4. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 80
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir alıştırma sayfası! Bu sayfa, şimdiye kadar öğrendiğimiz konuları ne kadar iyi anladığını kontrol etmen için hazırlanmış. İngilizcede buna “Check Your Progress” yani “Gelişimini Kontrol Et” diyoruz. Gel, şimdi bu sayfadaki bölümleri adım adım birlikte inceleyelim ve çözelim.
A) I can say these words. (Bu kelimeleri söyleyebilirim.)
Bu bölümde, resimlerde gördüğün günlük aktivitelerin İngilizce karşılıklarını ne kadar iyi bildiğini kontrol ediyoruz. Hadi resimlere ve altındaki ifadelere bakalım:
- wake up: Bu kelime ‘uyanmak’ demektir. Resimde de gördüğün gibi, kız çocuğu yatağında uyanıyor ve güzelce geriniyor.
- get dressed: Bu ‘giyinmek’ anlamına gelir. Resimdeki kız, okul üniformasını giyerek güne hazırlanıyor.
- go to school: ‘Okula gitmek’ demektir. Okul çantasıyla okula doğru yürüdüğünü görüyoruz.
- do homework: Ve son olarak, bu da ‘ödev yapmak’ demek. Masasında oturmuş, defterine bir şeyler yazarak ödevlerini tamamlıyor.
Bu kelimeleri resimlere bakarak tekrar edebilir ve ne kadar iyi bildiğini görmek için yanlarındaki kutucukları işaretleyebilirsin. Eminim hepsini biliyorsundur!
B) I can talk about these topics. (Bu konular hakkında konuşabilirim.)
Burada ise belirli konularda İngilizce cümleler kurup kuramadığını ölçüyoruz. Bakalım hangi konular varmış:
- telling the time: Bu ‘saati söylemek’ demektir. Birisi sana ‘What time is it?‘ (Saat kaç?) diye sorduğunda, resimdeki gibi ‘It’s 11:50.‘ (Saat 11:50.) şeklinde cevap verebilmelisin.
- days of the week: ‘Haftanın günleri’ konusu. Resimdeki çocuk ‘Today is Saturday.‘ (Bugün Cumartesi.) diyor. Sen de haftanın günlerini (Monday, Tuesday, Wednesday…) sayabilmeli ve bugün hangi gün olduğunu söyleyebilmelisin.
- daily routines: Bu da ‘günlük rutinler’ yani her gün yaptığımız işler anlamına geliyor. Resimdeki çocuk, ‘I wake up at 8 o’clock on Mondays.‘ (Pazartesileri saat 8’de uyanırım.) diyerek kendi rutininden bahsediyor. Sen de kendi günlük işlerini bu şekilde anlatabilmelisin.
Bu konularda kendine güveniyorsan, kutucukları işaretleyerek ne kadar başarılı olduğunu görebilirsin.
C) I can talk with you. (Seninle konuşabilirim.)
Bu son bölümde ise sana sorulan sorulara kendi cevaplarını vermen isteniyor. Hadi bu soruları birlikte cevaplayalım. Unutma, bunlar kişisel sorular olduğu için herkesin cevabı farklı olabilir. Ben sana yol göstermek için örnek cevaplar yazacağım.
Soru 1: What time is it? (Saat kaç?)
Çözüm: Bu soruya cevap verirken o anki saate bakıp söylemen gerekir. Cevaba ‘It is‘ veya kısaca ‘It’s‘ ile başlarız.
Adım 1: Saate bak.
Adım 2: ‘It’s’ dedikten sonra saati söyle. İşte birkaç örnek:
It’s ten o’clock. (Saat on.)
It’s half past three. (Saat üç buçuk.)
It’s five twenty-five. (Saat beşi yirmi beş geçiyor.)
Soru 2: What do you do in the evenings? (Akşamları ne yaparsın?)
Çözüm: Bu soru, akşamları genellikle yaptığın aktiviteleri soruyor. ‘I‘ (Ben) diye başlayarak cümle kurabilirsin.
Adım 1: Akşamları yaptığın bir aktiviteyi düşün (örneğin: ödev yapmak, televizyon izlemek, kitap okumak).
Adım 2: ‘I’ öznesiyle bu aktiviteyi anlatan bir cümle kur. İşte sana birkaç fikir:
I do my homework in the evenings. (Akşamları ödevimi yaparım.)
I watch TV with my family. (Ailemle televizyon izlerim.)
I read a book. (Kitap okurum.)
Soru 3: What do you do on Sundays? (Pazarları ne yaparsın?)
Çözüm: Bu da Pazar günleri, yani tatil gününde neler yaptığını soruyor. Yine ‘I‘ (Ben) diye başlayarak cevap verebilirsin.
Adım 1: Pazar günleri yaptığın özel bir şeyi veya genel bir aktiviteyi düşün (örneğin: aileyle vakit geçirmek, oyun oynamak, dışarı çıkmak).
Adım 2: Bu aktiviteyi ‘I’ öznesiyle anlatan bir cümle kur. Örnek olarak şunları yazabilirsin:
I spend time with my family on Sundays. (Pazarları ailemle vakit geçiririm.)
I play computer games. (Bilgisayar oyunları oynarım.)
I go to the park. (Parka giderim.)
Umarım bu açıklamalar işine yaramıştır. Gördüğün gibi, İngilizce öğrenmek hem çok kolay hem de çok eğlenceli! Çalışmaya devam et, harika gidiyorsun!