6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book Sayfa 36
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 6. sınıf İngilizce öğretmenin. Gönderdiğin bu alıştırmaları birlikte, adım adım ve anlayarak çözelim. Hazırsan başlayalım!
9. Complete the sentences with the Present Perfect Tense and the Present Perfect Progressive Tense.
(Cümleleri Present Perfect Tense ve Present Perfect Progressive Tense ile tamamlayın.)
Unutma, Present Perfect Tense (have/has + fiilin 3. hali) genellikle yeni bitmiş veya ne zaman olduğu önemli olmayan, ama sonucunu şimdi gördüğümüz eylemler için kullanılır. ‘Just’ (az önce), ‘already’ (zaten, çoktan) gibi kelimeler bize ipucu verir.
Present Perfect Progressive Tense (have/has + been + fiilin -ing almış hali) ise geçmişte başlayıp hala devam eden veya çok yeni bitmiş ama ne kadar sürdüğünü vurguladığımız eylemler için kullanılır. ‘For’ (..-dır, ..-dir) ve ‘since’ (..-den beri) gibi kelimeler en büyük yardımcılarımızdır.
a. Kadir …………………. already …………………. (abandon) his efforts because of his failures.
Çözüm:
Adım 1: Cümledeki ipucunu bulalım. Burada ‘already’ (zaten) kelimesi var. Bu kelime, eylemin çoktan tamamlandığını gösterir. Bu yüzden Present Perfect Tense kullanmalıyız.
Adım 2: Öznemiz ‘Kadir’, yani ‘he’. ‘He’ öznesi ile ‘has’ kullanırız. ‘abandon’ fiilinin 3. hali ise ‘abandoned’ şeklindedir.
Sonuç: Kadir has already abandoned his efforts because of his failures.
(Kadir, başarısızlıkları yüzünden çabalarını çoktan terk etti.)
b. Her granny …………………. (embrace) her grandchildren for minutes. She misses them very much.
Çözüm:
Adım 1: Cümledeki ipucumuz ‘for minutes’ (dakikalardır) ifadesi. Bu ifade, eylemin bir süredir devam ettiğini vurguluyor. O zaman Present Perfect Progressive Tense kullanacağız.
Adım 2: Öznemiz ‘Her granny’, yani ‘she’. ‘She’ öznesi ile ‘has been’ kullanırız. ’embrace’ fiiline de ‘-ing’ ekleriz: ’embracing’.
Sonuç: Her granny has been embracing her grandchildren for minutes. She misses them very much.
(Büyükannesi dakikalardır torunlarına sarılıyor. Onları çok özlüyor.)
c. Dad …………………. just …………………. (forgive) me after my mistake. I am very happy.
Çözüm:
Adım 1: Buradaki sihirli kelimemiz ‘just’ (az önce). Eylemin daha yeni bittiğini anlatıyor. Bu durumda Present Perfect Tense kullanmamız gerekir.
Adım 2: Öznemiz ‘Dad’, yani ‘he’. ‘He’ ile ‘has’ kullanırız. ‘forgive’ fiilinin 3. hali ise ‘forgiven’ şeklindedir.
Sonuç: Dad has just forgiven me after my mistake. I am very happy.
(Babam hatamdan sonra beni az önce affetti. Çok mutluyum.)
d. Mrs Brown …………………. (maintain) good relationships with her students and colleagues for years.
Çözüm:
Adım 1: Cümledeki ‘for years’ (yıllardır) ifadesi, eylemin ne kadar süredir devam ettiğini belirtiyor. Bu süreklilik anlamı için Present Perfect Progressive Tense kullanmalıyız.
Adım 2: Öznemiz ‘Mrs Brown’, yani ‘she’. ‘She’ ile ‘has been’ kullanırız. ‘maintain’ fiiline ‘-ing’ takısı ekleriz: ‘maintaining’.
Sonuç: Mrs Brown has been maintaining good relationships with her students and colleagues for years.
(Bayan Brown yıllardır öğrencileri ve meslektaşları ile iyi ilişkiler sürdürüyor.)
e. They …………………. (live) in a classic, sophisticated, and detached house since 2020.
Çözüm:
Adım 1: İpucumuz ‘since 2020’ (2020’den beri). Bu ifade de eylemin geçmişte başlayıp hala devam ettiğini gösteriyor. Bu yüzden en uygunu Present Perfect Progressive Tense’dir.
Adım 2: Öznemiz ‘They’. ‘They’ öznesi ile ‘have been’ kullanırız. ‘live’ fiiline ‘-ing’ ekleriz: ‘living’.
Sonuç: They have been living in a classic, sophisticated, and detached house since 2020.
(Onlar 2020’den beri klasik, sofistike ve müstakil bir evde yaşıyorlar.)
10. Complete the table with comparative and superlative forms of regular adjectives.
(Tabloyu düzenli sıfatların karşılaştırma ve en üstünlük halleriyle tamamlayın.)
Harika bir konu! Sıfatlarla karşılaştırma yaparken iki şeyi karşılaştırıyorsak comparative (-daha), ikiden fazla şeyi karşılaştırıp “en” olanı söylüyorsak superlative (-en) kullanırız. Kısa sıfatlara ‘-er’ ve ‘-est’ ekleriz. Uzun sıfatların önüne ise ‘more’ ve ‘the most’ getiririz.
Çözüm:
İşte doldurulmuş doğru tablo:
- broad (geniş) -> comparative: broader (daha geniş) -> superlative: the broadest (en geniş)
- thin (ince) -> comparative: thinner (daha ince) -> superlative: the thinnest (en ince)
(Unutma, ‘thin’ gibi ‘sessiz-sesli-sessiz’ harf ile biten tek heceli sıfatlarda sondaki harfi iki kere yazarız.) - happy (mutlu) -> comparative: happier (daha mutlu) -> superlative: the happiest (en mutlu)
(‘happy’ gibi ‘y’ ile biten sıfatlarda ‘y’ düşer, yerine ‘i’ gelir.) - sensitive (hassas) -> comparative: more sensitive (daha hassas) -> superlative: the most sensitive (en hassas)
(‘sensitive’ gibi uzun (çok heceli) bir sıfat olduğu için ‘more’ ve ‘most’ kullandık.) - identical (aynı, özdeş) -> comparative: more identical (daha benzer) -> superlative: the most identical (en benzer)
(‘identical’ da uzun bir sıfat, bu yüzden ‘more’ ve ‘most’ ile kullanılır.)
11. Make sentences with the forms in the table above.
(Yukarıdaki tablodaki formlarla cümleler kurun.)
Şimdi de öğrendiklerimizi kullanma zamanı! Aşağıda benim kurduğum örnek cümleler var. Sen de bunlardan ilham alarak kendi cümlelerini kurabilirsin.
Comparative (Karşılaştırma) Cümleleri Örnekleri:
- This street is broader than our street. (Bu cadde bizim caddeden daha geniştir.)
- My notebook is thinner than your book. (Benim defterim senin kitabından daha incedir.)
- She looks happier today. (O bugün daha mutlu görünüyor.)
- My cat is more sensitive to noise than my dog. (Kedim sese karşı köpeğimden daha hassastır.)
- These two pictures look more identical than the others. (Bu iki resim diğerlerinden daha benzer görünüyor.)
Superlative (En Üstünlük) Cümleleri Örnekleri:
- The Nile is one of the broadest rivers in Africa. (Nil, Afrika’daki en geniş nehirlerden biridir.)
- This is the thinnest phone I have ever seen. (Bu, gördüğüm en ince telefon.)
- It was the happiest moment of my life. (O, hayatımın en mutlu anıydı.)
- The skin under the eyes is the most sensitive part of the face. (Göz altındaki deri, yüzün en hassas kısmıdır.)
- These two are the most identical twins in our school. (Bu ikisi okulumuzdaki en benzer ikizler.)
Harika iş çıkardın! Unutma, İngilizce öğrenmenin en güzel yolu bol bol pratik yapmaktır. Takıldığın bir yer olursa her zaman sorabilirsin. Başarılar!