuya ayak uyduran hızlı ritimli kemençe müziğini benimsemiştir. Anadolu’da ise halk ozanları (aşıklar) diyar diyar gezip şiirlerini, deyişlerini söylerken en büyük yoldaşları bağlama olmuştur. Düğünlerde, şenliklerde ise coşkuyu ve kalabalığı bir araya getiren güçlü sesiyle davul ve zurna vazgeçilmezdir.
- Tarihsel Etkiler: Tarihteki olaylar da müziği etkiler. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri bandosu olan Mehter Takımı’nda kullanılan davul, zurna, zil gibi aletler, askeri törenler ve marşlar sayesinde kültürümüzde önemli bir yer edinmiştir.
Kısacası, bir müzik aleti sadece bir eşya değil, aynı zamanda o bölgenin doğasının, insanının ve tarihinin bir yansımasıdır.
Soru 2: “SIRA SİZDE” etkinliği: Çocuklarla ilgili sözleri okuyarak ilgili sütunları doldurunuz.
Bu etkinlik, senin bu güzel atasözlerini ve deyimleri ne kadar bildiğini ve hayatında ne kadar duyduğunu anlamak için hazırlanmış. Tabloyu birlikte nasıl dolduracağını adım adım anlatayım.
Adım 1: Tablodaki her bir sözü dikkatlice oku ve anlamını düşün.
Adım 2: “Duydum” sütununa, o sözü daha önce bir büyüğünden, televizyonda veya bir kitapta duyduysan “Evet” ya da bir işaret (✓) koy. Duymadıysan boş bırakabilirsin.
Adım 3: “Bana söylendi” sütununa, bu söz doğrudan senin için kullanıldıysa (mesela annen sana “hadi bakalım, çocuktan al haberi, anlat neler oldu okulda” dediyse) bir işaret (✓) koy.
Adım 4: “Benzer söyleniş şekli” sütununa ise o sözle aynı anlama gelen başka bir söz biliyorsan onu yaz. Bu kısımda sana yardımcı olayım.
1. Söz: Çocuk, evin neşesidir.
Anlamı: Çocukların varlığının bir eve mutluluk, canlılık ve sevinç kattığını anlatır.
Benzer söyleniş şekli: “Çocuksuz ev, meyvesiz ağaca benzer.”2. Söz: Çocuk, çocukluğunu; büyük, büyüklüğünü bilmeli.
Anlamı: Herkesin yaşına ve konumuna uygun davranması gerektiğini ifade eder. Çocuklar oyun oynamalı, büyükler ise olgun ve sorumluluk sahibi olmalıdır.
3. Söz: İnsan yedisinde neyse yetmişinde odur.
Anlamı: Bir insanın karakterinin ve temel huylarının küçük yaşta oluştuğunu ve hayatı boyunca pek değişmediğini anlatan bir atasözüdür.
Benzer söyleniş şekli: “Ağaç yaşken eğilir.”4. Söz: Çocuktan al haberi.
Anlamı: Çocukların yalan söylemeyi ve olayları gizlemeyi pek bilmediklerini, bu yüzden en doğru ve saf bilginin onlardan alınabileceğini anlatan bir deyimdir.
Unutma, “Duydum” ve “Bana söylendi” kısımları tamamen senin kişisel tecrübelerinle ilgili. Oraları kendi bildiğin gibi doldurmalısın. İstersen tabloya sen de yeni bir söz ekleyebilirsin, mesela “Yavru kuşun ağzı büyük olur.” gibi.