Merhaba sevgili öğrencim! Seninle birlikte bu güzel Türkçe etkinliğini inceleyelim. Karşımızda Nasrettin Hoca’nın o meşhur ve ders verici fıkralarından birini anlatan görseller var. Hadi gel, adım adım resimleri yorumlayalım ve sorumuzu cevaplayalım.
SORU: 3. ETKİNLİK
Metinde, Nasrettin Hoca’nın hangi fıkrası hatırlatılmış? Resimlerden yararlanarak anlatınız.
ÇÖZÜM VE ANALİZ:
Bu etkinlikte bizden resimlere bakarak hangi fıkranın anlatıldığını bulmamız ve bunu bir konuşma yaparak anlatmamız isteniyor. Ayrıca konuşurken “Sevgili Arkadaşlar” gibi hitap ifadeleri kullanmamız ve beden dilimize dikkat etmemiz gerektiği hatırlatılmış.
Adım 1: Resimleri İnceleyelim
- Birinci Resme Bakalım: Nasrettin Hoca yola çıkmaya hazırlanıyor gibi görünüyor. Etrafında çocuklar toplanmış. Dikkat edersen çocuklardan sadece bir tanesi (yeşil yelekli olan) elini uzatmış ve Hoca’ya bir para veriyor. Diğer çocuklar ise sadece istekte bulunuyor gibi elleri boş duruyorlar.
- İkinci Resme Bakalım: Hoca geri dönmüş. Resimde, sadece para veren çocuğun elinde bir düdük var ve onu neşeyle çalıyor. Diğer çocuklar ise şaşkın ve üzgün bir şekilde bakıyorlar. Nasrettin Hoca da eliyle düdük çalan çocuğu işaret ederek bir şeyler söylüyor.
Adım 2: Fıkrayı Tespit Edelim
Bu ipuçları bize tek bir fıkrayı işaret ediyor: “Parayı Veren Düdüğü Çalar” fıkrasıdır.
Adım 3: Örnek Konuşma Metni
Sarı kutucukta senden bir konuşma yapman istenmiş. Sınıfın karşısına geçtiğinde, arkadaşlarınla göz teması kurarak ve ellerini kollarını (beden dilini) rahatça kullanarak şu şekilde anlatabilirsin:
“Sevgili Arkadaşlar,
Bugün size resimlerde gördüğümüz Nasrettin Hoca fıkrasını anlatacağım. Bu fıkranın adı ‘Parayı Veren Düdüğü Çalar’dır.
Bir gün Nasrettin Hoca pazara gitmek için hazırlanır. Köyün çocukları etrafını sarar ve hepsi Hoca’dan kendisine bir düdük almasını ister. ‘Bana da düdük al, bana da düdük al!’ diye bağırırlar.
Ancak içlerinden sadece bir çocuk Hoca’ya parasını uzatır ve ‘Hocam, bu parayla bana bir düdük alır mısın?’ der.
Akşam olduğunda Hoca pazardan döner. Çocuklar hemen etrafını sarar. Hoca cebinden bir tane düdük çıkarır ve sadece kendisine para veren çocuğa uzatır. Diğer çocuklar, ‘Hani bizim düdüğümüz?’ diye sorunca Hoca o meşhur cevabı verir:
‘Çocuklar, parayı veren düdüğü çalar!’
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.”
İşte bu kadar! Resimlerdeki detayları yakaladığımızda hikayeyi hatırlamak çok kolay oldu. Bu fıkra bize, bir şeye sahip olmak için bedelini ödememiz veya emek vermemiz gerektiğini, sadece istemenin yeterli olmadığını öğretiyor.