6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book Sayfa 18
Harika bir soru, sevgili öğrencim! Gel birlikte bu alıştırmaları adım adım, keyifli bir şekilde çözelim. İngilizce’de kelimelerin cümle içinde nasıl anlam kazandığını ve bulmacaların ne kadar eğlenceli olabileceğini göreceksin.
2. Complete the text with the suitable words given below. There is an extra one.
(Aşağıda verilen uygun kelimelerle metni tamamlayın. Bir tane kelime fazladan verilmiştir.)
Bu soruda bizden, kutucuk içindeki kelimeleri metindeki boşluklara doğru bir şekilde yerleştirmemizi istiyor. Metin, farklı öğrenme stilleri (görsel, işitsel, sözel ve kinestetik) hakkında bilgi veriyor. Haydi kelimelerin anlamlarına ve cümlenin gidişatına göre en uygun olanları bulalım.
As people have different capabilities, they can learn through various activities. There are four types of learners. They are visual learners, auditory learners, verbal learners, and kinesthetic learners. A learning process supported with (1) illustrations can boost the (2) creativity of visual learners. They usually prefer brainstorming activities because they can easily make connections through colours, images, and patterns. Working in a (3) partnership can provide an (4) efficient learning atmosphere for auditory learners because they like verbal (5) interaction and listening to others’ opinions. Verbal learners are usually (6) willing to select books, articles, note-taking, and written exercises. They navigate databases, edit documents, and (7) personalise their learning process. Physical engagement is a (8) necessity for kinesthetic learners as they learn better by linking theory to action. (9) Adapting multiple approaches in a lesson can provide the best results for diverse groups.
Şimdi neden bu kelimeleri seçtiğimizi adım adım açıklayalım:
- Adım 1: Cümle, “görsel öğrenenler” (visual learners) ile ilgili. Onlar için öğrenme sürecini ne destekler? Resimler, çizimler… Kutudaki kelimelerden illustrations (çizimler, resimlemeler) buraya çok uyuyor. Bu çizimler görsel öğrenenlerin neyini artırır? Tabii ki creativity (yaratıcılık) yeteneklerini!
- Adım 2: Bu bölümde “işitsel öğrenenler”den (auditory learners) bahsediyoruz. Onlar dinlemeyi ve konuşmayı severler. Birlikte çalışmak, yani bir partnership (ortaklık) içinde olmak onlar için harikadır. Bu ortaklık, nasıl bir öğrenme ortamı sağlar? Verimli, yani efficient bir ortam.
- Adım 3: İşitsel öğrenenlerin neden ortaklığı sevdiğini açıklıyor. Çünkü onlar sözel, yani verbal interaction (etkileşim) severler.
- Adım 4: Sırada “sözel öğrenenler” (verbal learners) var. Onlar kitap, makale seçmek gibi konularda genellikle willing (istekli) olurlar.
- Adım 5: Bu öğrenciler, kendi öğrenme süreçlerini kendilerine göre düzenlerler. Yani onu personalise (kişiselleştirmek) ederler.
- Adım 6: “Kinestetik öğrenenler” için fiziksel aktivite, yani dokunarak, yaparak öğrenme bir necessity (gereklilik, zorunluluk) haline gelir.
- Adım 7: Son cümlede ise, bir derste birden fazla yaklaşımı kullanmak, yani dersi farklı öğrencilere göre adapting (uyarlamak), en iyi sonuçları verir deniyor.
Gördüğün gibi, handheld kelimesi boşta kaldı. O da fazladan verilen kelimemiz oluyor.
3. Read the definitions and solve the crossword puzzle.
(Tanımları okuyun ve bulmacayı çözün.)
Bu bölümde de verilen tanımlara uyan İngilizce kelimeleri bulup bulmacaya yerleştireceğiz. Tıpkı bir kelime avı gibi!
Across (Soldan Sağa)
- 3. introducing or using new ideas, ways of doing something, etc. (Yeni fikirler, bir şeyler yapmanın yeni yollarını sunmak veya kullanmak.)
Cevap: INNOVATIVE (yenilikçi). Yeni fikirler üreten, yenilikçi demektir. - 7. able to bend easily without breaking. (Kırılmadan kolayca bükülebilen.)
Cevap: FLEXIBLE (esnek). Hem eşyalar için hem de kurallar veya insanlar için kullanılabilir. - 9. to make something clearer or easier to understand. (Bir şeyi daha net veya anlaşılır hale getirmek.)
Cevap: CLARIFY (açıklığa kavuşturmak, netleştirmek). Anlaşılmayan bir konuyu daha anlaşılır yapmaktır. - 10. made to appear to exist by the use of computer software, for example on the Internet. (Bilgisayar yazılımı kullanılarak, örneğin internette var gibi gösterilen.)
Cevap: VIRTUAL (sanal). Sanal gerçeklik oyunlarındaki gibi, gerçek olmayan ama gerçekmiş gibi hissettiren şeyler için kullanılır.
Down (Yukarıdan Aşağıya)
- 1. a law, a rule or a theory that something is based on. (Bir şeyin dayandığı bir yasa, kural veya teori.)
Cevap: PRINCIPLE (prensip, ilke). Hayattaki ilkelerimiz veya bir makinenin çalışma ilkesi gibi düşünebilirsin. - 2. an organised set of data that is stored in a computer and can be looked at and used in various ways. (Bir bilgisayarda saklanan ve çeşitli şekillerde bakılıp kullanılabilen düzenli bir veri seti.)
Cevap: DATABASE (veri tabanı). Bilgilerin düzenli bir şekilde saklandığı dijital bir arşivdir. - 4. a device, especially a computer, that is small enough to be held in the hand while being used. (Kullanılırken elde tutulabilecek kadar küçük bir cihaz, özellikle bir bilgisayar.)
Cevap: HANDHELD (el (cihazı)). Tıpkı akıllı telefonlar veya el konsolları gibi. - 5. something such as a picture, photograph, or piece of film used to give a particular effect or to explain something. (Belirli bir etki yaratmak veya bir şeyi açıklamak için kullanılan resim, fotoğraf veya film parçası gibi bir şey.)
Cevap: VISUAL (görsel). Gözle görülebilen her türlü materyaldir. - 6. to tell somebody about something, especially in an official way. (Birine bir şeyi, özellikle resmi bir yolla söylemek.)
Cevap: NOTIFY (bildirmek, haber vermek). Okulun tatil olduğunu duyurması gibi resmi bir bildirimdir. - 8. to make something increase, or become better or more successful. (Bir şeyin artmasını sağlamak veya daha iyi, daha başarılı hale gelmek.)
Cevap: BOOST (artırmak, desteklemek, yükseltmek). Enerjini artırmak veya notlarını yükseltmek gibi anlamlara gelir.
Umarım açıklamalarım işine yaramıştır. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!