7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 27
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Sosyal Bilgiler öğretmeninizim. Bugün birlikte bu sayfadaki soruları adım adım çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
—
### **1.3. MEDYANIN HAYATIMIZDAKİ YERİ**
HAZIRLIK SORUSU
Günlük yaşamınızda iletişim kurarken en çok hangi iletişim araçlarını kullanıyorsunuz? Söyleyiniz.
Bu soruyu birlikte cevaplayalım çocuklar. Günlük hayatımızda iletişim kurmak için birçok araç kullanıyoruz. Mesela, ailenizle konuşurken telefon kullanabilirsiniz. Arkadaşlarınızla mesajlaşırken cep telefonunuzdaki mesajlaşma uygulamalarını kullanabilirsiniz. Okulda öğretmenlerinizle konuşurken veya ödevlerinizi yaparken bilgisayarı kullanabilirsiniz. Bazen de birbirimize mektup yazarak haberleştiğimiz zamanlar oluyordu eskiden. Kısacası, siz de düşünün bakalım, siz en çok hangilerini kullanıyorsunuz? Belki de en çok cep telefonunuzu kullanıyorsunuzdur, ne dersiniz?
—
BİLGİ KÖŞESİ
Medya, iletişim araçları ve ortamı anlamına gelir. İnsanların toplumsal hayattaki haber alma ihtiyacını gidermektedir. Medya, toplumlar tarafından benimsenmiş zamanla toplumsal yaşam üzerinde etkili olmaya başlamıştır.
Bu bilgi köşesi bize medyanın ne olduğunu anlatıyor. Medya dediğimiz şey aslında haberleştiğimiz, bilgi aldığımız her türlü araç ve ortamdır. Yani televizyon, radyo, gazete, internet gibi şeyler medyanın içine girer. Eskiden insanlar sadece birbirleriyle konuşarak veya mektup yazarak haberleşirken, zamanla bu iletişim araçları gelişmiş ve medya dediğimiz bu kavram ortaya çıkmış. Medya sayesinde dünyanın her yerinden haber alabiliyoruz, bilgi edinebiliyoruz ve toplum olarak birbirimizle daha kolay iletişim kurabiliyoruz.
—
OKUMA KÖŞEM
Merhaba, benim adım Yavuz. Hasan dedem Kıbrıs gazisidir. Babaannem onun hatıralarına saygı duyar. O dönem dedemden gelen mektupları ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nı anlatan gazeteleri bir emanet gibi saklar. İğne oyalı kumaşlara sardığı bu hatıraların yeri, eskiden kalma el işlemeli tahta bir sandıktır. Bayramların ilk günü beni de yanına alarak sandığı açar. Dedemden gelen “Asker mektubu görülmüştür” yazan sarı zarflı mektupları, Türk askerinin Beşparmak Dağları’na inişini gösteren gazeteleri özenle sandıktan çıkarır.
Bir zamanlar asker eşinden gelecek mektupları bekleyen babaannemin o günleri- nin gözlerinde canlandığını hissederim. Yüzünden tebessüm eksik olmayan babaannemin fotoğraflara bakarken gözlerinin dolduğunu gördükçe yaşadığının ne zor bir şey olduğunu fark ederim.
Kitap için yazarlar tarafından yazılmıştır.
Bu metin, Yavuz adında bir gencin dedesi ve babaannesiyle ilgili bir anısını anlatıyor. Dedesinin askerlik anılarıyla ilgili el yazısı mektuplar ve gazeteler saklanıyor. Bu mektuplar ve gazeteler, o dönemin iletişim araçları ve haberleşme biçimleri hakkında bize bilgi veriyor. Düşünsenize, o zamanlar mektupların gelmesi için uzun süreler bekleniyormuş. Babaannesinin bu mektupları okurken yaşadığı duygular da o günlerin ne kadar zorlu olduğunu gösteriyor. Bu metin bize aynı zamanda aile büyüklerimizin geçmişini ve onların yaşadıklarını öğrenmenin ne kadar değerli olduğunu da hatırlatıyor.
—
Soru: Yavuz’un babaannesinin gençliğinde askerdeki eşiyle mektuplaşırken hangi sorunlarla karşılaşmış olabilir? Söyleyiniz.
Bu soruyu birlikte düşünelim. O zamanlar şimdiki gibi anında mesajlaşma veya görüntülü konuşma imkanları yoktu, değil mi? Yavuz’un babaannesinin gençliğinde asker olan eşiyle mektuplaşırken ne gibi sorunlar yaşamış olabileceğini tahmin edelim:
* **Mektupların Gecikmesi:** En büyük sorunlardan biri mektupların ulaşım süresinin uzun olmasıydı. Savaş zamanı olduğu düşünülürse, mektuplar aylar sürebilirdi. Bu da hem bekleyen kişi için hem de gönderen kişi için büyük bir endişe kaynağı olabilirdi.
* **Mektupların Kaybolması:** O dönemde ulaşım imkanları şimdiki kadar güvenli olmayabilirdi. Bu yüzden mektupların kaybolma riski de vardı. Bir mektubun hiç ulaşmaması, hem gönderen hem de alan için çok üzücü olurdu.
* **Haberleşme Engelleri:** Savaş ortamında haberleşme tamamen kesilebilir veya kısıtlanabilirdi. Belki de askerler her zaman mektup yazma fırsatı bulamıyordu veya yazdıkları mektuplar sansürden geçmek zorunda kalıyordu.
* **Bilgi Eksikliği ve Endişe:** Mektuplar geciktiğinde veya hiç gelmediğinde, babaanne eşinin durumundan endişe duyabilirdi. Sağ salim olup olmadığını, güvende olup olmadığını bilememek çok zor bir durum olmalı.
* **Yazım ve Okuma Zorlukları:** Belki de askerler savaş koşullarında mektup yazarken zorlanıyorlardı. Ya da okuma yazma bilmeyenler için mektup almak veya okumak da ayrı bir sorun olabilirdi.
Bu saydıklarımız, o dönemde mektuplaşmanın ne kadar meşakkatli olduğunu gösteriyor. Şimdiki teknoloji sayesinde bir anda haberleşebilmemiz ne kadar büyük bir nimet, değil mi?
—
Büyük bir izleyici, okuyucu veya dinleyici kitlesine hitap eden ve toplumsal düzeyde bilgi, haber, kültür, eğlence gibi içerikler sunan medya araçlarına kitle iletişim araçları denir. Gazete, televizyon, bilgisayar ve akıllı telefon kitle iletişim araçlarından bazılarıdır. İletişim araçları yaygınlaşmadan önce ulaş adı verilen, atlı posta görevlileri ile haberleş me sağlanıyor ve ulaşım at, deve gibi hayvanlar ile gerçekleştiriliyordu. Yaşanan bir olay, başka bir yerde günler hatta aylar sonra öğreniliyordu. Yaklaşık yüz elli yıl önce ise telgraf kullanılmaya başlandı ve iletişim hız kazandı. Günümüzde ise genel ağ ve akıllı telefonlar aracılığı ile daha kısa sürede haberleşme sağlanabilmektedir.
Bu son paragraf da bize kitle iletişim araçlarının ne olduğunu ve zaman içinde nasıl geliştiğini anlatıyor. Eskiden ulaşım çok yavaşken, atlarla, develerle haberleşirken, sonra telgraf icat edilmiş ve iletişim hızlanmış. Şimdi ise internet ve akıllı telefonlar sayesinde dünyanın öbür ucundaki insanlarla bile anında konuşabiliyoruz. Medya, yani kitle iletişim araçları, hayatımızı ne kadar değiştirdi, değil mi? Bu gelişme sayesinde bilgiye ulaşmamız, haberleri öğrenmemiz çok daha kolaylaştı.