8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Gezegen Yayınları Sayfa 50
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki soruları bir öğretmen olarak senin için inceledim ve şimdi adım adım, kolayca anlayacağın bir şekilde açıklayacağım. Haydi başlayalım!
Etkinlik Sorusu: Yukarıdaki hadislerde zekât ve sadakanın hangi faydaları vurgulanmaktadır? Arkadaşlarınızla yorumlayınız.
Bu soruyu cevaplamak için bize verilen iki güzel hadis-i şerifi dikkatlice incelememiz gerekiyor. Bakalım bu hadisler bize zekât ve sadaka vermenin faydaları hakkında neler söylüyor.
Adım 1: İlk Hadis-i Şerif’i Anlayalım
İlk hadiste Peygamber Efendimiz şöyle diyor: “Kuşkusuz sadaka, zekât, Rabb’in hoşnutsuzluğunu giderir (Allah’ın kişiye huzurlu bir hayat bağışlamasına vesile olur, işlenen kötülüklere mukabil başa gelebilecek kötülüklere de kefaret olur)…”
Şimdi bu cümlenin bize anlattığı faydaları maddeler halinde yazalım:
- Allah’ın Rızasını Kazandırır: En önemli faydası, zekât ve sadaka vererek Yüce Allah’ı memnun etmemizdir. O’nun bizden razı olması, en büyük mutluluktur.
- Kötülüklerden Korur: Hadiste, bu ibadetlerin başımıza gelebilecek kötülüklere karşı bir “kefaret” yani bir nevi koruyucu kalkan olduğu belirtiliyor. Yaptığımız bu iyilikler, bizi belalardan ve sıkıntılardan korur.
- Huzur Verir: Allah’ın rızasını kazanan ve kötülüklerden korunan bir insan, kendini daha güvende ve huzurlu hisseder.
Adım 2: İkinci Hadis-i Şerif’i Anlayalım
İkinci hadiste ise şöyle buyruluyor: “Sadaka ve zekât vermek suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları yok eder…”
Bu hadisten de şu harika faydayı öğreniyoruz:
- Günahları ve Hataları Temizler: Düşünsene, su ateşi nasıl söndürüp yok ediyorsa, verdiğimiz sadakalar ve zekâtlar da istemeden işlediğimiz günahları ve hataları öylece temizliyor. Bu ibadetler manevi bir temizlik gibidir.
Sonuç:
Kısacası, bu iki hadis bize zekât ve sadakanın sadece malımızı bereketlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda Allah’ın rızasını kazandırdığını, bizi kötülüklerden koruduğunu, günahlarımıza kefaret olduğunu ve bize huzur verdiğini öğretiyor.
Düşünelim Sorusu: Toplumumuzda niçin bazı erkek çocuklarına Şuayb ismi verilmektedir? Hz. Şuayb (as) hakkında neler biliyorsunuz? Arkadaşlarınızla konuşunuz.
Bu da üzerinde düşünmesi çok güzel bir soru. Gelin bu soruyu da iki adımda birlikte cevaplayalım.
Adım 1: Çocuklara Neden Peygamber İsimleri Verilir?
Toplumumuzda ailelerin çocuklarına peygamberlerimizin isimlerini vermesi çok yaygın ve güzel bir gelenektir. Bunun birkaç önemli sebebi var:
- Sevgi ve Saygı: İnsanlar, çok sevdikleri ve saygı duydukları peygamberlerin isimlerini çocuklarına vererek onlara olan sevgilerini ve bağlılıklarını gösterirler.
- Örnek Alınması Dileği: Aileler, çocuklarının ismini taşıdığı peygamber gibi güzel ahlaklı, dürüst, adaletli ve iyi bir insan olmasını dilerler. İsminin, çocuğun karakterini de güzelleştirmesini umut ederler.
- Hatırlamak ve Yaşatmak: Peygamberlerin isimlerini yaşatarak onların hayatlarını, bizlere öğrettikleri güzel değerleri her zaman hatırlamış oluruz.
İşte Şuayb isminin verilmesi de, Hz. Şuayb’a duyulan sevginin ve onun güzel ahlakının o çocukta da olması arzusunun bir ifadesidir.
Adım 2: Hz. Şuayb (as) Hakkında Neler Biliyoruz?
Kitabımızdaki metin, Hz. Şuayb hakkında bize zaten çok değerli bilgiler sunuyor. Haydi o bilgilere birlikte bakalım:
- Kur’an-ı Kerim’de adı geçen önemli peygamberlerden biridir.
- Soyu, ulu’l-azm peygamberlerden olan Hz. İbrahim’e (as) dayanmaktadır.
- Hz. Musa’dan (as) önce yaşamış ve peygamberlik yapmıştır. Hatta kızlarından birini Hz. Musa ile evlendirmiştir. Bu çok önemli bir bilgidir.
- Medyen ve Eyke halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Kavmini tek Allah’a inanmaya, özellikle de alışverişte, ölçü ve tartıda dürüst olmaya davet etmesiyle tanınır.
Sonuç:
Hz. Şuayb, Kur’an’da bize tanıtılan, güzel konuşmasıyla ve halkını dürüstlüğe davet etmesiyle bilinen çok kıymetli bir peygamberdir. İsminin günümüzde çocuklarımıza verilmesi de bu güzel özelliklerin her zaman hatırlanması ve yaşatılması içindir.