Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Sosyal Bilimler öğretmeninizim. Bugün sizlerle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizdeki bu güzel etkinliği birlikte yapacağız. Gelin, görseldeki soruyu adım adım inceleyip çözelim.
Soru: Yukarıdaki ayetleri Hz. Peygamber’in (sav) Mekkelilere karşı tutumu ile nasıl ilişkilendiriyorsunuz? Arkadaşlarınızla yorumlayınız.
Harika bir soru! Bu soruyu cevaplamak için önce Peygamber Efendimizin Mekkelilere karşı nasıl davrandığını ve sonra da ayetlerin ne anlama geldiğini düşünelim. Sonra da bu ikisini birleştirelim.
Adım 1: Peygamberimizin Tutumunu Hatırlayalım
Öncelikle, metinde ne anlatılıyordu bir hatırlayalım. Peygamberimiz, yıllarca kendisine ve Müslümanlara eziyet eden, onları yurtlarından süren Mekkelileri, Mekke’yi fethettiğinde cezalandırma gücüne sahipken ne yapmıştı? Onlara, “Gidiniz, hepiniz serbestsiniz.” diyerek hepsini affetmişti. Yani onlardan intikam almamış, kötülüklerine karşılık iyilikle cevap vermişti.
Adım 2: Birinci Ayeti (A’râf suresi, 199. ayet) İnceleyelim
Şimdi ilk ayete bakalım: “Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.”
- “Sen af yolunu tut”: Bu ifade, Peygamberimizin Mekkelileri affetmesiyle birebir örtüşüyor. O, intikam yolunu değil, af yolunu seçmiştir.
- “iyiliği emret”: Peygamberimiz sadece affetmekle kalmamış, bu davranışıyla en büyük iyilik dersini vermiştir.
- “cahillerden yüz çevir”: Mekkelilerin geçmişte yaptıkları eziyetleri, yani cahilce davranışlarını görmezden gelmiş, onlarla hesaplaşmaya girmemiştir.
Gördüğünüz gibi, Peygamberimizin bu davranışı, A’râf suresindeki bu ayetin adeta hayata geçirilmiş halidir.
Adım 3: İkinci Ayeti (Fussilet suresi, 34. ayet) İnceleyelim
Sıradaki ayetimiz ise: “İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”
- “Kötülüğü en güzel bir şekilde sav”: Bu ne demek? Biri sana kötülük yaptığında sen de ona kötülükle değil, tam tersine iyilikle karşılık ver demek. Peygamberimiz de tam olarak bunu yapmıştır. Mekkelilerin yıllar süren kötülüğünü, bir anda affederek en güzel şekilde savmıştır.
- “seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir”: Bu affedicilik neye yol açmış? Metinde de okuduğumuz gibi, bu büyük affedicilik karşısında birçok Mekkeli etkilenmiş ve İslam’ı kabul etmiştir. Yani eski düşmanlar, artık birer “sıcak dost” ve din kardeşi olmuşlardır.
Sonuç
Sonuç olarak diyebiliriz ki; verilen her iki ayet de Peygamber Efendimizin Mekke’nin fethindeki affedici, bağışlayıcı ve birleştirici tutumunu mükemmel bir şekilde açıklamaktadır. O, Kur’an-ı Kerim’in öğütlerini bizzat yaşayarak bizlere en güzel örnek olmuştur. Kötülüğe iyilikle karşılık vermenin, düşmanlıkları nasıl dostluğa çevirebileceğini göstermiştir.