8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Gezegen Yayınları Sayfa 86
Harika bir görev! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeninim. Gel bakalım, kitabımızdaki bu güzel etkinlikleri birlikte adım adım, anlayarak çözelim.
1. Etkinlik: Doğruluk ve güvenirliğin bireysel ve toplumsal yararları nelerdir? Arkadaşlarınızla belirleyerek değerlendiriniz.
Bu soru, dürüst ve güvenilir bir insan olmanın hem bize hem de içinde yaşadığımız topluma ne gibi faydaları olduğunu düşünmemizi istiyor. Hadi birlikte beyin fırtınası yapalım!
Unutma, doğruluk ve güvenilirlik, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) en önemli özelliklerindendi. O, “Muhammedü’l-Emîn” yani “Güvenilir Muhammed” olarak tanınırdı.
Çözüm:
Adım 1: Bireysel (Kişisel) Yararlarını Düşünelim
Doğru ve güvenilir olmanın sadece sana ne gibi faydaları olur? Bir düşünelim…
- İç Huzuru: Yalan söylemediğin veya kimseyi aldatmadığın için vicdanın rahat olur, geceleri yastığa başını huzurla koyarsın.
- Saygı Görmek: Arkadaşların, ailen ve öğretmenlerin sana saygı duyar. “O söylediyse doğrudur.” diyerek sözüne güvenirler.
- Sağlam Dostluklar: Güven üzerine kurulan arkadaşlıklar çok daha güçlü ve kalıcı olur. İnsanlar seninle sırlarını rahatça paylaşabilir.
- Başarılı Olmak: İş hayatında veya okulda güvenilir olduğun için insanlar seninle çalışmak ister, sana önemli görevler verirler.
Adım 2: Toplumsal Yararlarını Düşünelim
Peki, toplumdaki herkesin dürüst ve güvenilir olduğunu hayal etsek, toplumumuz nasıl bir yer olurdu?
- Güven Ortamı Oluşur: İnsanlar birbirine güvenir. Ticarette hile olmaz, komşular birbirinin eşyasına göz dikmez, herkes birbirine yardım eder.
- Adalet Sağlanır: Mahkemelerde yalancı şahitlik olmaz, haklı olan hakkını daha kolay alır. Toplumda adalet duygusu güçlenir.
- Toplumsal Huzur Artar: Güvenin ve dürüstlüğün olduğu bir toplumda kavgalar, anlaşmazlıklar ve suç oranları azalır. Herkes kendini daha güvende hisseder.
- Birlik ve Beraberlik Güçlenir: İnsanlar birbirine güvendiği için zor zamanlarda daha kolay bir araya gelir ve birbirine destek olur.
Sonuç:
Gördüğün gibi, doğruluk ve güvenilirlik hem bizi daha iyi bir insan yapar hem de yaşadığımız toplumu daha güzel ve yaşanılır bir hale getirir.
2. Düşünelim: Halk arasında kullanılan “merhametli insan”, “vicdanlı insan”, “insanlıktan çıkmış” ve “taş kalpli” gibi ifadeler hangi özellikteki kişiler için kullanılır? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Bu soru, günlük hayatta sıkça duyduğumuz bazı deyimlerin ne anlama geldiğini ve kimler için kullanıldığını soruyor. Gel bu ifadeleri tek tek inceleyelim.
Çözüm:
Adım 1: Olumlu İfadeleri Anlayalım
- “Merhametli insan”: Bu ifade, başkalarının acısını anlayan, onlara yardım etmek için çabalayan, sadece insanlara değil, hayvanlara ve bitkilere karşı bile şefkatli ve sevecen davranan kişiler için kullanılır. Örneğin, yaralı bir kediyi veterinere götüren veya yaşlı bir teyzenin poşetlerini taşıyan biri merhametlidir.
- “Vicdanlı insan”: Vicdan, bizim içimizdeki doğru ile yanlışı ayıran sestir. Vicdanlı insan, yanlış bir şey yaptığında rahatsızlık duyan, pişman olan ve hatasını düzeltmeye çalışan kişidir. Kimseye haksızlık yapmamaya özen gösterir.
Adım 2: Olumsuz İfadeleri Anlayalım
- “Taş kalpli”: Bu ifade, merhametin tam tersidir. Başkalarının üzüntüsüne, acısına duyarsız kalan, kimseye acımayan, katı ve sevgisiz insanlar için kullanılır. Sanki kalpleri sevgi ve şefkat duygularına karşı taş gibi katılaşmıştır.
- “İnsanlıktan çıkmış”: Bu, çok ağır bir ifadedir. Çok zalim, acımasız ve kötü davranışlar sergileyen, normal bir insanın yapmayacağı kötülükleri yapan kişiler için kullanılır. Bu kişiler, insanı insan yapan merhamet, vicdan, sevgi gibi güzel duyguları tamamen kaybetmiş gibidir.
Sonuç:
Bu ifadeler, insanların karakterlerini ve davranışlarını nitelemek için kullandığımız güçlü sözlerdir. Bizler her zaman merhametli ve vicdanlı insanlar olmaya çalışmalıyız.
3. Etkinlik: Siz de Allah’ın (cc) insanlara merhametini gösteren örnekler bularak arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Kitabımızdaki metinde, bir annenin çocuğuna olan şefkatinden yola çıkarak Allah’ın kullarına olan merhametinin çok daha büyük olduğu anlatılıyordu. Şimdi bizden, Allah’ın bu sonsuz merhametini gösteren başka örnekler bulmamız isteniyor.
Çözüm:
Adım 1: Etrafımızdaki ve Hayatımızdaki Örnekleri Düşünelim
Allah’ın merhametini her an, her yerde görebiliriz aslında. İşte birkaç örnek:
- Yaşamamız İçin Yarattıkları: Nefes almamız için havayı, içmemiz için suyu, yememiz için çeşit çeşit meyve ve sebzeyi yaratması O’nun merhametinin bir göstergesidir. Bunlar için bizden bir ücret istemiyor, değil mi?
- Anne ve Baba Sevgisi: Annemizin ve babamızın kalbine bize karşı koyduğu o karşılıksız ve büyük sevgi de Allah’ın merhametinin bir yansımasıdır. Onlar bizim için her türlü fedakarlığı yaparlar.
- Tövbe Kapısı: Hata yaptığımızda, günah işlediğimizde pişman olup O’na yönelirsek bizi affetmesi… Tövbe kapısını her zaman açık tutması, O’nun ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu gösterir.
- Güneş ve Yağmur: Güneş’in her sabah doğup dünyayı ısıtması ve aydınlatması, yağmurun yağıp toprağa can vermesi, tüm canlıların bu nimetlerden faydalanması da O’nun sonsuz merhametinin eseridir.
- Sağlığımız: Bize verdiği sağlıklı bir vücut, gören gözler, duyan kulaklar… Bunların hepsi çok büyük birer nimettir ve O’nun merhametini gösterir.
Sonuç:
Aslında dikkatli bir gözle baktığımızda, hayatımızdaki her detayın Allah’ın bize olan sevgisinin ve merhametinin bir kanıtı olduğunu görebiliriz. Önemli olan bu nimetlerin farkında olup şükretmektir.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Aklına takılan bir şey olursa yine sorabilirsin!