4. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 17
Harika bir çalışma sayfası! Merhaba sevgili öğrencim, ben 4. sınıf İngilizce öğretmenin. Şimdi sana bu sayfadaki etkinlikleri adım adım, kolayca anlayacağın bir dille açıklayacağım. Haydi gel, birlikte bu sayfayı inceleyelim ve ne yapmamız gerektiğini öğrenelim.
D) Look, listen and follow. (Bak, dinle ve takip et.)
Bu bölümde resimli bir konuşma görüyoruz. Bu konuşma, bir şey isterken ve birine bir şey verirken hangi sihirli kelimeleri kullanmamız gerektiğini bize öğretiyor. Hadi konuşmaları birlikte okuyalım ve ne anlama geldiklerine bakalım.
Adım 1: İlk Resim
Resimde Alice ve Kevin adında iki arkadaş var. Sanırım bir kütüphanedeler. Alice, merdivene çıkmış ve Kevin’dan bir kitap istiyor.
- Alice diyor ki: “Give me the brown book, please.”
- Türkçesi: “Lütfen bana kahverengi kitabı ver.”
Gördüğün gibi, birinden bir şey isterken sonuna “please” (lütfen) ekleyerek çok daha kibar olabiliriz.
Fakat Kevin, Alice’i tam olarak duyamamış ya da anlayamamış olmalı ki şöyle diyor:
- Kevin diyor ki: “Say that again, please.”
- Türkçesi: “Lütfen tekrar söyler misin?”
Eğer birisinin ne söylediğini anlamazsak, bu cümleyi kullanabiliriz. Bu da çok kibar bir ifadedir.
Adım 2: İkinci Resim
Alice, isteğini tekrarlıyor. Bu sefer daha net bir şekilde söylüyor.
- Alice diyor ki: “The brown book, please.”
- Türkçesi: “Kahverengi kitap, lütfen.”
Kevin şimdi anlamış ve kitabı Alice’e uzatıyor. Birisine istediği şeyi verirken şöyle deriz:
- Kevin diyor ki: “Here you are.”
- Türkçesi: “Buyurun.” veya “İşte burada.”
Adım 3: Üçüncü Resim
Alice kitabı aldığı için Kevin’a teşekkür ediyor. Bu da çok önemli bir nezaket kuralıdır.
- Alice diyor ki: “Thank you, Kevin.”
- Türkçesi: “Teşekkür ederim, Kevin.”
Biri bize teşekkür ettiğinde ona ne cevap veririz? Tabii ki “Rica ederim!”.
- Kevin diyor ki: “You’re welcome, Alice.”
- Türkçesi: “Rica ederim, Alice.”
Unutma, kutucukta da yazdığı gibi You’re kelimesi, You are kelimesinin kısa yazılışıdır. İkisi de aynı anlama gelir.
E) Listen again, point and repeat. (Tekrar dinle, göster ve tekrar et.)
Bu alıştırmada, D bölümündeki konuşmanın ses kaydını dinlemen isteniyor. Dinlerken resimlerdeki konuşma balonlarını parmağınla takip etmeli ve duyduğun cümleleri sen de sesli bir şekilde tekrar etmelisin. Bu, kelimeleri doğru söylemene (telaffuz etmene) yardımcı olacak harika bir pratiktir.
F) Work with your partner. Look at part D. Act out dialogues. (Partnerinle çalış. D bölümüne bak. Diyalogları canlandır.)
İşte şimdi öğrendiklerimizi kullanma zamanı! Bu etkinlikte bir arkadaşınla (partnerinle) birlikte D bölümündeki konuşmayı canlandırmanız isteniyor. Ama bir farkla! “Brown book” (kahverengi kitap) yerine aşağıda verilen yeni kelimeleri kullanacaksınız.
Adım 1: Yeni Kelimeleri Öğrenelim
Önce kelimelerin anlamlarını öğrenelim:
- eraser: silgi
- pencil sharpener: kalemtıraş
- ruler: cetvel
- pen: tükenmez kalem
- pencil: kurşun kalem
Adım 2: Örnek Bir Konuşma Yapalım
Şimdi bu kelimelerden birini seçip D bölümündeki konuşmaya yerleştirelim. Mesela “ruler” (cetvel) kelimesini kullanalım.
Sen (Alice’in rolü): “Give me the ruler, please.” (Lütfen bana cetveli ver.)
Arkadaşın (Kevin’in rolü): “Say that again, please.” (Lütfen tekrar söyler misin?)
Sen: “The ruler, please.” (Cetvel, lütfen.)
Arkadaşın: “Here you are.” (Buyurun.)
Sen: “Thank you.” (Teşekkür ederim.)
Arkadaşın: “You’re welcome.” (Rica ederim.)
Sonuç:
Gördüğün gibi, bu sayfadaki etkinlikler bize İngilizce’de nasıl kibarca bir şeyler isteyeceğimizi, anlamadığımızda nasıl tekrar sormamız gerektiğini ve teşekkür edip cevap vermeyi öğretiyor. F bölümündeki diğer kelimelerle de arkadaşınla pratik yapmayı sakın unutma. Ne kadar çok tekrar edersen o kadar iyi öğrenirsin! Başarılar dilerim!