6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book Sayfa 28
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle çalışma kağıdımızdaki soruları birlikte çözeceğiz. Bu alıştırmalar, İngilizce’deki bazı önemli konuları pekiştirmemize yardımcı olacak. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru 6: Write three more examples for each function box. (Her bir işlev kutusu için üç tane daha örnek yazın.)
Bu soruda bizden iki farklı durum için cümleler kurmamız isteniyor. Birincisi geçmişteki yeteneklerimiz (Describing an ability in the past), ikincisi ise geçmişte yapıp artık yapmadığımız alışkanlıklarımız (Describing past habits or routines that do not occur in the present).
1. Kutu: Geçmişteki Bir Yeteneği Tanımlama (Describing an ability in the past)
Geçmişteki yeteneklerimizden bahsederken “could” yapısını kullanırız. Bu, “-ebilirdim, -abilirdim” anlamına gelir. Örnekte “I could ski before I could walk.” (Yürüyebilmeden önce kayak yapabiliyordum.) denmiş. Biz de buna benzer cümleler kuralım.
- I could ride a bike without training wheels when I was five. (Beş yaşımdayken destek tekerlekleri olmadan bisiklete binebiliyordum.)
- My mother could speak German very well in her childhood. (Annem çocukluğunda çok iyi Almanca konuşabiliyordu.)
- He could solve difficult maths problems when he was in primary school. (İlkokuldayken zor matematik problemlerini çözebiliyordu.)
2. Kutu: Geçmişteki Alışkanlıkları Tanımlama (Describing past habits or routines)
Geçmişte düzenli olarak yaptığımız ama artık yapmadığımız alışkanlıklar için “used to” kalıbını kullanırız. Bu, “eskiden yapardım” anlamı katar. Örnekte “She used to rehearse with her cast last year.” (Geçen yıl oyuncu kadrosuyla prova yapardı.) denmiş. Biz de yeni örnekler yazalım.
- We used to live in a small town before we moved to the city. (Şehre taşınmadan önce küçük bir kasabada yaşardık.)
- My father used to play football every weekend. (Babam eskiden her hafta sonu futbol oynardı.)
- They used to visit their grandparents every summer. (Onlar eskiden her yaz büyükanne ve büyükbabalarını ziyaret ederlerdi.)
Soru 7: Circle the correct option. (Doğru seçeneği daire içine alın.)
Bu bölümde cümlelerdeki boşluklara en uygun kelimeleri getireceğiz. Genellikle edat (preposition) bilgimiz ölçülüyor. Hadi tek tek bakalım.
1. Teens often eat meals …….. phones …….. their hands instead of talking.
Adım 1: Cümlenin anlamı “Gençler konuşmak yerine sık sık ellerinde telefonlarla yemek yerler.” olmalı.
Adım 2: İlk boşluk için “telefonlar ile” anlamını veren “with” kelimesi uygundur. İkinci boşluk için ise “ellerinin içinde” anlamını veren “in” kelimesi doğrudur.
Doğru Cevap:
- a. with / on
- b. by / in
- c. with / in
2. Anxiety can arise …….. constant social media notifications.
Adım 1: Cümlenin anlamı “Kaygı, sürekli sosyal medya bildirimlerinden kaynaklanabilir.” olmalı.
Adım 2: Bir şeyin bir şeyden kaynaklandığını, ortaya çıktığını belirtmek için “arise from” kalıbını kullanırız. Bu yüzden doğru kelime “from” olacaktır.
Doğru Cevap:
- a. at
- b. from
- c. of
3. Workplace productivity drops because …….. phone distractions.
Adım 1: Cümlenin anlamı “İş yeri verimliliği, telefon dikkat dağıtıcıları yüzünden düşer.”
Adım 2: “Çünkü” anlamına gelen “because” kelimesinden sonra bir isim geliyorsa (phone distractions gibi), “because of” kalıbını kullanırız. Bu “…. yüzünden” anlamına gelir.
Doğru Cevap:
- a. of
- b. with
- c. at
4. She paints …….. pastel colours …….. express emotions.
Adım 1: Cümlenin anlamı “O, duygularını ifade etmek için pastel renklerle resim yapar.” olmalı.
Adım 2: Bir malzeme veya tarz ile resim yapıldığını belirtirken “paint in [colours/style]” kullanılır. Örneğin, “paint in oil” (yağlı boya ile). Amaç belirtmek için ise fiilin önüne “to” getirilir (to express: ifade etmek için).
Doğru Cevap:
- a. with / to
- b. in / to
- c. with / by
5. Documentaries …….. artists teach me new techniques.
Adım 1: Cümlenin anlamı “Sanatçılar hakkındaki belgeseller bana yeni teknikler öğretiyor.” olmalı.
Adım 2: Bir konu “hakkında” demek için “about” kelimesini kullanırız. Yani “documentaries about artists” (sanatçılar hakkındaki belgeseller).
Doğru Cevap:
- a. from
- b. by
- c. about
Soru 8: Write “Wh- questions” to the given answers. (Verilen cevaplar için “Wh-” soruları yazın.)
Bu alıştırmada bize verilen cevaplara uygun soruları bulmamız gerekiyor. Cevaptaki kilit bilgiye odaklanarak doğru soru kelimesini (What, Why, Where, Who, When, How) seçeceğiz.
a. Cevap: Excessive use of mobile phones can lead to eye strain, sleep disturbances, and increased stress levels. (Aşırı cep telefonu kullanımı göz yorgunluğuna, uyku bozukluklarına ve artan stres seviyelerine yol açabilir.)
Çözüm: Cevap, aşırı telefon kullanımının sonuçlarını anlatıyor. Bu yüzden “Ne?” diye sormalıyız.
Soru: What can excessive use of mobile phones lead to? (Aşırı cep telefonu kullanımı neye yol açabilir?)
b. Cevap: Setting screen time limits and engaging in offline activities can help reduce mobile phone addiction. (Ekran süresi sınırları belirlemek ve çevrimdışı aktivitelere katılmak, cep telefonu bağımlılığını azaltmaya yardımcı olabilir.)
Çözüm: Cevap, bağımlılığı azaltmanın yolunu, yöntemini anlatıyor. Bu yüzden “Nasıl?” diye sormalıyız.
Soru: How can people reduce mobile phone addiction? (İnsanlar cep telefonu bağımlılığını nasıl azaltabilir?)
c. Cevap: The people use their phones at home, on public transport, and in workplaces the most. (İnsanlar telefonlarını en çok evde, toplu taşımada ve iş yerlerinde kullanır.)
Çözüm: Cevap, telefonların kullanıldığı yerleri söylüyor. Bu yüzden “Nerede?” diye sormalıyız.
Soru: Where do people use their phones the most? (İnsanlar telefonlarını en çok nerede kullanır?)
d. Cevap: Because, blue light from phones disrupts melatonin production, making it harder to fall asleep. (Çünkü telefonlardan gelen mavi ışık melatonin üretimini bozar ve bu da uykuya dalmayı zorlaştırır.)
Çözüm: Cevap “Because” (Çünkü) ile başlıyor, yani bir sebep bildiriyor. Bu yüzden “Neden?” diye sormalıyız.
Soru: Why does blue light from phones make it harder to fall asleep? (Telefonlardan gelen mavi ışık neden uykuya dalmayı zorlaştırır?)
e. Cevap: Teenagers and young adults are most affected by mobile phone addiction. (Gençler ve genç yetişkinler cep telefonu bağımlılığından en çok etkilenenlerdir.)
Çözüm: Cevap, etkilenen kişileri belirtiyor. Bu yüzden “Kim?” diye sormalıyız.
Soru: Who is most affected by mobile phone addiction? (Cep telefonu bağımlılığından en çok kim etkilenir?)
f. Cevap: Sci-fi is my favourite film genre because it explores futuristic concepts and imaginative worlds. (Bilim kurgu benim favori film türüm çünkü fütüristik kavramları ve hayal ürünü dünyaları keşfeder.)
Çözüm: Cevap yine “Because” ile başladığı için bir sebep veriyor. “Neden?” diye sormamız gerekiyor.
Soru: Why is Sci-fi your favourite film genre? (Bilim kurgu neden senin favori film türün?)
g. Cevap: I think they appreciate the classic cinematic style of black-and-white films. (Bence onlar siyah-beyaz filmlerin klasik sinematik tarzını takdir ediyorlar.)
Çözüm: Cevap, insanların neyi takdir ettiğini açıklıyor. Bu yüzden “Ne?” diye sormalıyız.
Soru: What do they appreciate about black-and-white films? (Siyah-beyaz filmlerde neyi takdir ediyorlar?)
h. Cevap: Strong characters, unique plots, and emotional depth make a film memorable for me. (Güçlü karakterler, özgün konular ve duygusal derinlik bir filmi benim için unutulmaz kılar.)
Çözüm: Cevap, bir filmi unutulmaz yapan şeyleri listeliyor. Sorumuz “Ne?” olmalı.
Soru: What makes a film memorable for you? (Bir filmi senin için ne unutulmaz kılar?)
i. Cevap: I usually prefer watching films online. (Genellikle filmleri çevrimiçi izlemeyi tercih ederim.)
Çözüm: Cevap, filmleri izleme yöntemini/tercihini belirtiyor. Bu yüzden “Nasıl?” veya “Nerede?” diye sorabiliriz. “Nasıl?” daha genel bir anlam taşır.
Soru: How do you usually prefer watching films? (Genellikle filmleri nasıl izlemeyi tercih edersin?)
j. Cevap: I last visited an art gallery two weeks ago. (En son iki hafta önce bir sanat galerisini ziyaret ettim.)
Çözüm: Cevap, olayın gerçekleştiği zamanı belirtiyor (“two weeks ago”). Bu yüzden “Ne zaman?” diye sormalıyız.
Soru: When did you last visit an art gallery? (En son ne zaman bir sanat galerisini ziyaret ettin?)
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Unutmayın, pratik yapmak İngilizce öğrenmenin en önemli parçasıdır. Harika iş çıkardınız