4. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 66
Merhaba sevgili öğrencim!
Harika bir çalışma sayfası! Bu, şimdiye kadar öğrendiklerimizi ne kadar iyi anladığımızı görmek için harika bir fırsat. Gel, bu “Check Your Progress” (Gelişimini Kontrol Et) sayfasındaki alıştırmaları birlikte adım adım çözelim. Hazır mısın? Başlayalım!
A) I can say these words. (Bu kelimeleri söyleyebilirim.)
Bu alıştırmada, resimlerde gördüğümüz aktivitelerin İngilizce’de nasıl söylendiğini tekrar ediyoruz. Eğer bir resme bakıp altındaki İngilizce ifadeyi rahatça okuyup anlayabiliyorsan, bu kelimeleri öğrenmişsin demektir! Hadi hepsine tek tek bakalım.
- play table tennis: Bu resimde bir masa tenisi raketi ve topu görüyoruz. Bu aktiviteye İngilizce’de “play table tennis” yani “masa tenisi oynamak” diyoruz.
- play chess: Bu resimde bir satranç tahtası var. Satranç oynamaya İngilizce’de “play chess” diyoruz.
- fly a kite: Rengarenk bir uçurtma görüyoruz! Uçurtma uçurmak için “fly a kite” ifadesini kullanırız.
- ride a bike: Bu da bir bisiklet resmi. Bisiklete binmek veya bisiklet sürmek anlamına gelen ifademiz ise “ride a bike”.
Eğer bu dört aktiviteyi de resimleriyle eşleştirip söyleyebiliyorsan, yanlarındaki kutucukları gururla işaretleyebilirsin!
B) I can talk about these topics. (Bu konular hakkında konuşabilirim.)
Bu bölümde ise sevdiğimiz (likes) ve sevmediğimiz (dislikes) şeyleri İngilizce olarak ifade edip edemediğimizi kontrol ediyoruz.
Adım 1: Sevdiğimiz Şeyler (Likes)
Turuncu kutucukta sevdiğimiz şeyleri söylerken kullandığımız “I like…” kalıbını görüyoruz. Bu, “Ben … severim.” demektir. Bir arkadaşımıza bir şeyi sevip sevmediğini sormak için ise “Do you like…?” kalıbını kullanırız.
Örnekler:
I like learning English. (İngilizce öğrenmeyi severim.)
Do you like singing and dancing? (Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi sever misin?)
Adım 2: Sevmediğimiz Şeyler (Dislikes)
Mavi kutucukta ise sevmediğimiz şeyleri söylerken kullandığımız “I don’t like…” veya “I dislike…” kalıpları var. İkisi de “Ben … sevmem.” anlamına gelir.
Örnekler:
I don’t like playing chess. (Satranç oynamayı sevmem.)
I dislike watching cartoons. (Çizgi film izlemeyi sevmem.)
Eğer sen de bu kalıpları kullanarak sevdiğin ve sevmediğin aktiviteler hakkında konuşabiliyorsan, “likes” ve “dislikes” kelimelerinin yanındaki kutucukları işaretleyebilirsin.
C) I can talk with you. (Seninle konuşabilirim.)
Bu bölümde ise boşlukları doldurarak bir konuşma metni oluşturacağız. Bu bir diyalog tamamlama alıştırması. Hadi bakalım!
Adım 1: Konuşmayı Anlayalım
Konuşmada bir kişi bir soru soruyor: “…………………… puzzles?”. Karşısındaki kişi tam duyamamış olacak ki, “Say that again, please?” (Tekrar söyler misin, lütfen?) diyor. Soru tekrar soruluyor ve sonunda cevap olarak “Yes, I do.” deniyor.
Adım 2: Cevaptan İpucu Yakalayalım
Buradaki en büyük ipucumuz “Yes, I do.” cevabı. İngilizce’de bir soruya “Yes, I do.” veya “No, I don’t.” diye cevap veriyorsak, o soru büyük ihtimalle “Do you…?” ile başlamıştır.
Adım 3: Boşlukları Dolduralım
Sorumuz “puzzles” (yapbozlar) ile ilgili. “Yapbozları sever misin?” diye sormak istiyoruz. O zaman “Do you…?” kalıbına “like” kelimesini eklemeliyiz.
Buna göre doğru ifade “Do you like” olacaktır.
Sonuç:
Konuşmanın tamamlanmış hali şöyledir:
Konuşmacı 1: Do you like puzzles? (Yapbozları sever misin?)
Konuşmacı 2: Say that again, please? (Tekrar söyler misin, lütfen?)
Konuşmacı 1: Do you like puzzles? (Yapbozları sever misin?)
Konuşmacı 2: Yes, I do. (Evet, severim.)
Harika bir iş çıkardın! Tüm alıştırmaları başarıyla tamamladık. Unutma, pratik yapmak en iyi öğrenme yoludur. Aferin sana!