5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Pasifik Yayınları Sayfa 95
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 5. sınıf İngilizce öğretmeninim ve şimdi bu sayfadaki soruları senin için adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeceğim. Hadi başlayalım!
Görseldeki alıştırmalar dinleme (Listening) ve konuşma (Speaking) becerilerimizi geliştirmek için hazırlanmış. Bu yüzden bazı sorular için bir ses kaydını dinlememiz gerekiyor. Ben sana o ses kaydında neler konuşulduğunu anlatarak soruları çözeceğim.
Soru 2: Before you listen, answer: What is your favourite exercise?
(Dinlemeden önce cevapla: Senin en sevdiğin egzersiz nedir?)
Bu soru, dinlemeye başlamadan önce bizi konuya hazırlamak için sorulmuş bir ısınma sorusudur. Yani kişisel bir soru, herkesin cevabı farklı olabilir. Burada doğru ya da yanlış bir cevap yok. Önemli olan senin neyi sevdiğin!
Örnek Cevaplar:
- My favourite exercise is playing football. (Benim favori egzersizim futbol oynamak.)
- My favourite exercise is riding a bike. (Benim favori egzersizim bisiklete binmek.)
- My favourite exercise is swimming. (Benim favori egzersizim yüzmek.)
Soru 3: Listen to the dialogue and answer: What do they decide to do in the end?
(Diyaloğu dinle ve cevapla: Sonunda ne yapmaya karar veriyorlar?)
Bu soruyu cevaplamak için resimdeki iki arkadaşın, Matt ve Mary’nin konuşmasını dinlememiz gerekiyor. Konuşmada birlikte bir spor yapmak istiyorlar ama bir türlü ortak bir noktada buluşamıyorlar. Gel bakalım neler konuşmuşlar:
Adım 1: Matt, Mary’ye önce yüzmeyi (swimming) teklif ediyor. Ama Mary yüzme bilmediği için bu teklifi kabul etmiyor.
Adım 2: Sonra Matt tenis (tennis) oynamayı teklif ediyor. Fakat Mary tenisten pek hoşlanmıyor.
Adım 3: Mary ise tempolu yürüyüşü (jogging) çok sevdiğini söylüyor. Tam “hadi yapalım” diyeceklerken, Mary yorgun olduğunu ve dinlenmesi gerektiğini söylüyor. Bu yüzden jogging de yapamıyorlar.
Adım 4: En sonunda, hem Mary’yi yormayacak hem de birlikte yapabilecekleri bir aktivite olarak yürüyüşe çıkmaya (go for a walk) karar veriyorlar.
Sonuç:
They decide to go for a walk in the end. (Sonunda yürüyüşe çıkmaya karar verirler.)
Soru 4: Listen to part 3 again. Read the sentences and write true (T) or false (F).
(3. bölümü tekrar dinle. Cümleleri oku ve doğru (T) ya da yanlış (F) yaz.)
Şimdi az önce anlattığım konuşmaya göre aşağıdaki cümlelerin doğru mu yanlış mı olduğuna karar vereceğiz. Haydi tek tek bakalım!
1. Mary can’t swim. (Mary yüzemez.)
Çözüm: Konuşmada Matt yüzmeyi teklif ettiğinde Mary yüzme bilmediğini söylüyordu. Bu yüzden bu cümle Doğru (True).
Sonuç: ( T )
2. Matt doesn’t like tennis. (Matt tenisi sevmez.)
Çözüm: Tam tersi! Tenis oynamayı teklif eden kişi Matt’ti. Demek ki tenisi seviyor ya da en azından oynamak istiyor. Bu yüzden bu cümle Yanlış (False).
Sonuç: ( F )
3. Mary likes jogging. (Mary tempolu yürüyüşü sever.)
Çözüm: Mary, sevdiği spor sorulduğunda “I like jogging” yani “Tempolu yürüyüşü severim” demişti. Bu yüzden bu cümle Doğru (True).
Sonuç: ( T )
4. Mary can’t go jogging because she must rest. (Mary tempolu yürüyüşe gidemez çünkü dinlenmesi gerekir.)
Çözüm: Evet, Mary jogging yapmayı sevmesine rağmen yorgun olduğu için dinlenmesi gerektiğini söylemişti. Bu yüzden bu cümle de Doğru (True).
Sonuç: ( T )
Soru 5: What sports can/can’t you do? Work in pairs, ask and answer questions. Suggest doing some sports together.
(Hangi sporları yapabilirsin/yapamazsın? İkili çalışın, soru sorun ve cevaplayın. Birlikte bazı sporları yapmayı önerin.)
Bu bir konuşma etkinliği. Sıra arkadaşınla birlikte yapabileceğin harika bir alıştırma! Amaç, birbirinize hangi sporları yapıp yapamadığınızı sormak ve birlikte bir şeyler yapmayı teklif etmek. İşte sana yardımcı olacak bazı kalıplar ve örnek bir konuşma:
Kullanabileceğin Kalıplar:
- Soru sormak için: Can you play basketball? (Basketbol oynayabilir misin?)
- Olumlu cevap: Yes, I can. (Evet, yapabilirim.)
- Olumsuz cevap: No, I can’t. (Hayır, yapamam.)
- Teklifte bulunmak için: Let’s play volleyball. (Hadi voleybol oynayalım.) ya da How about riding a bike? (Bisiklete binmeye ne dersin?)
Örnek Konuşma:
Öğrenci A: Hi! Can you play tennis?
Öğrenci B: No, I can’t. But I can play table tennis. What about you?
Öğrenci A: I can’t play table tennis. I can swim. Can you swim?
Öğrenci B: Yes, I can! I love swimming.
Öğrenci A: Great! Let’s go swimming this weekend!
Öğrenci B: That’s a good idea!
Umarım açıklamalarım işine yaramıştır. Unutma, İngilizce pratik yaparak öğrenilir. Başarılar dilerim!