4. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 122
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir tekrar etkinliği! Gel birlikte bu sayfadaki alıştırmaları adım adım, kolayca anlayacağın şekilde çözelim. İngilizce ne kadar eğlenceli, değil mi? Hadi başlayalım!
A) Unscramble the letters. Write the words. (Harfleri düzenle. Kelimeleri yaz.)
Bu alıştırmada bize karışık harflerle verilmiş kelimeleri bulmamız isteniyor. Bunlar genellikle öğrendiğimiz giysi isimleri. Hadi harfleri doğru sıraya koyarak kelimeleri oluşturalım.
-
ath → HAT (Şapka)
a, t, h harflerini birleştirince aklımıza hemen şapka geliyor!
-
rfsca → SCARF (Atkı)
Kışın boynumuza taktığımız atkı, işte bu kelime!
-
hirst → SHIRT (Gömlek)
Bu harflerle oluşturabileceğimiz en mantıklı giysi gömlek.
-
soesh → SHOES (Ayakkabı)
Ayağımıza giydiğimiz ayakkabılar! ‘Shoes’ kelimesi s ile biter, çünkü iki tanedirler.
-
rtssho → SHORTS (Şort)
Yazın giydiğimiz şortun İngilizcesi.
-
ootsb → BOOTS (Bot, Çizme)
Soğuk ve yağmurlu havalarda giydiğimiz botlar.
-
geslov → GLOVES (Eldiven)
Ellerimizi sıcak tutan eldivenler.
-
stkri → SKIRT (Etek)
Bu da ‘etek’ kelimesinin harfleri.
-
cksos → SOCKS (Çorap)
Ayakkabılarımızın içine giydiğimiz çoraplar.
B) Look at the weather map. Listen, point and answer. (Hava durumu haritasına bak. Dinle, göster ve cevapla.)
Bu bölümde haritaya bakarak şehirlerdeki hava durumunu söylememiz gerekiyor. Örnekte bize bir soru ve cevap verilmiş. Hadi onu inceleyelim.
Soru: What’s the weather like in Zonguldak? (Zonguldak’ta hava nasıl?)
Cevap: It’s warm and rainy. (Hava ılık ve yağmurlu.)
Adım 1: Haritada Zonguldak’ı bulalım. Karadeniz kıyısında, gördün mü?
Adım 2: Zonguldak’ın üzerindeki resme bakalım. Bir bulut ve yağmur damlaları var. Bu havanın rainy (yağmurlu) olduğunu gösterir.
Adım 3: Yanındaki termometreye (sıcaklık ölçer) bakalım. Kırmızı çizgi ortalarda. Bu da havanın ne çok sıcak ne de çok soğuk, yani warm (ılık) olduğunu anlatıyor.
İşte bu yüzden cevap “It’s warm and rainy.” oluyor. Çok kolay, değil mi?
C) Match the questions with the answers. There is one extra. (Soruları cevaplarla eşleştir. Bir tane fazladan var.)
Şimdi de sorularla onlara en uygun cevapları birleştireceğiz. Ama dikkat et, bir cevap boşta kalacak!
Soru 1: What’s the season? (Mevsim ne?)
Bu soruya mevsim ismiyle cevap vermeliyiz. Cevaplara baktığımızda “It’s spring.” (Mevsim ilkbahar.) ifadesi tam olarak uyuyor.
Soru 2: Can I borrow your eraser? (Silgini ödünç alabilir miyim?)
Birinden bir şey isterken kullandığımız bir soru. Karşımızdaki kişi “tabii, al” gibi bir cevap verebilir. Cevaplar arasında “No problem. Here you are.” (Sorun değil. Al bakalım.) en uygun olanı.
Soru 3: What’s the weather like? (Hava nasıl?)
Bu soru havanın nasıl olduğunu soruyor. Cevap olarak havanın durumunu anlatan bir cümle bulmalıyız. “It’s hot and sunny.” (Hava sıcak ve güneşli.) ifadesi harika bir cevap olur.
Soru 4: Can I borrow your umbrella? (Şemsiyeni ödünç alabilir miyim?)
Yine bir şey ödünç isteme sorusu. Bu sefer olumsuz bir cevap arayalım. “No. Sorry, it’s broken.” (Hayır. Üzgünüm, o kırık.) cevabı, şemsiyenin neden verilemediğini açıkladığı için çok mantıklı.
Soru 5: Can we go out and make a snowman? (Dışarı çıkıp kardan adam yapabilir miyiz?)
Kardan adam yapmak için havanın soğuk olması gerekir. Bu teklife verilebilecek en güzel cevaplardan biri, dışarı çıkarken dikkatli olunmasını söyleyen bir cevaptır. “Sure, but put on your coat.” (Elbette, ama montunu giy.) cevabı bu soruya tam oturuyor.
Sonuç olarak eşleştirme şöyle olmalı:
- 1 → It’s spring.
- 2 → No problem. Here you are.
- 3 → It’s hot and sunny.
- 4 → No. Sorry, it’s broken.
- 5 → Sure, but put on your coat.
Peki, hangi cevap boşta kaldı?
Evet, doğru bildin! “I need my scarf and gloves.” (Atkıma ve eldivenlerime ihtiyacım var.) cümlesi hiçbir soruyla eşleşmedi. Bu cümle, “Hava nasıl?” sorusuna bir cevap olabilir ama “It’s cold” (Hava soğuk) dedikten sonra söylenecek bir cümle olduğu için doğrudan bir cevap değil. Bu yüzden o bizim fazladan (extra) cevabımız.
Umarım hepsi anlaşılmıştır. Harika iş çıkardın!