8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Gezegen Yayınları Sayfa 95
Harika bir soru! Hadi gel, 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizin bu güzel etkinliğini birlikte yapalım ve Mevlana’nın o derin sözlerinde ne anlatmak istediğini anlayalım.
Soru: Mevlana’nın yukarıdaki sözünde verilmek istenen mesaj nedir? Arkadaşlarınızla yorumlayınız.
Çözüm:
Merhaba sevgili öğrencim. Bu etkinlik, bizden sadece bir metni okumamızı değil, aynı zamanda okuduğumuz metin üzerinde düşünmemizi ve ondan dersler çıkarmamızı istiyor. Mevlana, yüzyıllar öncesinden bize çok önemli hayat dersleri veriyor. Hadi gel, bu mesajı adım adım çözümleyelim.
Adım 1: Mevlana’nın Sözünü Tam Olarak Anlayalım
Öncelikle Mevlana’nın ne dediğini bir kez daha dikkatlice okuyalım:
“Bildiklerini anlat, ama akıl vermeye kalkma. Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma. Sessiz kalmak, bir şey bilmediğin anlamına gelmez, çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez. Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık, çok büyük görmek de korkaklıktır. Cesaret akıldan gelirse cesarettir, bilgisizlikten gelirse cehalettir.”
Adım 2: Sözleri Parçalara Ayırarak Yorumlayalım
Bu güzel sözü daha iyi anlamak için onu cümle cümle inceleyelim:
-
“Bildiklerini anlat, ama akıl vermeye kalkma. Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma.”
Yorumu: Mevlana burada bize hem iyi bir anlatıcı hem de iyi bir dinleyici olmamızı öğütlüyor. Bilgimizi paylaşmalıyız ama bunu sanki karşımızdakine üstünlük taslıyormuş gibi, “akıl verir” bir tonda yapmamalıyız. Aynı şekilde, birisi bize bir şey anlattığında onu can kulağıyla dinlemeliyiz ama her söylenene de körü körüne inanmamalıyız. Yani aklımızı ve süzgecimizi her zaman kullanmalıyız. -
“Sessiz kalmak, bir şey bilmediğin anlamına gelmez, çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez.”
Yorumu: Bu da çok önemli bir nokta. Bazen en bilge insanlar en az konuşanlardır. Bir insanın değeri veya bilgisi, ne kadar konuştuğuyla ölçülemez. Önemli olan ne söylediğindir, ne kadar söylediğin değil. -
“Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık, çok büyük görmek de korkaklıktır.”
Yorumu: Burada da alçakgönüllülük ve insanlara saygı konusu işleniyor. Kimseyi kendimizden küçük görmemeli, onlara tepeden bakmamalıyız; bu bir akılsızlıktır. Aynı şekilde, kimseyi de gözümüzde aşırı büyütüp ondan korkmamalıyız; bu da bir korkaklık işaretidir. Herkese insan olduğu için değer vermeliyiz. -
“Cesaret akıldan gelirse cesarettir, bilgisizlikten gelirse cehalettir.”
Yorumu: İşte bu cümlenin altı özellikle çizilmeli! Mevlana, gerçek cesaret ile cahil cesaretini birbirinden ayırıyor. Eğer bir işe aklını kullanarak, düşünerek, sonuçlarını hesaplayarak giriyorsan bu gerçek cesarettir. Ama hiçbir şey bilmeden, düşünmeden, sırf körü körüne bir atılganlıkla bir işe kalkışıyorsan bu cesaret değil, cehalettir. Tıpkı konumuzda işlediğimiz Peygamber Efendimizin cesareti gibi; onun cesareti her zaman bilgiye, kararlılığa ve Allah’a olan inancına dayanıyordu.
Adım 3: Ana Mesajı (Sonucu) Toparlayalım
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde, Mevlana’nın bize vermek istediği ana mesaj şudur:
Sonuç:
Hayatta bilge, dengeli, alçakgönüllü ve gerçekten cesur bir insan olmak için; bilgimizi kibirlenmeden paylaşmalı, dinlediklerimizi aklımızın süzgecinden geçirmeli, insanları dış görünüşlerine veya konuşma miktarlarına göre yargılamamalı, herkese eşit ve saygılı davranmalıyız. En önemlisi de, cesaretimizi körü körüne bir atılganlıktan değil, aklımızdan ve bilgimizden almalıyız. Gerçek kahramanlık, akıl ve bilgelikle birleşen cesarettir.
Umarım bu açıklama, Mevlana’nın bu harika sözünü daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Şimdi bu düşüncelerle arkadaşlarınla çok daha verimli bir tartışma yapabilirsin!