7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 149
Merhaba sevgili öğrencilerim, bu hafta birlikte İnsan ve Çevre ünitesinden harika sorular çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
—
2. Aşağıdakilerden hangisi yerleşmeyi etkileyen beşeri unsurlardan değildir?
a) Akar su
b) Sanayi
c) Turizm
d) Ulaşım
Sevgili arkadaşlarım, bu soruda bizden istenen, yerleşmeyi etkileyen beşeri unsurlardan olmayanı bulmak.
Öncelikle beşeri ne demek onu hatırlayalım. Beşeri, insan eliyle yapılmış, insan etkisiyle ortaya çıkmış şeyler demektir.
Şimdi şıklara tek tek bakalım:
- a) Akar su: Akar sular, yani nehirler, dereler gibi su kaynakları doğaldır. İnsanlar yerleşirken su kaynaklarının yakınını tercih ederler ama akar suyu insanlar yapmaz.
- b) Sanayi: Fabrikalar, sanayi tesisleri tamamen insanlar tarafından kurulur ve yerleşmeyi çok etkiler.
- c) Turizm: Turizm faaliyetleri de insanların oluşturduğu bir durumdur ve bu da yerleşmeyi etkiler. Örneğin turistik yerlerde nüfus daha yoğun olabilir.
- d) Ulaşım: Yollar, köprüler, limanlar gibi ulaşım ağları da yine insanlar tarafından yapılır ve yerleşmeyi doğrudan etkiler.
Gördüğünüz gibi, akar su dışındaki tüm şıklar insan eliyle yapılmış veya insan faaliyetleriyle ilgili. Bu yüzden yerleşmeyi etkileyen beşeri unsurlardan değildir.
Sonuç: a) Akar su
—
3. Doğa kaynaklı afetler, savaş ve terör gibi olaylar sonucu yapılan göçler hangi göç türüne örnek olarak gösterilebilir?
a) Beyin göçü
b) Gönüllü göç
c) Mübadele
d) Zorunlu göç
Arkadaşlar, bu soruda bize doğa olayları, savaş ve terör gibi durumların insanları yerinden ettiği göçlerden bahsediyor. Bizden bu göçün türünü bulmamız isteniyor.
Şimdi şıkları inceleyelim:
- a) Beyin göçü: Beyin göçü, eğitimli insanların daha iyi imkanlar bulmak için kendi ülkelerinden başka ülkelere göç etmesidir. Bu sorudaki durumla ilgisi yok.
- b) Gönüllü göç: Gönüllü göç, insanların kendi istekleriyle, daha iyi bir yaşam veya iş imkanı için yaptıkları göçlerdir. Yani isteyerek giderler. Sorudaki durumlar ise isteğe bağlı değil.
- c) Mübadele: Mübadele, ülkeler arasında yapılan anlaşmalarla, iki ülkenin vatandaşlarının karşılıklı olarak yer değiştirmesidir. Bu da sorudaki olaylardan farklı.
- d) Zorunlu göç: Zorunlu göç, insanların can güvenlikleri, doğal afetler veya savaş gibi nedenlerle yaşamak zorunda kaldıkları yerleri terk etmek zorunda kalmalarıdır. Soruda bahsedilen doğa kaynaklı afetler, savaş ve terör tam olarak bu durumlara örnektir. İnsanlar bu durumlardan kaçmak için göç etmek zorunda kalırlar.
Yani, bu tür olaylar insanları göç etmeye zorlar.
Sonuç: d) Zorunlu göç
—
4. Aşağıdakilerden hangisi yerleşme hakkının engelleneceği durumlardan biri değildir?
a) Nüfusun artmasını engellemek
b) Suç işlenmesini önlemek
c) Düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek
d) Kamu mallarını korumak
Sevgili öğrenciler, bu soruda yerleşme hakkının engellenmemesi gereken durumları bulmamız gerekiyor. Yani, aşağıdaki şıklardan hangisi yerleşmeyi kısıtlayan bir durum değildir?
Şıkları tek tek analiz edelim:
- a) Nüfusun artmasını engellemek: Eğer bir yerde nüfus artışını engellemek amacıyla yerleşme kısıtlanıyorsa, bu yerleşme hakkının engellendiği anlamına gelir.
- b) Suç işlenmesini önlemek: Bazı durumlarda, güvenlik endişeleriyle belirli bölgelere yerleşme kısıtlanabilir. Bu da yerleşme hakkının bir şekilde engellenmesi olarak düşünülebilir.
- c) Düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek: Plansız ve düzensiz yapılaşmayı önlemek, daha iyi bir yaşam alanı oluşturmak için yerleşme planlaması yapılır. Bu, yerleşme hakkını tamamen engellemek değil, daha düzenli bir hale getirmektir. Hatta bu, insanların daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamayı amaçlar.
- d) Kamu mallarını korumak: Kamu mallarını, yani halka ait olan yerleri, binaları korumak için de bazı yerleşme kuralları olabilir. Bu da yerleşme hakkının sınırlandırıldığı bir durumdur.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta, yerleşme hakkının engellenmeyeceği durum.
Şıkları tekrar gözden geçirdiğimizde, düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, yerleşme hakkını engellemekten ziyade, daha iyi bir çevre ve yaşam alanı oluşturmak için yapılan bir planlamadır. Diğer şıklar ise doğrudan yerleşmeyi kısıtlayan veya engelleyen durumları ifade ediyor.
Sonuç: c) Düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek
—
5. Sanayi, tarım, hayvancılık, turizm ve madencilik gibi ekonomik faktörler yerleşim yerlerinin nüfus yoğunluğunu etkilemektedir. Buna göre aşağıdaki illerden hangisinde nüfus yoğunluğunun nedeni diğerlerinden farklıdır?
a) Antalya
b) İzmir
c) Gaziantep
d) Muğla
Merhaba gençler! Bu soruda bize bazı illerde nüfus yoğunluğunu etkileyen ekonomik faktörlerden bahsediyor. Bizden de bu faktörlerin farklı olduğu ili bulmamız isteniyor.
Şimdi illeri ve ön plana çıkan ekonomik özelliklerini inceleyelim:
- a) Antalya: Antalya denince aklımıza ilk ne geliyor? Elbette turizm! Antalya, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir ve bu durum nüfusun yoğun olmasında büyük bir etkendir.
- b) İzmir: İzmir, hem bir liman şehri olması hem de sanayisi ve ticaretinin gelişmiş olmasıyla bilinir. Yani hem sanayi hem de ticaret açısından önemlidir.
- c) Gaziantep: Gaziantep, özellikle sanayisiyle, tekstil ve gıda sektöründeki üretimiyle öne çıkan bir ilimizdir. Yani burada da sanayi ön plandadır.
- d) Muğla: Muğla da Antalya gibi özellikle turizm ve yazlık bölgeleriyle tanınır.
Şimdi dikkatli bakalım: Antalya ve Muğla’da nüfus yoğunluğunun temel sebebi turizm. İzmir ve Gaziantep’te ise daha çok sanayi ve ticaret gibi ekonomik faaliyetler nüfusu çekiyor.
Soruda bizden diğerlerinden farklı olanı bulmamız isteniyor.
Antalya ve Muğla turizm odaklı. İzmir ve Gaziantep ise sanayi odaklı.
Bu durumda, sanayi, tarım, hayvancılık, turizm ve madencilik gibi faktörler genel olarak nüfus yoğunluğunu etkilerken, bu illerden birinde bu etkinin nedeni diğerlerine göre farklılık gösterecektir.
Şıklara tekrar baktığımızda, Antalya ve Muğla turizm ile öne çıkarken, İzmir ve Gaziantep sanayi ile öne çıkıyor. Ancak soruda “diğerlerinden farklıdır” denildiği için, genel eğilimin dışına çıkan bir il bulmamız gerekiyor.
Antalya ve Muğla’da turizm ana etkendir. İzmir’de sanayi ve liman, Gaziantep’te ise sanayi ön plandadır. Bu bağlamda, tek bir ekonomik faktörün baskın olmadığı veya farklı bir ekonomik yapının olduğu bir il arayabiliriz.
Soruyu tekrar dikkatlice okuyalım: “Sanayi, tarım, hayvancılık, turizm ve madencilik gibi ekonomik faktörler yerleşim yerlerinin nüfus yoğunluğunu etkilemektedir. Buna göre aşağıdaki illerden hangisinde nüfus yoğunluğunun nedeni diğerlerinden farklıdır?”
Antalya ve Muğla’da turizm çok belirgindir. İzmir’de sanayi ve liman ticareti belirgindir. Gaziantep’te de sanayi belirgindir.
Bu sorunun cevabı, ön plana çıkan ekonomik faaliyetin diğerlerinden farklı olduğu il olmalı.
Eğer bu illerin genel özelliklerine bakarsak:
- Antalya: Turizm
- İzmir: Sanayi, Liman, Ticaret
- Gaziantep: Sanayi
- Muğla: Turizm
Bu durumda, İzmir hem sanayisi hem de liman özelliği ile diğerlerinden biraz daha farklı bir profile sahip olabilir. Ancak soru daha çok bir ana nedene odaklanıyor gibi.
Şimdi tekrar düşünelim. Eğer bir ilde nüfus yoğunluğunun ana nedeni turizm ise ve diğerinde sanayi ise, bu farklıdır. Eğer iki ilde turizm, iki ilde sanayi ise, o zaman bir ayrım yapmamız gerekebilir.
Bu tür sorularda bazen en belirgin farkı yakalamak önemlidir.
Antalya ve Muğla, özellikle turizm ile ön plana çıkan, yazlık yerleri olan şehirlerdir. İzmir ve Gaziantep ise daha çok sanayi ve üretim odaklı şehirlerdir.
Soruda “nedeni diğerlerinden farklıdır” ifadesi, tek bir baskın nedenin diğerlerinden ayrıldığı durumu işaret eder.
Eğer Antalya ve Muğla’yı turizm olarak gruplarsak, İzmir ve Gaziantep’i sanayi olarak gruplayabiliriz. Ancak bu durumda ikişerli gruplar oluşur ve “diğerlerinden farklı” olanı bulmak zorlaşır.
Genellikle bu tip sorularda, bir ilin öne çıkan ekonomik faaliyetinin diğerlerinden tamamen farklı olduğu durum sorulur. Örneğin, bir il sanayi ile büyürken, diğeri tamamen tarım, bir diğeri turizm vb.
Bu seçenekler arasında, bir ilin nüfus yoğunluğunun nedeninin diğerlerinden daha belirgin bir şekilde ayrıldığı durum aranmalıdır.
Antalya ve Muğla için temel etken turizm. İzmir için sanayi ve liman. Gaziantep için ise sanayi.
Eğer soruyu şöyle yorumlarsak: “Hangi ilin nüfus yoğunluğunun ana sebepleri, diğer illerin ana sebeplerinden daha az ortak noktaya sahip?”
Bu durumda, İzmir’in hem sanayi hem de liman gibi farklı ekonomik faaliyetlerle öne çıkması, onu diğerlerinden ayırabilir. Çünkü Antalya ve Muğla daha çok turizme odaklanırken, Gaziantep sadece sanayiye odaklanıyor.
Ancak, en yaygın ve kabul gören yorum şu şekildedir: İki il turizm ile, iki il sanayi ile öne çıkıyor. Bu durumda, bu gruplardan birinde yer almayan veya farklı bir ekonomik dinamiğe sahip olan il aranır.
Tekrar düşünelim: Nüfus yoğunluğu dediğimizde, ekonomik faaliyetler insanları o bölgeye çeker. Antalya ve Muğla’da turizm sektörü çok güçlü. İzmir ve Gaziantep’te sanayi sektörü çok güçlü.
Eğer soruda “en belirgin farklılık” aranıyorsa, İzmir’in hem sanayi hem de liman olması, onu sadece sanayi veya sadece turizm odaklı diğerlerinden biraz ayırır.
Ancak, bazen bu tür sorularda daha basit bir ayrım olabilir. Mesela, bir ilin tamamen doğal güzelliklere dayalı turizmi, diğerinin ise daha çok sanayi üretimine dayalı nüfus çekmesi gibi.
Bu seçenekler arasında, en çok göze çarpan ayrım, İzmir’in hem sanayi hem de liman şehri olmasıdır. Diğer iller daha çok tek bir başlık altında toplanabilir (Antalya ve Muğla turizm, Gaziantep sanayi).
Dolayısıyla, nüfus yoğunluğunun nedeni diğerlerinden farklı olan il İzmir‘dir.
Sonuç: b) İzmir