5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ata Yayıncılık Sayfa 86
Merhaba sevgili öğrenciler! Bugün birlikte bu ünitenin sonunda yer alan değerlendirme sorularını çözeceğiz. Her bir soruyu dikkatlice inceleyerek doğru cevapları bulmaya çalışalım. Hazırsanız başlayalım!
**1. Türkiye fiziki haritasına bakan Serhat incelediği bir bölgenin genelde yeşil renk ve bu rengin tonlarından olduğunu görür.**
**Buna göre, Serhat’ın incelediği bölge için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?**
* A) Yükseltisi azdır.
* B) Yeryüzü şekilleri sadedir.
* C) Genel olarak 0-500 metre arası yükseltiye sahiptir.
* D) Platolar geniş yer kaplar.
**Çözüm:**
Sevgili arkadaşlar, Türkiye fiziki haritasında yeşil renkler genellikle alçak yerleri, yani deniz seviyesine yakın bölgeleri temsil eder. Bu da o bölgenin yükseltisinin az olduğu anlamına gelir.
* **Adım 1:** Haritada yeşil rengin alçak yerleri gösterdiğini hatırlayalım.
* **Adım 2:** Bu nedenle, yükseltisi azdır (A seçeneği) ve genel olarak 0-500 metre arası yükseltiye sahiptir (C seçeneği) ifadeleri doğrudur.
* **Adım 3:** Alçak ve düz alanlarda yeryüzü şekilleri genellikle daha sadedir (B seçeneği). Bu da doğrudur.
* **Adım 4:** Platolar, çevresine göre oldukça yüksekte kalmış, akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmamış, düz veya hafif engebeli geniş düzlüklerdir. Yeşil renkli, yani alçak alanlarda platoların geniş yer kaplaması pek beklenmez. Platolar daha çok yükseltisi fazla olan yerlerde görülür. Bu yüzden “Platolar geniş yer kaplar” ifadesi, yeşil renkle gösterilen alçak bir bölge için söylenemez.
**Sonuç:** D) Platolar geniş yer kaplar.
**2. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu yerlerde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılıman ve yağışlıdır. Kış mevsiminin ılık geçmesine bağlı olarak seracılık faaliyetleri yoğun olarak yapılmaktadır. Yaz mevsimi sıcak geçtiği ve uzun süreli olduğu için yılda birden fazla ürün alınan yerler vardır.**
**Bu parçada iklimin aşağıdakilerden hangisine olan etkisinden söz edilmiştir?**
* A) Turizme
* B) Sanayiye
* C) Tarıma
* D) Hayvancılığa
**Çözüm:**
Şimdi bu soruda bize Akdeniz ikliminin özelliklerinden bahsediliyor ve bu iklimin bazı faaliyetler üzerindeki etkisi anlatılıyor. Dikkatli okuyalım.
* **Adım 1:** Parçada “seracılık faaliyetleri yoğun olarak yapılmaktadır” ve “yılda birden fazla ürün alınan yerler vardır” ifadeleri geçiyor.
* **Adım 2:** Seracılık ve birden fazla ürün almak, doğrudan ne ile ilgilidir? Tabii ki yetiştirilen ürünlerle, yani tarımla.
* **Adım 3:** Akdeniz ikliminin sıcak ve kurak yazları ile ılık ve yağışlı kışları, tarım ürünlerinin yetişmesi için uygun ortamlar yaratıyor. Bu sayede seracılık gelişiyor ve aynı yıl içinde birden fazla kez ürün alınabiliyor.
* **Adım 4:** Parçada turizm, sanayi veya hayvancılıkla ilgili doğrudan bir etkiden bahsedilmiyor. Anlatılanlar tamamen tarımsal faaliyetlere yöneliktir.
**Sonuç:** C) Tarıma
**3. Ova ve plato gibi düz alanlar tarım, sanayi ve ulaşım gibi ekonomik faaliyetleri yapmak için daha uygundur. Örneğin; düz bir alana sahip olan Adana, Konya ve Bursa gibi illerimizin nüfusu fazla iken dağlık ve engebeli arazi üzerine kurulmuş yerleşim birimlerinde nüfus daha azdır.**
**Buna göre, verilen bilgilerde nüfusun dağılışında etkili olan faktörlerin hangisi vurgulanmış-tır?**
* A) Bitki örtüsü
* B) İklim şartları
* C) Yeryüzü şekilleri
* D) Toprak yapısı
**Çözüm:**
Bu soruda bize düz alanların (ova ve plato) ekonomik faaliyetler için daha uygun olduğu ve bu yüzden bu tür alanlara sahip şehirlerde nüfusun daha fazla olduğu anlatılıyor.
* **Adım 1:** Parçada “ova ve plato gibi düz alanlar” ifadesi kullanılıyor.
* **Adım 2:** Ayrıca, “dağlık ve engebeli arazi” ile “düz bir alana sahip olan” yerler karşılaştırılıyor.
* **Adım 3:** Bu karşılaştırma, insanların yerleşim yeri seçerken ve ekonomik faaliyetlerini yürütürken arazinin yapısının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Düz ve engebeli olmayan araziler, tarım, sanayi ve ulaşım gibi işler için daha elverişli olduğu için buralarda daha çok insan yaşar ve daha çok ekonomik faaliyet olur.
* **Adım 4:** Parçada bitki örtüsü, iklim şartları veya toprak yapısı gibi diğer faktörlerden bahsedilmiyor. Vurgulanan ana etken, arazinin kendisidir, yani yeryüzü şekilleridir.
**Sonuç:** C) Yeryüzü şekilleri
**4. Deprem ülkemizde can ve mal kaybına neden olan doğal afetlerden biridir. Halk arasında zelzele olarak da bilinen deprem yer kabuğunun altındaki hareketlere bağlı olarak oluşur.**
**Aşağıdakilerden hangisi depremin yıkıcı etkisini azaltmak için yapılan çalışmalardan biri-ğildir?**
* A) Konutları inşaat yönetmeliklerine uygun yapmak
* B) Konutları yumuşak zemin ve fay hatları üzerine yapmak
* C) Konut yapımında dayanıklı ve kaliteli malzeme kullanmak
* D) Uygun olmayan bölgeleri yerleşime kapatmak
**Çözüm:**
Sevgili arkadaşlar, bu soruda depremin yıkıcı etkisini azaltmak için yapılması gerekenleri soruyor. Bizden istenen ise bu çalışmalardan hangisi *değildir*.
* **Adım 1:** Depremin etkisini azaltmak için ne gibi önlemler alabiliriz diye düşünelim. Güvenli binalar yapmak ilk akla gelenlerden.
* **Adım 2:** Seçeneklere bakalım:
* A) Konutları inşaat yönetmeliklerine uygun yapmak: Yönetmelikler, binaların depreme dayanıklı olması için konulan kurallardır. Bu, etkiyi azaltır. **Bu bir önlemdir.**
* B) Konutları yumuşak zemin ve fay hatları üzerine yapmak: Yumuşak zeminler ve fay hatları, depremde en çok hasar görecek yerlerdir. Buralara ev yapmak, depremin etkisini azaltmak yerine artırır. **Bu bir önlem değildir, tam tersi tehlikeli bir durumdur.**
* C) Konut yapımında dayanıklı ve kaliteli malzeme kullanmak: Sağlam malzemelerden yapılan evler depreme daha iyi dayanır. Bu da etkiyi azaltır. **Bu bir önlemdir.**
* D) Uygun olmayan bölgeleri yerleşime kapatmak: Fay hatları gibi riskli bölgelere ev yapımını engellemek, can ve mal kaybını önler. **Bu bir önlemdir.**
* **Adım 3:** Gördüğümüz gibi, B seçeneği depremin yıkıcı etkisini azaltacak bir çalışma değil, tam tersine artıracak bir durumdur.
**Sonuç:** B) Konutları yumuşak zemin ve fay hatları üzerine yapmak
Bugünlük sorularımız bu kadardı. Umarım hepimiz için faydalı olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hoşça kalın!