5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ata Yayıncılık Sayfa 56
Merhaba canım öğrencim! Ben senin Sosyal Bilgiler öğretmeninim. Bu hafta birlikte geçmişten günümüze kültürümüzü inceleyeceğiz. Hazırsan, haydi başlayalım!
—
**5. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜRÜMÜZ**
Bu bölüm, Ankara Etnografya Müzesi’ndeki görselleri inceleyerek günümüzdeki kültürümüzle karşılaştırmamız ve aradaki benzerlikleri ya da farklılıkları bulmamız için bize bir fırsat sunuyor. Müzedeki eserler, geçmişteki yaşantımız hakkında bize ipuçları verirken, günümüzdeki hayatımız da bu kültürel mirasın nasıl devam ettiğini veya değiştiğini gösteriyor.
İnsanlar zamanla değişir ve teknoloji ilerledikçe hayatımızdaki birçok şey de değişir. Kültürel öğelerimiz de bu değişimden nasibini alır. Eskiden oynanan geleneksel oyunlarımız vardı. Mesela, “Gölge oyunu” dediğimiz Karagöz ve Hacivat’ı bilirsiniz. Bu oyunlar, bir perdenin arkasında hareket eden çizimlerle oynanırdı. İzleyiciler bu oyunları izlerken hem eğlenir hem de ders çıkarırlardı. Bu oyunlar doğaçlamaydı, yani önceden yazılmış bir metni yoktu. Müzik ve danslarla renklendirilirlerdi. Geleneksel oyunlarımız, sahne ve dekor kullanmadan halkın ortasında oynanırdı. Bu durum, günümüzdeki televizyon, sinema ve tiyatro gibi eğlence anlayışımızdan biraz farklı. Amaç, halkı eğlendirmek ve bilgilendirmekti.
Kültürümüzün en önemli parçalarından biri de mutfağımızdır. Türk mutfağı, dünyanın en ünlü mutfaklarından biridir. Yemeklerimiz çeşit çeşit ve çok lezzetlidir. Yemek hazırlama ve pişirme tekniklerimiz de çok gelişmiştir. Düğünler, taziyeler, asker uğurlamaları gibi özel günlerde yapılan yemekler de kültürümüzün bir parçasıdır.
Aşağıdaki metin, Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig adlı eserinden alınmış. Bu metin, 11. yüzyılda verilen ziyafetlerde hangi yemeklerin ikram edildiğini anlatıyor. Bu yemekler arasında düğün yemeği, sünnet yemeği, doğum yemeği, arkadaş yemeği gibi özel günler için hazırlananlar varmış. Metinde ayrıca, misafirperverliğin ne kadar önemli olduğu ve misafirlerin gönlünün hoş tutulması gerektiği vurgulanıyor. Bu gelenekler günümüzde de devam ediyor mu, sizce?
“Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig’de 11. yüzyılın ziyafet türleri olarak altı çeşit yemekten bahsetmekte ve bu ziyafetlere gidilmesi gerektiği görüşünü çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Bu yemekler; düğün yemeği (küdenke aşı), sünnet yemeği (sünnet aşı), ad san alma yemeği (ad aşı), doğum yemeği (togum aşı), arkadaş yemeği (koldaş aşı) ve ölü yemeğidir (yoğ – yuğ aşı). Yusuf Has Hacip, ziyafetlerde ikram edilen yiyecek ve içeceklerin görgü kuralları çerçevesinde yenmesi gerektiğini belirtmekte “Arkadaş, kardeş, uzak ve yakın, herkesin hakkını gözet ve onları yemeğe davet et ve davet edildiğin yere git, gönüllerini kırma; onları sevindir ve kendin de sevin ey oğul…” demektedir.
Şimdi senden küçük bir araştırma yapmanı istiyorum. Günümüzde bu geleneklerden hangileri hala devam ediyor? Ailenle, arkadaşlarınla bu konuyu konuşabilir ve düşüncelerini paylaşabilirsin.
Sayfa Numarası: 56