4. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 96
Harika bir çalışma sayfası! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 4. sınıf İngilizce öğretmeninim. Şimdi bu sayfadaki “Check Your Progress” (Gelişimini Kontrol Et) alıştırmalarını birlikte adım adım, kolayca anlayacağın bir şekilde çözeceğiz. Haydi başlayalım!
Bu sayfa, öğrendiğin bazı kelimeleri ve konuları ne kadar iyi anladığını görmen için hazırlanmış. Birlikte üzerinden geçelim.
A) I can say these words. (Bu kelimeleri söyleyebilirim.)
Bu bölümde, resimlerde gördüğümüz eylemleri ifade eden İngilizce kelimeler var. Bakalım bunlar ne anlama geliyor.
- draw a line: İlk resimde bir cetvel ve kalemle kağıda bir çizgi çiziliyor. ‘Draw a line’, ‘bir çizgi çizmek’ demektir.
- cut: İkinci resimde makasla bir kağıt kesiliyor. ‘Cut’ kelimesi ‘kesmek’ anlamına gelir.
- glue: Üçüncü resimde, birisi kağıda yapıştırıcı sürüyor. ‘Glue’ kelimesi hem ‘yapıştırıcı’ hem de ‘yapıştırmak’ demektir.
- fold in: Son resimde ise kağıt katlanarak bir rüzgar gülü yapılıyor. ‘Fold in’ ifadesi ‘içe doğru katlamak’ anlamına gelir.
Eğer bu kelimelerin anlamlarını biliyor ve söyleyebiliyorsan, kutucuklara birer tik ✔️ atabilirsin. Harikasın!
B) I can talk about these topics. (Bu konular hakkında konuşabilirim.)
Bu bölümde ise farklı durumları anlatan İngilizce cümleler görüyoruz. Hangi cümlenin ne hakkında olduğunu anlamaya çalışalım.
- places of things (eşyaların yerleri): İlk resimde “The brush is in front of the bottle.” yazıyor. Bu cümle, “Fırça, şişenin önündedir.” demek. Yani bize bir nesnenin yerini söylüyor. Bu yüzden bu başlık doğrudur.
- materials for an activity (bir etkinlik için malzemeler): İkinci resimde “Scissors, a piece of cardboard, some glue.” yazıyor. Bu da “Makas, bir parça karton, biraz yapıştırıcı.” demek. Bunlar bir etkinlik yapmak için gereken malzemelerdir. Bu başlık da resimle uyumlu.
- steps of an experiment (bir deneyin adımları): Üçüncü resimde “Add some vegetable oil to the water.” cümlesini görüyoruz. Anlamı: “Suya biraz bitkisel yağ ekle.” Bu cümle, bir deneyin veya bir tarifin adımıdır. Dolayısıyla bu başlık da doğru.
Bu konuları anladığını düşünüyorsan, buradaki kutucukları da işaretleyebilirsin.
C) I can talk with you. (Seninle konuşabilirim.)
İşte şimdi sıra sende! Resme bakarak boşlukları dolduracağız. Bu bölümde soru-cevap pratiği yapıyoruz.
Soru 1: Where’s the kite? (Uçurtma nerede?)
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle resme dikkatlice bakalım. Renkli, güzel bir uçurtma var. Peki bu uçurtma nerede duruyor?
Adım 2: Evet, uçurtma pembe kutunun içinde. “İçinde” kelimesinin İngilizce karşılığı ‘in’ edatıdır.
Adım 3: Soru bize “Where is the kite?” diye soruyor. Cevap verirken “It is…” (O …) diye başlarız. Cümlemizi oluşturalım: It is in the box. (O, kutunun içinde.) Bunu kısaca It’s in the box. şeklinde de yazabiliriz.
Sonuç:
It’s in the box.
Soru 2: Where’re the toy cars? (Oyuncak arabalar nerede?)
Çözüm:
Adım 1: Şimdi de resimdeki kırmızı oyuncak arabaları bulalım. Nerede duruyorlar?
Adım 2: Arabalar, pembe kutunun önünde duruyor. “Önünde” kelimesinin İngilizce karşılığı ‘in front of’ ifadesidir.
Adım 3: Çok önemli bir noktaya dikkat edelim! Burada bir tane değil, iki tane araba var. Yani çoğul. Bu yüzden cevaba “It is…” ile değil, “They are…” (Onlar …) ile başlamalıyız. Zaten soru da “Where are…” diye çoğul sorulmuş.
Adım 4: Şimdi cümlemizi kuralım: They are in front of the box. (Onlar, kutunun önünde.) Bunu da kısaca They’re in front of the box. şeklinde yazabiliriz.
Sonuç:
They’re in front of the box.
İşte bu kadar! Bütün alıştırmaları başarıyla tamamladın. Kendinle gurur duyabilirsin. İngilizce öğrenmek pratik yaptıkça daha da kolaylaşacak! 😊