Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersimizin bu bölümünde Osmanlı Devleti’nin fethettiği bölgelerdeki politikalarını inceleyeceğiz. Şimdi gelin, birlikte bu ilginç konuya bir göz atalım.
***
HAZIRLIK SORUSU
Vatan deyince aklınıza neler geliyor? Sizce bir yeri vatan olarak nitelendirmek için orada hangi özelliklerin bulunması gerekir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru aslında sizin vatan kavramını ne kadar iyi anladığınızı ölçmek için sorulmuş bir hazırlık sorusu. Vatan dediğimizde aklımıza sadece toprak parçası gelmemeli, değil mi? Vatan aynı zamanda bizim için güvenli bir liman, aidiyet hissi duyduğumuz, kültürel bağlarımızın olduğu bir yer olmalı. Bir yeri vatan olarak kabul etmek için oradaki insanların ortak bir geçmişe sahip olması, birbirine kenetlenmesi ve o toprakları koruma bilinci taşıması gerekir. Yani vatan sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda bir ruh ve bir kimliktir.
***
Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve gelişmesinde gaza ve cihat önemli yer tutar. Osmanlı fetih siyasetinin ana düşüncelerinden olan gaza ve cihat, İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaşlardır. Gaza ve cihat faaliyetleri, Osmanlı Devleti’nin itibarını diğer Müslüman Türkler arasında da artırmıştır.
Osmanlı Devleti’nde fetihler bir plan ve düzen içerisinde gerçekleştirilirdi. Bir bölge fethedildiğinde oraya Müslüman Türk nüfus yerleştirilerek hâkimiyet pekiştirilirdi. Yeni yerleşim yerlerine getirilenler; çiftçi, zanaatkâr, derviş gibi kesimlere mensup insanlardı. Bu insanlar yerleştikleri bölgelere Türkçe adlar verir, buralarda Türk-İslam kültürünü yayarlardı.
Osmanlı Devleti fethettiği bölgelerdeki gayrimüslim halka istimâlet anlayışına göre politika uygulamıştır. Buna göre halkın can ve mal güvenliği hiçbir karşılık beklenmeden sağlanmıştır. Halkın inançlarını yaşamasına müdahale edilmemiştir. Fethedilen yerlerdeki gayrimüslim halkın İslam’a ısındırılması ve burada İslam’ın yayılması hedeflenmiştir. İstimâlet anlayışı, Osmanlı fetihlerinin kalıcı olmasında etkili olmuştur. Arnavutlar ve Boşnaklar Osmanlı Devleti’nin istimâlet anlayışı sayesinde İslam dinini kabul etmiştir.
Osmanlı Devleti, fethettiği bölgeleri vatan olarak kabul etmiştir. Her türlü imar ve iskân faaliyetini buna göre yapmıştır. Günümüzde de varlığını koruyan Osmanlı mimari eserleri bunun göstergesidir (Görsel 2.12).
Osmanlı Devleti’nin sınırları genişledikçe ülke içinde farklı din ve etnik kökene mensup insanlar yaşamaya başlamıştır. Osmanlı Devleti bu insanların bir arada ve güven içinde yaşamalarını sağlamıştır. Bunu sağlayan uygulama millet sistemi olarak adlandırılmıştır. Bu sisteme göre millet, Müslümanlar ve gayrimüslimler olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki grubun da can ve mal güvenliği ile inanç özgürlüğü devlet güvencesi altına alınmıştır.
58